☰
✕

KURAN'IN HEYKELE YAKLAŞIMI..

Bir kaç gün evvel, Reis-i Cumhur kendi heykelinin yapılması ile ilgili olarak,üzüldüğünü ve bu durumun bizim değerlerimizde olmadığını ifade etmişler.

Olabilir .

Heykelinin yapılmasını arzu etmeyebilir.

Buna hiç itiraz etmem.

Ama "bizim değerlerimiz "dediği zaman değerlere baz teşkil eden referansları irdelemek gerekir kanaatindeyim.

Kuran-ı Kerim'de bunun emrini teşkil eden tanım "aklını işletmektir"

Siz bakmayın "Kuran akılla anlaşılmaz "diyen hödüklere.

Madem akılla anlaşılmaz; onca İmam Hatip, kurs, yurt niye var?

Üfleyerek mi öğretiyorsunuz ?

Evirip çevirip o hadisten, bu sünnete, Tırmizi'den bilmem kime dönüp dolaşmalarının sebebi kendilerinin de anlamamış olmalarından kaynaklanmaktadır.

"Eğer basitçe anlatamıyorsan o konuyu anlamamışsındır" der Einstein.

Bizim değerlerimiz denilen şey gelenekse, Sultan Abdülaziz 1800'lü yıllarda kendi heykelini yaptırmıştır.

Nasrettin Hoca, Barbaros Hayrettin Paşa, Kurtuluş Savaş'ı kahramanlarından Nene Hatun, Çanakkale Efsanesi Seyit Onbaşı, Kıbrıs Şehidi Cengiz Topel heykelleri olan isimlerdir.

Seyit Onbaşı'nın heykeline put muamelesi yapmayan, Atatürk'ün heykeline neden "putçuluk dinimizde yoktur" diye saldırır bunu düşünmek gerek...

Üstelik bunu yapan kişi şeyhine secde eden kişi ise ,

"put nedir'in?" tanımını yapmak gerek.

Mesela Ömer Halisdemir'in de 15 Temmuz'dan sonra pek çok yerde büstü yapılmıştır. İşin başını da hükümet çekmiştir.

Bizim değerlerimizden kastedilen 'din' ise bunun kaynağı Kuran'ı Kerim'dir.

Kuran'da Sebe Suresi'nin

13. Ayetine bakalım;

"Cinler, Süleyman için dilediği biçimde kaleler, heykeller, havuz gibi çanaklar ve sabit kazanlar yapıyorlardı."

Süleyman  döneminde, sadece sanat eseri olarak kabul gördüğü anlaşılan heykele (timsâl) hoş gözle bakan, eleştirmeyen Kur'an, İbrâhim döneminde heykellerin yıkılmasını emretmiştir.

Kuran'da heykele değil, put haline dönüştürülene itiraz vardır.

Bu açıdan  bakıldığında; kutsanan, kendine Allah'ın vasıfları atfedilen, Allah katında kendilerine şefaatçi ve yardımcı olması, kendilerini azaptan koruması inancı umudu ile önlerinde secde edilen kişiler, şeyhler de puttur.

Çünkü ilâh mertebesine yükseltilmişlerdir. Yapılan da şirktir. Affı olmayan tek suçtur şirk.

Keza; para, mal, makam, ideoloji, Rabia işareti, tekbir işareti ve bazı semboller de puttur.

Zira bunlar uğruna, ahlak, adalet ve liyakat gibi Kuran'ın temel esasları görmezden gelinmişse, put tanımına uygun aşırılığa varılmış demektir.

Heykel bir kişi veya olayı temsil eden bir simgedir.

Değişik malzemelerden yapılan bir sanat ürünüdür.

Cansızdır.

Konuşmaz, küfretmez, yalan söylemez, toplum bölerek bozgunculuk yapmaz, tekbir getirip kafa kesmez, hırsızlık yapmaz, kimseye silah doğrultmaz, çocuklara tecavüz etmez, ihale peşinde koşmaz, namaz kılmaz, oruç tutmaz, aldatmaz ve aldanmaz.

Sadece bir simge, bir objedir.

Kanunu Sultan Süleyman'ın, Fransa Kralı Fransuva'ya yazdığı bir mektubun giriş kısmı şöyledir;

"Ben ki sultanların sultanı, hakanların başı, krallara taç giydiren, Allah’ın yeryüzündeki gölgesi... "

"Allah'ın yeryüzündeki gölgesi" lafına takıldım ben.

Günümüzde bunun karşılığı; "Allah'ın tüm vasıflarını taşımak, dokunulduğunda ibadet etmiş gibi olmak, doğduğu, büyüdüğü, yaşadığı şehirleri kutsal ilan etmek"

Bu lafları Atatürk için söyleyenleri kınıyorum.

Bunlar "bizim değerlerimizde" yoktur.

Düşünen ve sorgulayan için yeterli bir yazıdır.

Ötesine ne desek nafile...

Selam ve umut ile...