Su Allah'ın insana bahşettiği en büyük nimetlerden biri. İnsan olarak bu nimetin nasıl bir mucize olduğunu hakkıyla biliyor muyuz?
Bir damla su sadece bileşiğindeki H2O'dan ibaret değildir. İçindeki moleküllerin kurduğu muazzam geometri, sesle ve duyguyla değişen şekilleri ve insan beyninde oluşturduğu derin sakinliği hepsi tek başına birer mucizedir. Bilim insanları yaptıkları araştırmalarla, suyun neden yaşamın kaynağı olduğu kadar, ruhun da ilacı olduğunu ortaya çıkarmaktadır.
Japon araştırmacı Masaru Emoto'nun yıllar önce mikroskop altında dondurduğu su damlalarında ortaya çıkan o meşhur kar tanesi kristalleri, o zamanlar bir tartışma başlatmıştı. Bugün ise modern bilim, Emoto'nun sezgisinin çok ötesinde, suyun içinde gerçekten de bir mucize saklı olduğunu söylüyor.
Bu araştırma bize
suyun üç gizli yüzünü anlatıyor: "Molekül, şekil ve zihin."
MOLEKÜLLERİN DANSI
Suyun formülü basit: İki hidrojen, bir oksijen. Ama davranışı evrendeki en karmaşık yapılardan biri.
Su molekülleri birbirine saniyede trilyonlarca kez bağlanıp ayrılıyor. Bilim insanları buna "hidrojen bağı ağı" diyor. Tıpkı kalabalık bir meydanda sürekli el değiştiren insanlar gibi, su molekülleri de sürekli kümeler oluşturup dağılıyor. Bu yüzden su hem akışkan, hem de inanılmaz derecede güçlü.
Bu özellik, suyun "hafızası" olarak da biliniyor. İçine girdiği kabın şeklini alan, içinde çözünen minerali taşıyan, sıcaklığı ve sesi kaydeden tek madde. Vücudumuzun %70'inin su olmasının tesadüf olmadığı da burada ortaya çıkıyor. Biz de aslında sürekli akan, yenilenen bir su ağıyız.
SESİN SUYA ÇİZDİĞİ RESİM
Suyu gerçekten mucizevi yapan, gözle görülmeyen şekilleridir.
Kar Taneleri: Düşen her kar tanesi donmuş bir su molekülü kümesi ve bugüne kadar birbirinin tamamen aynısı olan iki kar tanesine rastlanmadı. Her biri altıgen geometri üzerine kurulu eşsiz bir sanat eseri.
Sesin Şekli: Alman bilim insanı Ernst Chladni ve günümüzde yapılan cymatics deneyleri şunu gösterdi: Su yüzeyine bir frekans verdiğinizde, su o sese göre muazzam geometrik desenler oluşturuyor. 432 Hz'de kusursuz daireler, klasik müzikte simetrik mandalalar, gürültüde ise kaotik ve bozuk şekiller.
Yani su, duyduğunu şekle dönüştürüyor. Laboratuvar ortamında dondurulan ve klasik müzik dinletilen su örnekleri berrak ve simetrik kristaller oluştururken, ağır metal müzik dinletilen örneklerde kristal yapının hiç oluşmadığı gözlemlendi.
Doğa bize fısıldıyor: Etrafımızdaki her ses, içtiğimiz suya ve içimizdeki suya bir şekil veriyor.
SUYUN İNSAN PSİKOLOJİSİNE ETKİSİ
Peki neden deniz kenarında saatlerce oturup dalgaları izleyebiliyoruz? Neden bir dere sesi bize anında huzur veriyor?
Bunun bilimsel adı var: "Blue Mind - Mavi Zihin"
Deniz biyoloğu Dr. Wallace J. Nichols'un 10 yıllık araştırmasına göre, suya yakın olmak beynimizi biyolojik olarak değiştiriyor.
Beynimiz suyu gördüğü anda dopamin, serotonin ve oksitosin salgılamaya başlıyor. Stres hormonu kortizol ise % 30'a kadar düşüyor. Bu, doğanın bize verdiği en güçlü antidepresan.
Bilim ne diyor?
* Dikkat Dağınıklığını Topluyor: Akan suyu izlemek, beynin "varsayılan mod ağı"nı kapatıyor. Sürekli geçmişi ve geleceği düşünen zihni susturup, anda kalmamızı sağlıyor. Bu yüzden psikologlar, anksiyete ve tükenmişlik yaşayan hastalara "günde 20 dakika mavi alan" reçetesi yazıyor.
* Beyni Çalıştırıyor : Dalgaların, yağmurun ritmik sesi, beynimizi alfa dalgasına geçiriyor. Bu, meditasyondaki dalga boyuyla aynı. En iyi fikirlerin duşta gelmesi tesadüf değil.
* Bağ Kurduruyor: Su, insana "güvendesin" sinyali veriyor. Atalarımız için su, yaşam ve bolluk demekti. Bu yüzden bir bardak su ikram etmek bile, psikolojik olarak güven ve şefkat bağı kuruyor.
Sonuç olarak, Haliç'te, bir bardakta veya okyanusta... Su sadece içtiğimiz bir şey değil. Baktığımız, dinlediğimiz ve aslında içinde yaşadığımız bir zihin hali.
Belki de mucize, suyun kendisinde değil; bize kendimizi hatırlatma biçiminde saklı.
Selim Çoraklı'nın analizi