☰
✕

ŞAŞKINLIK YAŞIYORUM!

Selahattin Demirtaş ile Figen Yüksekdağ'ın da çok çekmez bir iki sene içinde dışarıya adım atacaklarından eminim. Bizzat PKK'nın ve onun uzantısı HDP'nin çağrısı ve teşvikiyle 6-7 Ekim 2014' de iki polisimizle birlikte 37 kişi ölmüş ve 700 kişi de yaralanmıştı. Bu aynı zamanda bir isyan ve başkaldırma provasıydı. Yasin Börü kurban eti dağıtırken üç arkadaşıyla sığındığı bir apartmanın üçüncü katından atılma sonucu linç edilerek katledilmişlerdi! Bu menfur kalkışma provasında yüzlerce dükkan yakılmış, yağmalanmış ve esnaflarımız perişan edilmişti. Yöre bir anlamda savaş alanına çevrilmişti. Böyle bir olayı teşvik edenler, devlete meydan okuyanlar ve çağrılarıyla Türk Devletini hiçe sayanlar bugün içten içe adeta bayram ediyorlar! Aldıkları cezaları görüyor musunuz? Ülkü Ocakları'ndan üç dört kişilik bir grup, Kayseri'de bir televizyonu bastıkları ve bir iki kişiyi tartakladıkları için her birine on, on bir sene ceza verilirken, HDP'deki 108 kişilik gruptan sadece birkaç kişinin ceza almasını kıyasladığımda ülkem için gelecek kaygılarım beynimde tavan yapıyor. Burada sadece eş başkanlarına 42 ila 30 sene ceza verilmesi insanı derin derin düşündürüyor. Buna rağmen fondaş basın fevaran ederek bu terör baronlarına sahip çıkıyor ve "yumuşamanın ve normalleşmenin" bir öneminin kalmadığına dair yayın ve eleştirileriyle saldırıya geçiyorlar. Bunların az biraz ceza almalarını bile içlerine sindiremiyorlar. Türkiye'de hukukun ve adaletin kalmadığından dem vurup özgürlüklerin kısıtlandığını ileri sürerek Ağababaları olan Avrupa'ya şikâyet ediyorlar. Bunların derdi belliydi. 28 Şubat Postmodern Darbeyle Türkiye'yi karıştıran generallerin atıldıkları hapishanelerden salıverilmesi, Gezi ve Kobani Davalarından içeride zincirlenen İşbirlikçi melunlara özgürlük kapılarının aralanmasıydı. Muhalefet, generalleri kurtarmakta ve Kobani sanıklarına verilen cezalarda başarılı oldu ama Gezi Olayları'ndan dolayı içeride cezasını çekenler konusunda bir netice edememenin çığlığını koparıyor. Halen umutlarını yitirmeyen ana muhalefet ile Batı yanlıları bastırmaya devam ediyor. Amaçları Can Atalay, Osman Kavala ve Selahattin Demirtaş'ı dışarı çıkarmaktır ama becereceklerini sanmıyorum. FAHRETTİN MASUM BUDAK