☰
✕

REİS, ÇERKEZKÖY’ÜN BEKLEDİĞİ O MÜJDEYİ VERİR Mİ?

Çerkezköy’ün hikâyesinde trenin sesi eskiden beri vardır. Yüzyılı aşan bu yolculukta demir yolu, nice aileye iş, aş ve umut oldu. Kimi o rayların üzerinde ekmeğini kazandı, kimi çocuğunu okumaya gönderdi, kimi de yeni bir hayatın ilk adımını bu şehrin garında attı.

Bugün aynı hikâyenin yeni bir sayfası açılıyor.

Halkalı–Kapıkule Hızlı Tren Hattı’nın 153 kilometrelik Çerkezköy–Kapıkule kesimi, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın katılımıyla hizmete giriyor. Tören Babaeski’de, heyecan bütün Trakya’da. Çerkezköy’ün kulağı ise açılışta verilecek mesajlarda.

Çünkü bu şehrin, hızlı trenin sevincine eşlik eden bir başka beklentisi var:

Yıllardır beklenen il müjdesi…

Bu beklentinin nereden doğduğunu anlamak için Çerkezköy’ün dününe, bugününe ve önündeki geleceğe birlikte bakmak gerekiyor.


Son yarım yüzyılda Türkiye’nin dört bir yanından insanlar buraya ekmeklerini kazanmak, çocuklarına daha iyi bir hayat hazırlamak için geldi. Doğduğu topraklarda geçimini sağlayamayanlar, doydukları bu topraklarda âdeta yeniden doğdu.

Memleketlerinin hatıralarını yüreklerinde taşıdılar. Çocukları Çerkezköy sokaklarında büyüdü; burada okudu, burada çalıştı, burada üretti. Zamanla bu şehir onların da memleketi oldu.

Alın terini akıl ve beceriyle birleştiren insanlar, ülkenin üretimine güç kattı. İnançlarına, vatanlarına ve milletlerine bağlılıklarını emekleriyle yaşattı.

Kimi burada yaşlandı. Kimini bu şehrin toprağına emanet ettik. Geride çocukları, torunları ve birlikte büyüttükleri bir şehir kaldı.

Ben de Erzincan’da doğmuş, çocukluğunu orada, gençliğini Çerkezköy’de yaşamış biri olarak bu duyguyu yakından biliyorum. İnsanın doğduğu yer kadar hayatını kurduğu yere de borcu vardır.

Çerkezköy’e ilişkin söz söyleme sorumluluğunu biraz da bu bağlılıktan alıyorum.

Özellikle son çeyrek yüzyılda şehrin üretim kapasitesi, yapı stoku ve sunduğu imkânlar büyüdü. İnsanların hayatı değişti. Ancak bana göre yerel siyasetin ortak hedefleri, her zaman bu büyümenin hızına yetişemedi.

Fabrikalar çoğalırken, mahalleler genişlerken, nüfus artarken büyük hedeflerimizi yeterince güçlü ve sürekli biçimde savunamadık.

İl olma talebi de zaman zaman gündeme getirilen, ardından başka tartışmaların arasında unutulan bir beklenti olarak kaldı.

Siyasi tarihimizde de önemli değişimler yaşandı.

Vahap Akay, on yıl AK Partili yönetimin görev yaptığı Çerkezköy Belediyesi’ni 2014 seçimlerinde kazanarak CHP’ye taşımıştı. On iki yılı aşkın bir sürenin ardından, Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın taktığı rozetle AK Parti’ye katıldı.

Belediyeyi AK Parti’den alan başkanın, yıllar sonra aynı partinin çatısı altında görevini sürdürmesi, Çerkezköy açısından yeni bir dönemin başlangıcıdır.

Bu buluşmayla birlikte Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan’ın şehrimize daha özel bir önem vereceğine inanıyorum. Çerkezköy’le geçmişe uzanan gönül bağının, yeni yatırımlar ve hizmetlerle güçlenmesini bekliyorum.

Fakat siyasi yakınlığın anlam kazanacağı yer, vatandaşın günlük hayatıdır.

