☰
✕

SOSYAL BELEDİYECİLİK İYİCE YERLEŞİYOR

Eskiden belediyecilik denildiğinde akla; şehirlerin temizliği, kanalizasyonları, imar planları, kaldırımları, park ve bahçelerin ağaçlandırılması gelirdi. Günümüzde ise bütün bunlara bir de sosyal belediyecilik anlayışı eklendi.

  Türkiye'nin, kısa zaman içinde şehirleşmesi beraberinde büyük sorunlar yarattı. Köylerden şehirlere adeta akın başladı. Kırsal kesimler kısa zamanda boşaldı ve boşalan bu insanlar şehirlerin varoşlarına yerleşti. Şehirlerde nüfus yoğunlaştıkça, aynı oranda sorunlar da yoğunlaştı. Ucuz maliyetle elde edilen varoşlardaki arsalara kondurulan kaçak yapılar, insanların başını sokacağı kifayetsiz barınma alanlarına dönüştü. Göç dalgası büyükşehirlerde yarı köylü, yarı şehirli bir toplum yapısı oluşturunca, bunun rehabilite ve entegre edilmesi düşünülmeye başlandı.

   Bu amaçla muhtelif yöntemler üzerinde duruldu. Yaratılan problemler, sadece yolların, suların, kanalizasyonların yapılmasıyla çözülmüyordu. Tüm önemli hizmetler götürülmesine rağmen toplumun bir yönü hep eksik kalıyordu. En nihayetinde şehirli hayatın düzene girmesini ve yaşam kalitesinin artmasını sağlayan insan odaklı bir çözüm yolu bulundu. Bunun da adına "sosyal belediyecilik" anlayışı denildi. Son yıllarda belediye başkanlarının bu konuda çok duyarlı olması ve sosyal belediyeciliğe ait icraatlara ağırlık vermesi geniş halk yığınlarında büyük bir memnuniyet yarattı.

  Özellikle bazı belediye başkanlarının bu işe dört elle sarılması tabanda olumlu ve takdir sinyallerinin artmasına sebep olunca diğer belediyeler de bu tür icraatlara ehemmiyet vermeye başladı.  Örneğin; yaşadığımız Tekirdağ ilimizde Büyükşehir Belediye Başkanlığı ile Çerkezköy Belediye Başkanlığının sosyal belediyecilik anlayışı halkın radarına müspet manada takılmış vaziyettedir.

  Tek Market'lerin açılması, Kent Lokantaları'nın faaliyete geçmesi, Et Market'lerin hizmete sunulması tabanda büyük bir memnuniyet yaratmıştır. Ayrıca 65 yaş üstü insanlarımızın evine kadar yemek götürme hizmetlerinin sunulması ve bu yönde görünen veya görünmeyen kimi icraatların hayata geçirilmesi sosyal belediyeciliğin iyice yerleştiğinin işaretlerini vermektedir. Zaten sosyal belediyecilikte mal ve hizmetlerin adil dağılımı ve adil bölüşümü çok kıymetlidir.

    Adı geçen belediyecilikte kültürel etkinliğin farklı bir yeri daha vardır. O da şehirlerde kitap fuarları düzenlenmesi, edebi eserlerin tiyatro yoluyla sahnelenmesi, moral ve motivasyonun yüksek tutulması açısından belediyelerin müzik etkinlikleri düzenlenmesi ve yurdumuzun çeşitli yerlerine geziler yapılması vb. gibi birçok hizmetlerin hayata geçirilmesi de vardır.

  Bilhassa bazı illerde dar gelirlilere, engellilere erzak dağıtılması ve az da olsa aynî ve nakdi yardımların yapılması sosyal belediyeciliğin yaygınlaştığının göstergeleri olarak bilinmektedir.

  Sosyal belediyecilik, halka bire bir dokunduğu için çok kıymetlidir. Desteklenmesi ve sürdürülmesi elzemdir.

FAHRETTİN MASUM BUDAK