☰
✕

NEVRUZ BAYRAMI'NA RESMİYET KAZANDIRMAK ŞARTTIR

Türkiye'de eskiden Nevruz Bayramı sarayda ve halk arasında seyrek de olsa kutlanıyordu. Hatta Cumhuriyetin ilk yıllarında bile bazı mahfillerde kutlandığı olmuştur. Bazı sebepler ortaya çıkınca ve özellikle Batı'yla kurduğumuz yakın ilişkiler güçlenince giderek hem bu bayramdan hem de Türk dünyasından uzaklaştık.
Türk Toplumlarının bu aziz bayramı her yerde resmi bayram olarak kutladığı halde biz Anadolu Türklüğü Nevruz'dan bihaber yaşamaya devam ettik.
Türk coğrafyasının içinde sadece Türkiye, Türk'ün öz bayramı olan bu bayrama analık gözüyle baktı. Türk Devletleri Teşkilatı'nı pekiştirecek ve bu teşkilata çimento vazifesi yapacak olan Nevruz Bayramı'nı daima görmezden ve duymazdan geldik. Doğu'da Rusya ve Çin'in engeliyle Türkistan bölgesiyle uzun süren bir kültürel kopukluk yaşadık. Bu kopukluğu ortadan kaldıracak en etkin enstrüman Nevruz Bayramı'dır. Koskoca Türk dünyasının haklı -subutlu bayramına Türkiye'nin ayak diremesini bir türlü anlayamıyorum. Milletimiz buna hazırdır. Bölge halkı buna hazırdır. Geriye ne kaldı? Ortadoğu halkları içinde Farslar ile Kürtlerin aynı bayramda buluşması ve bir araya gelmesi biz Türkler için çok önemli bir avantaj olarak değerlendirilmelidir.

Geci tezi Nevruz Bayramı ülkemizde resmi bayram olarak kutlanacaktır. Ancak ne var ki, bazı mezhepçi ve devşirmeci çevreler direnmeye ve engel olmaya devam ediyor. Nevruz veya Ergenekon Bayramı'nın resmiyet kazanması, biz Türkiye Türkleri için eşsiz bir fırsat olacsktır. Bunu değerlendirmek mecburiyetimiz vardır.
Her yıl Nevruz Bayramı'nı Türkiye'mizde coşkuyla kutlayan Iğdır ile Kars'a, diğer vilayetlerimizi de katmak milletimizin öz arzusudur. Devletimizden ve siyasi erk sahiplerinden istirhamımız odur ki; bu coşku ve duyguyu tüm milletimizle birlikte yaşamaktan bizleri mahrum bırakmayın.

Eğer Nevruz Bayramı resmi bayram olursa, Azerbaycan ve Türkistan Türk Cumhuriyetleriyle birlikte kurmuş olduğumuz Türk Devletleri Teşkilatı'nın hedef ve gayesine biraz daha yaklaşmış olacağız. Söz konusu Türk Cumhuriyetleri'yle birlikte her yıl ortaklaşa düzenleyeceğimiz resmi Nevruz kutlamaları tüm Türk dünyasına şamil olmakla bir büyük hedef daha aşılmış olacaktır.

Unutmayalım ki, Türklerin milli bayramı Nevruz Bayramı'dır. Ramazan ile Kurban bayramlarımız dinî bayramlardır. Anadolu'ya fütuhat maksatıyla göç eden Türkler, terk ettikleri Ata topraklarındaki bazı kültürel rütielleri zamanla unutmak zorunda kaldılar. Bunlardan biri de Nevruz veya Ergenekon'dur.

Nevruz'un Türk milleti kadar eski olduğunu tüm tarihi kayıtlarda görmekte ve bundan gurur duymaktayız. Nizamî Gencevî "İskendername" adlı eserinde MÖ 350 yıllarında Türklerin bu bayramı coşku içinde kutladığını yazmaktadır. Nizamülmülk "Siyasetname" adlı eserinde Nevruz'un Türkler arasında kutlanageldiğini belirtmektedir. Eskiden Nevruz Türkler arasında "Yeni Gün, Bahar ve Ergenekon bayramı" adıyla kutlanıyordu. 11.yüzyılda Farslarla temas ve ilşkilerimizden sonra "Nevruz" adını almış ve günümüze kadar Türkler tarafından en büyük ve en ihatalı bayram olarak bu adla kutlanmıştır. Bin yıldır resmiyetten uzak, hasretle yaşadığımız Nevruz'un yeniden devlet katında kabulünü sağlayacak adımların atılmasını istiy
oruz!
Aziz ve şanlı milletimizin Ramazan ve Nevruz Bayramı kutlu olsun.

FAHRETTİN MASUM BUDAK