Sayın Akay’ın önündeki sorumluluk da burada başlıyor.

“Sevdamız Çerkezköy” diyerek çıktığı yolda, il olma talebinin öncülüğünü üstlenmelidir. Ankara’da açılan kapılardan girerken bu şehrin dosyası yanında olmalı; yapılan görüşmelerin ve atılan adımların takipçisi olmalıdır.

Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi ile Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası yönetimlerinden de daha görünür, sürekli ve sonuç almaya yönelik bir çaba beklediğimi açıkça ifade ediyorum.

Artık görevleri, hedefleri ve takvimi belli ortak bir çalışma yürütülmelidir. Sayın Akay, termik santral konusunda gösterdiği kamuoyunu bilgilendirme yaklaşımını burada da sürdürmeli; dosyanın hangi aşamada olduğunu vatandaşla paylaşmalıdır.

Bu çalışmanın merkezinde gelecek nesillerin ihtiyaçları bulunmalıdır. Üretimimiz, nüfus hareketliliğimiz, ulaşım bağlantılarımız ve kamu hizmeti ihtiyacımız aynı plan içinde değerlendirilmelidir.


Bugün açılan hızlı tren hattı, böyle bir hazırlığı daha da gerekli kılıyor.

Edirne ve Kapıkule yönündeki bağlantımız güçleniyor. Çerkezköy–Ispartakule etabı ve Halkalı bağlantısı tamamlandığında İstanbul’a erişimimiz de kolaylaşacak.

Bu değişim, çocuklarımızın eğitim, kültür ve sanat imkânlarına ulaşmasını kolaylaştırabilir. İşe, okula veya ticaret için yapılan günübirlik yolculukları daha elverişli hâle getirebilir.

Konforlu yolculuk; erişilebilir bilet fiyatları, ihtiyaca uygun sefer saatleri ve güçlü şehir içi bağlantılarla tamamlanmalıdır. Ancak o zaman yatırımın faydası toplumun daha geniş kesimlerine ulaşır.

Peki, Çerkezköy bu hareketliliğe hazır mı?

Benim gördüğüm kadarıyla henüz yeterince hazır değil.

Gardan çıkan yolcuyu nasıl karşılayacağız? Şehir içi ulaşımı nasıl düzenleyeceğiz? Yeni yerleşim alanlarını nerede planlayacağız? Okullarımızı, hastanelerimizi, adliye hizmetlerimizi ve altyapımızı artan ihtiyaca nasıl yetiştireceğiz?

Hızlı trenin hızına, şehrin hazırlığı da yetişmeli.

Çerkezköy’ün geleceğini günlük siyasi çekişmelerin ötesinde ele almak zorundayız. İmarı, ulaşımı ve kamu yatırımlarını birlikte düşünmeli; su kaynaklarını, tarım topraklarını ve yeşil alanları koruyarak gelişmeliyiz.

Şehir büyürken insanlarımız temiz hava soluyabilmeli, güvenli ve sağlıklı bir çevrede yaşayabilmeli.

Bölgedeki havalimanlarına, otoyollara ve limanlara erişimimiz; demir yolu bağlantımız ve sanayi gücümüzle birlikte önemli avantajlar sunuyor. Asıl başarı, bunları vatandaşın yaşam kalitesine dönüştürmek olacaktır.


Sayın Cumhurbaşkanım,

İstanbul Havalimanı ve Kuzey Marmara Otoyolu gibi yatırımların gündeme geldiği dönemlerde yoğun tartışmalar yaşandı. Bugün ben bu eserleri, büyüyen bir bölgenin gelecekteki ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik adımlar olarak değerlendiriyorum.

İstanbul’un hava ulaşımındaki bütün yükün Yeşilköy çevresinde kaldığını, Kuzey Marmara Otoyolu’nun sağladığı alternatifin bulunmadığını düşünelim. Mevcut ulaşım ağı üzerindeki baskının ne olacağını da hesaba katmak gerekir.

