☰
✕

MHP'NİN 57. YILI...

MHP, 1969 yılında bir avuç milliyetçi -ülkücünün bir araya gelmesiyle kurulan bir parti ama bunun fikirsel uzantısı ta 1945'lere kadar gitmektedir. Bu parti kuruldu kurulalı oy azlığına veya oy çokluğuna bakılmaksızın Türk siyasi hayatında özgül ağırlığını daima hissettiren bir parti olmuştur.

Başbuğ Alparslan Türkeş'in başlattığı aksiyoner Türk milliyetçiliği hareketi kısa zamanda gençler arasında büyük bir rağbet görmüş, varlığını ve gelişimini her geçen gün biraz da büyüterek bugünlere kadar gelmesini bilmiştir. Lider Alparslan Türkeş, sadece lider ülke ve büyük Türkiye idealini değil, aynı zamanda Türk Birliği ve Turancılığı hedef belirleyerek, gençleri bu yönde etkilemeye ve yetiştirmeye çalışmıştır. Başbuğ Alparslan Türkeş Milliyetçi Hareketin siyasetinde gençlere öncelik tanınmış ve kurduğu Ülkü Ocakları çatısı altında onlara özgüven ve büyük idealler aşılamıştır. O, bir yandan gençlere Türkçülüğü, Turancılığı ve Pantürkizm aşılarken, diğer yandan da beynelmilel muzır akımların tehlikeli yayılışını önlemek için milletini ve devletini her daim uyarmaktan geri kalmamıştır.

Uluslararası düşünce akımlarının karşısına güçlü ve özgün bir ekol olan Türk milliyetçiliği ile çıkan büyük devlet ve siyaset adamı Türkeş; sosyalizmi, komünizmi ve beynelmilel tüm ideolojileri bu fikirle saf dışı ederken, binlerce ülküdaşını şehit vermiştir. Dünya Türklüğünün önderi Başbuğ Alparslan Türkeş, bunlarla da kalmamış, Türk gençliğini, doktiner ve ülkücü dünya görüşüyle donatarak milletimizin zor dönemlerinde sığınabileceği ve umut olarak kabul edebileceği hayırlı birer evlat prensibiyle yetiştirmiştir. Bu uğurda ülkücü ve milliyetçi arkadaşlarıyla birlikte ömrünün önemli bir bölümünü cezaevlerinde geçirmiştir.

O aynı zamanda, Türk milliyetçiliğini Batılı çizgiden alıp Türk'ün örf ve adetlerine, kültürel dokusuna göre şekillendirerek ırkçılığın ötesinde bir milliyetçilik anlayışla milletinin karşısına çıkmıştır.

Öte yandan, Milliyetçi Hareketin lideri kurduğu ve milletimizin hizmetine sunduğu MHP'yi, tavizsiz bir devletçilik anlayışıyla yöneterek, siyasi ve menfaat mülhazalarının dışında bir nevi regülatör göreviyle devlet -millet iş birliğini esas alan bir particilik ilkesini siyasetle uğraşan herkese kabul ettirmiştir.

Başbuğ'dan sonra bayrağı devralan ve onun izinden asla şaşmayan Milliyetçi Hareketin Lideri Devlet Bahçeli de aynı doğrultuda milletimize hizmette geri kalmamıştır. Bugün Türk milletinin hassasiyetlerini canla başla gözeten ve önce milletim diyen bir liderin etrafında toplanan Türk milliyetçileri, yarınlara güvenle ve emin adımlarla ilerlemektedir. Sayın Bahçeli de ufak tefek farklılıklar dışında tıpkı Türkeş gibi ömrünü Türk milliyetçiliğine adamış ve Türkeş'in çizdiği istikamette menzile doğru yolculuğunda en ufak bir sapma göstermemiştir. Başbuğ'un öz evlatları bile zaman zaman sağa sola yalpalarken ve çıkar uğruna siyaset yaparken, Sayın Devlet Bahçeli; beslendiği kaynağa sadık kalmasını bilmiş, vefalı ve örnek bir ülkücü olarak Başbuğ'un ve yüce milletimizin fikirsel emanetini gözü gibi korumuş ve buna bir ömrü adeta kurban vermiştir.

Eğer Türkiye, terörden, tarikatlardan, cemaatlerden arınmışsa, bölgesel ve küresel güç haline gelmişse, birçok alanda dünyanın ilk on ülkesinden biri olmuşsa bunu Milliyetçi Hareketin sarsılmayan ve yalpalamayan liderliğine borçluyuz.

Kim ne derse desin, bugün Türk milleti ve Türkiye Cumhuriyeti Devleti; Milliyetçi Hareketin ve onun iki liderinin dik duruşu sayesinde üniter yapıdan taviz vermeden yoluna devam etmektedir.

MHP'nin 57.yılı kutlu ve milletimizin yarınları umutlu olsun. Şehitlerimizi, gazilerimizi ve Taşmedreselilerimizi minnetle, şükranla ve tazimle anıyorum.

FAHRETTİN MASUM BUDAK