☰
✕

NE VİCDAN KALMIŞ NE DE ADALET!..

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu hadisesinde toplumun bir bölümünde vicdan ve adaletin yok olduğunu görünce insan ister istemez endişeye kapılıyor.

Kutuplaşma ve kamplaşmanın yarattığı psikolojik ortam insanları doğruyu bulmada ve doğruyu açıklamada çok zorluyor. Herkes takım tutar gibi konuşup sorunları görmezden ve duymazdan geliyor.

Türk toplumunun gerçekleri görmesi maalesef engelleniyor. Zaten istenilen de budur.

Toplum ikiye bölündüğü için kimse haklı ve haksıza bakmadan değerlendirme hatasına düşüyor.

İmamoğlu'nun tutuklanmasına bir taraf siyasi tasarruf gözüyle bakarken, bir taraf da büyük yolsuzluk, irtikap rüşvet ve ihaleye fesat karıştırma gözüyle değerlendiriyor.

Bunların hangisi doğru, hangisi yanlıştır demeden herkes bulunduğu cepheden olayları yorumlama kolaycılığına kaçıyor.

Ne yazık ki kimse akıl ve mantık süzgecini kullanmak istemiyor. Toplum alışılmış sığ bakış tarzından bir türlü kurtulup nesnel yaklaşım kavşağına giremiyor. Kimse akletmiyor, tefekkür etmiyor.

Alınan tedbirleri ve yapılan operasyonları, soruşturma ve sorgulamalar bir blok hiç dikkate almadan, bütün bu olup bitenlere siyasi karar mekanizmalarının bir neticesi olarak yorumluyor. İktidar cephesi ise talan edilen kamu mallarının korunması amacıyla bağımsız ve tarafsız yargının tasarrufu ve kamu düzeninin işleyişi mantığıyla bakıyor. Orta yerde örgütsel yönden işlenen bir sürü suç unsurunu kimse görmek istemiyor. Çünkü topluma sürü psikolojisi hakimdir.

Ortam objektif olmayı kaldıramıyor. Subjektivite toplum katmanlarını teslim almış vaziyette. Bir kere herkes karşı bloğu suçlamaya alıştırılmıştır. Düşünme ve ayırt etme melikesi yok edilmiştir.

Muhalefet cephesi, iktidarın kendilerini yargı yoluyla terbiye ve dizayn etmeye çalıştığını ileri sürerek kitleleri yanlarına almanın uğraşısını verirken, bu yönde oldukça kapsamlı bir grafik çiziyor. Ancak çok da başarılı oldukları söylenemez.

Çok güçlü propagandalara ve yoğun atraksiyonlara rağmen geniş halk yığınları ikna olmuş değildir. Nitekim yurt genelinde başlatılan oy verme işlemlerinde üyelerin ve halkın muhalefete yeterli oy ve destek vermediklerini gösteriyor.

Koparılan yaygaraya ve estirilen bunca fırtınaya rağmen 65 milyon seçmenin ancak 15 milyonuna yakını gelip dayanışma oyu kullanmıştır.

Bu da gösteriyor ki, Ekrem İmamoğlu'nun yolsuzluğu, halk nezdinde karşılık bulmuş vaziyettedir. Böyle bir adamın cumhurbaşkanlığına layık olamayacağını verdiği zayıf destekten dolayı açıkça ilan etmiştir.

Her şeye karşın, yine de sağduyulu bir kesim mevcudiyetini korumakta ve yapılan eylem ve söylemlere aldırış etmeden olaylara objektif pencereden bakmayı sürdürmektedir. Milletimiz için bu çok önemlidir.

FAHRETTİN MASUM BUDAK