☰
✕

MEDENİ BİLGİLER: CUMHURİYET VATANDAŞININ YOL HARİTASI

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında en çok hangi kitaba ihtiyacımız var?

Belki çoğumuz teknoloji, ekonomi ya da uluslararası ilişkiler üzerine yazılmış eserleri sayarız.

Oysa bundan yaklaşık bir asır önce yazılmış bir kitap, bugün hâlâ önümüzde duruyor.

Sessiz...

Mütevazı...

Fakat bir o kadar da güçlü...

Adı Medeni Bilgiler.

Ne yazık ki bugün bu eser, hak ettiği kadar okunmuyor.

Oysa bu kitap yalnızca bir ders kitabı değildir.

O, Cumhuriyet'in nasıl bir insan yetiştirmek istediğinin manifestosudur.

Bir devlet kurabilirsiniz.

Güçlü ordular oluşturabilirsiniz.

Ekonominizi büyütebilirsiniz.

Fakat bilinçli vatandaş yetiştiremezseniz, bütün bu başarılar zamanla anlamını yitirir.

Mustafa Kemal Atatürk bunu çok iyi biliyordu.

Bu nedenle yalnızca cephelerde savaşmadı.

Kalemini de eline aldı.

Çünkü Cumhuriyet'in gerçek gücünün tanklardan, toplardan ya da binalardan değil; düşünen, sorgulayan ve sorumluluk alan vatandaşlardan geleceğine inanıyordu.

İşte Medeni Bilgiler tam da bu nedenle yazıldı.

Bu kitapta anlatılan vatandaş; yalnızca oy kullanan kişi değildir.

Vergisini veren ama ülkesinin geleceğine kayıtsız kalan biri de değildir.

Cumhuriyet vatandaşı;

Haklarını bilen,

Görevlerini yerine getiren,

Kanunlara saygı duyan,

Devletini eleştirebilen,

Ancak gerektiğinde onu korumayı da bilen kişidir.

Çünkü demokrasi yalnızca sandık değildir.

Demokrasi aynı zamanda bilinçtir.

Sorumluluktur.

Katılımdır.

Vicdandır.

Bugün toplum olarak sıkça "Devlet bizim için ne yapıyor?" diye soruyoruz.

Oysa Medeni Bilgiler farklı bir soru soruyor:

"Ben Cumhuriyet için ne yapıyorum?"

İşte bu soru, vatandaşlığı tüketilen bir hak olmaktan çıkarıp yerine getirilen ortak bir sorumluluğa dönüştürüyor.

Atatürk'e göre millet; yalnızca aynı topraklarda yaşayan insanların topluluğu değildir.

Millet, ortak kaderi paylaşan insanların oluşturduğu büyük bir iradedir.

Bu iradenin güçlü olabilmesi için ise bireylerin eğitimli, bilinçli ve özgür düşünceli olması gerekir.

Bu nedenle Medeni Bilgiler'in merkezinde ezber değil, düşünme vardır.

Körü körüne bağlılık değil, bilinçli sadakat vardır.

Korku değil, özgür irade vardır.

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında teknolojimiz gelişti.

Şehirlerimiz büyüdü.

İletişim hızlandı.

Ancak şu soruyu kendimize cesaretle sormalıyız:

Cumhuriyet'in hayal ettiği vatandaş profilini ne kadar inşa edebildik?

Fikir ayrılıklarını düşmanlık saymayan…

Hukuku kişilere göre değil ilkelere göre değerlendiren…

Bilgiyi söylentinin önüne koyan…

Ülkesini yalnızca duygularla değil, bilgiyle de seven bir toplum olabildik mi?

İşte Medeni Bilgiler'in bugün yeniden okunmasının en önemli nedeni budur.

Cumhuriyet yalnızca bir yönetim şekli değildir.

Bir yaşam kültürüdür.

Bir ahlaktır.

Bir sorumluluk anlayışıdır.

Ve bu anlayışın temelleri, Medeni Bilgiler'in satırlarında açıkça görülmektedir.

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında Atatürk'ün bu eserini yeniden okumak, geçmişe özlem duymak değildir.

Tam tersine, geleceği daha sağlam kurabilmek için kurucu düşünceyi yeniden anlamaktır.

Çünkü güçlü devletler önce güçlü vatandaş yetiştirir.

Ve güçlü vatandaşlar; haklarını bilen, görevlerini yerine getiren, hukuka güvenen, bilimi rehber edinen, farklı fikirlere tahammül gösterebilen insanlardan oluşur.

Belki de bugün en büyük ihtiyacımız yeni sloganlar değil...

Yeni tartışmalar da değil...

Cumhuriyet vatandaşının ne olduğunu yeniden hatırlamaktır.

Çünkü Cumhuriyet'i ayakta tutacak olan yalnızca kurumlar değildir.

O kurumlara hayat veren bilinçli yurttaşlardır.

Cumhuriyet'in ikinci yüzyılında yeniden açılması gereken kitaplardan biri de işte budur:

Medeni Bilgiler.

Çünkü bu eser, yalnızca dünün değil; bugünün ve yarının da vatandaşına seslenmektedir.