☰
✕

SOLUN VİCDANI SORGULANIYOR

Cumhuriyet Halk Partisi'nin mevcut durumu sempatizan ve üyelerini ikiye böldü. Bir yanda hırsızlığa, rüşvete, zamparalığa ve yolsuzluğa çanak tutanlar, bir yanda ise bu tür yolsuzluğa ve rüşvet çarkına karşı çıkanlar...

Sol, özellikle fikirsel ve düşünsel sol ağır bir sınavdan geçiyor. Hele bilhassa solun köşe yazarları bu imtihanı kaybetmekle karşı karşıyadırlar. Ya vicdanlarının sesini dinleyip arınma ve durulmadan yana tavır koyacaklar ya da az biraz var olan vicdanlarını siyasetin acımasızlığına kurban verecekler. Ortada büyük ve devasa bir yolsuzluk cinciri vardır. CHP'li belediyelerden pis kokular tüm Türkiye'ye yayılmış vaziyettedir. Artık nefes alamıyoruz. Bu kokuya dayanmak mümkün değildir. Müfettişler hangi dosyayı kaldırıyorsa altından burun direklerini sızlatan lağım kokusu geliyor.

Halkçı milletvekili ve belediye başkanları halkın parasıyla vur çatlasın, çal oynasın deyip harami hayatı yaşarken, onlara oy veren taraftarlarından bir kısmı çöp konteynerlerinden yemek artıkları topluyor.

Dün Kemal Kılıçdaroğlu'nu dürüstlük abidesi diyerek göklere çıkaranlar, bugün o adamı yerden yere vurup hain ilan ediyorlar. Solun gerçekten ne vicdanı kaldı ne de vefası… Bir Genel Başkan kısa sürede bu kadar gözden düşürülüp bir kenara atılıyorsa, orada hiçbir değerden ve hiçbir ahlaktan söz edilemez.

"Kemal Kılıçdaroğlu 13 kere iktidara yenildi" sözünü ağızlarına vird edenler dönüp bir de kendilerine baksınlar. Türkiye'de 150'nin üzerinde parti ve bir o kadar da genel başkan vardır. Bunların hangisi AKP'ye ve iktidara yenilmedi? Sadece yenilen Kemal Kılıçdaroğlu mudur?

Adamlar çalışıyor ve halkın desteğini görüyorlar. Taraftarlarına hizmetlerini hediye ediyorlar. Seçimlerde de bunun semeresini alıyorlar. Onlar bunu yaparken, sizler ne yapıyorsunuz? Sizler de birbirinizi yiyorsunuz.

CHP'nin bu kepazeliğini gördükçe ve hâlâ hırsız ve yolsuzlardan yana tavır koyanlara tanık oldukça, aklıma toplum yapımızın ne denli bozulduğu ve ne denli yozlaştığı gelmektedir. CHP'lilerin önemli bir kısmında ne ahlak ne değer yargısı ne de vefa kalmıştır. Belediye başkanlarının bir kısmının kamu malını talan ettiğini gördükleri halde ses çıkarmamaları veya desteğe devam etmeleri; tam bir çürümüş ve kokuşmuşluğun en bariz işaretidir.

"Benim hırsızım, benim yolsuzum ve benim rüşvetçim iyidir" mantığı bir partiye hakim olmuşsa, o partinin iflah olması mümkün değildir. CHP bir an evvel arınmalı, durulmalı ve bulunduğu asıl zeminine oturtulmalıdır. Zaten hukuk ve adalet de bunu istiyor. Aksi takdirde Türk toplumu büyük bir yara almaktan kurtulamayacaktır. Tiksindirici, mide bulandırıcı ve gayri meşru işlere tevessül edenlerin yanına kâr kalacağı bir Türkiye istemek demek, Türkiye'yi koyu karanlığa sürüklemek demektir!