Kanal İstanbul projesine ilişkin gelecek değerlendirmelerinize de bu açıdan bakıyorum. Projenin hayata geçmesi durumunda, Trakya yönündeki yerleşim ve ulaşım ilişkileriyle birlikte Çerkezköy’ün konumunun da daha fazla önem kazanabileceğini düşünüyorum.

Şehrimizin il olma gerekçeleri ise bugün de güçlüdür: Coğrafi konumu, üretimi, istihdam kapasitesi, toplumsal çeşitliliği ve gelişen ulaşım bağlantıları…

Bu nedenle düşüncemi açıkça söylüyorum:

Trakya’da yeni bir il kurulacaksa o il Çerkezköy olmalıdır.

Sayın Devlet Bahçeli’nin 2023 yılında dile getirdiği “100 il, 1000 ilçe” hedefini de bu bakımdan önemsiyorum. Böyle bir düzenleme gündeme geldiğinde Çerkezköy’ün hazırlığını tamamlamış, gerekçelerini ortaya koymuş ve ortak iradesini göstermiş olmasını istiyorum.


Yerel siyasetçiler bugün bu talebi yeterince yüksek sesle dile getirmeyebilir. Farklı gündemleri ve öncelikleri olabilir.

Biz gazetecilerin görevi, yaşadığımız şehrin ihtiyaçlarını gündemde tutmaktır.

Dününü bildiğimiz, bugününe tanıklık ettiğimiz Çerkezköy’ün yarını için de söz söylemeliyiz. İnsanların sıkıntılarını dinliyorsak, büyümenin getirdiği sorunları görüyorsak bunları anlatmakla yükümlüyüz.

Hak için, halk için konuşmalı; verilen sözleri takip etmeli, eksikleri sormalı, kamu yararına olduğuna inandığımız talepleri savunmalıyız.

Çerkezköy il olacak, sesimiz gür olacak!

Bu sözü inançla söylüyorum. Gerçeğe dönüşmesi için ortak çalışma, kararlı takip ve siyasi irade gerektiğini de biliyorum.


Sayın Cumhurbaşkanım,

Bugünkü açılışın Çerkezköy’de yapılmasını isterdik. Ancak hizmetin kıymetini törenin adresiyle ölçmüyoruz. Bu hattın şehrimize, Trakya’ya ve ülkemizin Avrupa bağlantısına sağlayacağı katkının farkındayız.

Şimdiden bir dileğimizi de size iletmek istiyoruz: Çerkezköy–Ispartakule etabı tamamlandığında açılış töreni şehrimizde yapılsın. Sizi, Sayın Devlet Bahçeli ile birlikte Çerkezköy’de ağırlayalım.

Belki o güne kadar il olma yolculuğumuzda da önemli bir adım atılmış olur. Belki beklediğimiz müjdenin ilk işaretini bugün Babaeski’den duyarız.

Bugün gelir mi, bilemem. Fakat bir gün o büyük müjdenin sizin desteğinizle geleceğine inancım tam.

Sayın Cumhurbaşkanım, Çerkezköy’ün yıllardır beklediği o müjdeyi Trakya’dan verir misiniz?

Bu beklentiyi dile getirirken, gençliğimden kalan bir hatırayı da içimde taşıyorum.

1990’lı yıllarda, gazeteciliğe heves duyan bir gençken Başbuğ Alparslan Türkeş’in Çerkezköy’de yaptığı konuşmayı dinlemiştim. Bir ideal uğruna çalışmaya ve fedakârlığa ilişkin söyledikleri zihnimde derin bir iz bırakmıştı.

Bugün şehrimin geleceği için söz alırken o duyguyu yeniden hatırlıyorum. Çerkezköy’ün il olacağına inanmayı, bunun için çalışmayı ve sesimi yükseltmeyi değerli buluyorum.

O konuşmadan hafızamda kalan ifadeyle:

“Ateş yağmurun altında bizi yüce Dilek’e götüren birseldir …

Yüce dilek için eriyerek bitmek, şuursuzca yaşamaktan güzeldir.”

Çerkezköy’ün geleceği için bunları bugünden yazmak hiçbir şey yazmamaktan güzeldir …

Şaban Kardeş