NEDEN LAKAP TAKIYORUZ?

Haber Analiz: Selim Çoraklı

Aa

TDK'ya göre ise, “Herhangi bir kimseye özelliğinden dolayı başkaları tarafından verilen takma ada” lakap denmektedir.

Bazı bölgelerde özellikle bütün insanlara lakap takmak adeta bir ilke haline getirilmiş. Peki insanlar niçin başkalarına lakap takarlar, hiç düşündünüz mü?

Bu konuda araştırma yapan uzmanlar lakap takmanın en önemli özelliğinin ayırt etmek için yapıldığını söylemektedirler.

Mekke İttifakı'nda ikinci toplantı bugün Riyad'da yapılacak
Mekke İttifakı'nda ikinci toplantı bugün Riyad'da yapılacak
İçeriği Görüntüle

LAKAP TAKMA SEBEPLERİ

İnsanların birbirine lakap takmasının ana nedenleri şu başlıklar altında toplanabilir:

Sosyolojik sebepler: Soyadı kanununun olmadığı eski dönemlerde ya da küçük topluluklarda (köyler, kasabalar) aynı ismi taşıyan onlarca insanı birbirinden ayırt etmek hayati bir ihtiyaçtı. "Uzun Hasan", "Sarraf Mahmut" veya "Zaralı Celal" gibi kullanımlar, toplumsal iletişimi kolaylaştırmak amacıyla ortaya çıkmıştır.

Psikolojik Sebepler: Arkadaş grupları, aileler veya çiftler arasında takılan sevimli ve mizahi lakaplar, bir nevi "içeridekilere özel" gizli bir dil oluşturur. Bu durum grup içi aidiyet hissini, sevgiyi ve samimiyeti pekiştirir.

Aa1

Kültürel Gerekçeler: Tarih boyunca ve özellikle eski Türk geleneklerinde kişilere gösterdikleri başarı, kahramanlık ya da bilgelik sonrasında toplumsal statülerini pekiştiren lakaplar verilirdi. Dede Korkut hikayelerindeki "Boğaç Han" örneğinde olduğu gibi, bireyin toplumsal rüştünü ispatlaması lakapla mühürlenirdi. Siyaset sahnesindeki "Ulu Önder", "Karaoğlan" veya "Baba" gibi lakaplar da bu toplumsal sözleşmenin modern tezahürleridir.

Negatif Nedenler: Lakap takmanın en sorunlu yönü, bireylerin fiziksel kusurlarını, şivelerini ya da davranışsal eksikliklerini hedef alan olumsuz yakıştırmalardır. Psikolojik açıdan bu durum genellikle takan kişinin kendini üstün görme, diğerini küçük düşürerek grup içinde güç kazanma arzusundan (akran zorbalığı) kaynaklanır.

Aa2

AHLAK VE İNANÇ BOYUTU

Toplumsal barışı ve bireysel onuru zedeleyen olumsuz/kötü lakapların kullanımı, kültürel olarak hoş karşılanmadığı gibi İslam ahlakında da kesin bir dille yasaklanmıştır. Hucurat Suresi 11. ayette yer alan "...birbirinizi aşağılamayın, birbirinize kötü ad takmayın" ifadesi, insanları incitecek nitelikteki lakapların toplumsal bağları koparan bir gıybet ve ahlak sorunu olduğuna işaret eder.

LAKABIN MİZAH YÖNÜ

Sosyolog Orrin Klapp'ın teorisi ise, lakap gücü işaretlemek içindir. Mesela eğer bir rol önemli ise insanlar ona isim verir ve ayırt eder.

Lakabın mizah ve sosyal kontrol için kullanıldığı yerler de vardır. Dünün sosyal hayatta lakapları bugünün sosyal platformlardaki Nickname'lerle devam ettirilmektedir.

Aa3

MEŞHUR KİŞİLERİN LAKAPLARI

Tarihteki meşhur isimlerin de ödemli lakapları vardır ve biz onların çoğunu isimleriyle değil lakaplarıyla anarız.

Mesela Kanuni Sultan Süleyman, “Muhteşem Süleyman”, Selahaddin Eyyubi “Kudüs Fatihi”, Cengiz Han “Büyük Han”, İngiltere eski başbakanı Margaret Thatcher “Demir Leydi”, Tony Blair “Teflon” Mustafa Kemal Atatürk, “Gazi”, Recep Tayyip Erdoğan, “Reis”, Alparslan Türkeş “Başbuğ”, Devlet Bahçeli, “Bilge Lider”, Kenan Evren “Netekim”, Bülent Ecevit “Karaoğlan”, Süleyman Demirel “Çoban Sülü”, Kemal Kılıçdaroğlu “Bay Kemal”, Fatih Terim “İmparator”, Zeki Müren, “Sanat Güneşi”, Sezen Aksu “Minik Serçe” gibi lakaplarla tanınmışlardır.

Muhabir: Nusret Odabaş