Tekirdağ siyasetinde uzun zamandır yaşanan savrulma, belirsizlik ve parti içi hesaplaşmalar artık yavaş yavaş sona eriyor. Siyasetin dağınık görüntüsü değişmeye, taşlar birer birer yerine oturmaya başlıyor.
Bir süredir Tekirdağ’da siyasi dengeler adeta sisli bir havada ilerliyordu. Partiler içerisindeki parçalanmalar, istifalar, yeni parti arayışları ve bazı belediye başkanlarının farklı siyasi adreslere yönelmesi, siyasi tabloyu iyice karmaşık hâle getirmişti.
Özellikle CHP’de yaşanan bölünmeler, beraberinde Yeni Parti’nin doğuşunu getirirken, bazı partililerin ve belediye başkanlarının da yeni siyasi arayışlara girmesi, Tekirdağ siyasetinde alışılmış dengeleri altüst etti.
Bir tarafta eski siyasi yapısını korumaya çalışanlar, diğer tarafta yeni bir adres arayanlar…
Kimi koltuğunu korumanın, kimi siyasi geleceğini garanti altına almanın, kimi de yeni bir siyasi yapılanmanın hesabını yapıyordu.
Bu süreçte seçmenin kafası da ister istemez karıştı.
“Kim nerede duruyor, kim kiminle yürüyor, yarın hangi parti hangi isimle yoluna devam edecek?” soruları siyasetin gündeminden hiç düşmedi.
Ancak siyaset boşluk kabul etmez.
Boşluk oluştuğu zaman yeni aktörler çıkar, yeni dengeler kurulur ve eski hesaplar yeniden yapılır.
MHP’de gerçekleştirilen kongrelerle birlikte teşkilatlarda yeni yüzlerin ortaya çıkması da bu açıdan dikkat çekici bir gelişme oldu. Yeni kadroların sahneye çıkması, uzun süredir devam eden belirsizliğin ortadan kalkmasına ve siyasi dengelerin yeniden şekillenmesine zemin hazırladı.
Şimdi artık herkesin önünde daha net bir tablo oluşmaya başlıyor.
Kim hangi safta?
Kim kiminle yol yürüyecek?
Kim eski alışkanlıklarla devam edecek, kim yeni bir siyasi anlayış ortaya koyacak?
Bunların cevapları önümüzdeki dönemde daha açık biçimde görülecek.
Fakat şurası kesin:
Tekirdağ siyasetinde eski dengeler çatırdıyor, yeni dengeler kuruluyor.
Siyasette dünün hesabıyla yarının hesabı aynı değildir. Dün birlikte yürüyenler bugün farklı yollara sapabilir; dün birbirine rakip olanlar ise yarın aynı hedef doğrultusunda buluşabilir.
Asıl mesele, bütün bu hareketliliğin sonunda kimin nerede duracağı değil, milletin karşısına hangi kadroların, hangi projelerle ve hangi siyasi anlayışla çıkacağıdır.
Çünkü siyaset sadece makam ve koltuk hesabı değildir.
Siyaset, millete karşı sorumluluk taşıma işidir.
Tekirdağ’da Çerkezköy Belediyesinin ve bu ilçenin belediye başkanının dışında taşlar yavaş yavaş yerine oturuyor. Önümüzdeki günlerde sözü edilen belediye başkanının siyasi geleceği de netleşeceğe benziyor.
Bundan sonra kimin gerçekten siyaset yaptığı, kimin ise sadece siyasi hesap yaptığı daha net görülecek.
Ve sandık geldiğinde, bütün hesapların son sözünü yine millet söyleyecek.
FAHRETTİN MASUM BUDAK