Bir zamanlar Midye adıyla bilinen belde, 1990’lı yıllara kadar bölge halkı tarafından da bu isimle anılıyordu. Ancak yıllar içerisinde Midye adı günlük yaşamdan silinmeye başladı. Bugün çok az kişinin kullandığı bu eski isim, aslında Trakya tarihinin önemli bir dönemine ışık tutuyor.
1990’LI YILLARA KADAR HERKES ORAYA MİDYE DİYORDU
Trakya’nın Karadeniz’e açılan kapılarından biri olan Kıyıköy, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, geçmişten günümüze taşıdığı isimlerle de dikkat çekiyor.
Bugün Kıyıköy olarak bilinen sahil beldesi, çok değil, 1990’lı yıllara kadar yöre halkı arasında yaygın biçimde Midye adıyla anılıyordu. Özellikle yaşlı kuşaklar, buradan söz ederken Kıyıköy yerine Midye ismini kullanmayı tercih ediyordu.
Zaman içerisinde yeni kuşakların Kıyıköy adını benimsemesiyle Midye ismi günlük konuşmalardan uzaklaşmaya başladı. Günümüzde eski adı kullananların sayısının oldukça azaldığı belirtilirken, beldenin tarihî ismi daha çok yaşlıların hafızasında yaşamaya devam ediyor.
Ancak bir zamanlar herkesin bildiği Midye isminin geçmişi, sanıldığından çok daha eski dönemlere uzanıyor.

MİDYE İSMİ DENİZDEN ÇIKAN MİDYELERDEN Mİ GELİYOR?
Karadeniz kıyısındaki bir yerleşimin Midye olarak adlandırılması, ilk bakışta denizden çıkarılan midyeleri akla getiriyor. Ancak beldenin eski ismine ilişkin tarihî anlatılar, farklı bir geçmişe işaret ediyor.
Antik dönemlerde Salmydessos adıyla ilişkilendirilen bölge, Bizans döneminde Media adıyla tanınıyordu. Media isminin zaman içerisinde değişerek Midye biçimini aldığı kabul ediliyor.
Peki, Media adı nereden geliyordu?
Bu sorunun yanıtına ilişkin anlatılardan biri, Yunan mitolojisinin en dikkat çekici kadın karakterlerinden Medea’ya uzanıyor.
BİR PRENSES, BİR BÜYÜCÜ VE ALTIN POST EFSANESİ
Yunan mitolojisine göre Medea, Karadeniz’in doğusunda, günümüzde Gürcistan topraklarıyla ilişkilendirilen Kolhis Krallığı’nın hükümdarı Aietes’in kızıydı.
Büyücülük konusundaki bilgisiyle tanınan Medea, Yunan mitolojisinin ünlü kahramanlarından İason’un (Jason) Altın Post’u ele geçirme mücadelesinde önemli bir rol oynadı.
Efsaneye göre İason, taht üzerindeki hakkını elde edebilmek için Altın Post’u bulmak zorundaydı. Bu amaçla Argo adlı gemiyle Karadeniz’e açılarak Kolhis’e ulaştı.
Burada tanıştığı Medea, büyü bilgisi sayesinde İason’un karşılaştığı tehlikeleri aşmasına yardımcı oldu.
Kıyıköy’ün eski adı Media ile mitolojik Medea arasında bağlantı kuran anlatılar bulunsa da bu ilişkinin kesin olarak kanıtlanmış tarihî bir gerçek olmadığı belirtiliyor.
Midye ismini tarih açısından önemli kılan gelişmelerden biri ise 1913 yılında yaşandı.
Birinci Balkan Savaşı’nın ardından 30 Mayıs 1913 tarihinde imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki sınırının belirlenmesinde Midye-Enez Hattı esas alındı.
Karadeniz kıyısındaki Midye’den başlayarak Ege Denizi kıyısındaki Enez’e uzanan hat, dönemin siyasi haritasında önemli bir sınır çizgisi oluşturdu.
Böylece bugün küçük bir sahil beldesi olarak tanınan Kıyıköy, bir dönem Osmanlı Devleti’nin batı sınırını belirleyen hattın Karadeniz’deki başlangıç noktası olarak tarihe geçti.
İkinci Balkan Savaşı'nın ardından sınırlar yeniden değişse de Midye-Enez Hattı, Osmanlı ve Balkan tarihi açısından önemini korudu.

ADI DEĞİŞTİ AMA HALK UZUN YILLAR MİDYE DEMEYE DEVAM ETTİ
Cumhuriyet döneminde Türkiye genelinde gerçekleştirilen yerleşim yeri isim değişiklikleri kapsamında Midye adı da değiştirilerek Kıyıköy oldu.
Ancak resmî isim değişikliği, halkın günlük yaşamındaki alışkanlıkları hemen ortadan kaldırmadı.
Özellikle Tekirdağ, Kırklareli ve çevre ilçelerde yaşayan vatandaşlar, 1990’lı yıllara kadar beldeyi Midye adıyla anmayı sürdürdü.
O yıllarda bölge halkı arasında kullanılan Midye ismi, zaman içerisinde yerini tamamen Kıyıköy adına bırakmaya başladı.
Bugün genç kuşakların büyük bölümü beldeyi yalnızca Kıyıköy olarak tanırken, Midye adı geçmişi hatırlayan eski kuşakların dilinde yaşamaya devam ediyor.
BİR İSİM DEĞİŞTİ, YÜZYILLARIN HAFIZASI GERİDE KALDI
Kıyıköy’ün isim serüveni, Trakya’nın tarih boyunca geçirdiği kültürel ve siyasi değişimlerin küçük ama dikkat çekici bir örneğini oluşturuyor.
Antik dönemlerden Bizans’a, Osmanlı Devleti’nden Cumhuriyet’e kadar farklı dönemlerin izlerini taşıyan bu sahil beldesi, yalnızca doğal güzellikleriyle değil, tarihî kimliğiyle de öne çıkıyor.
Bir zamanlar Osmanlı Devleti’nin sınırına adını veren Midye, bugün Kıyıköy adıyla yaşamını sürdürüyor.
Belki de bu hikâyenin en dikkat çekici yanı, bir zamanlar bölge halkının dilinden düşmeyen Midye isminin, yalnızca birkaç kuşak içerisinde neredeyse unutulmuş olması.
Bugün Kıyıköy’ü ziyaret eden binlerce kişinin bir bölümü, gezdikleri bu sahil beldesinin geçmişte Midye adıyla bilindiğinden ve bir dönem Osmanlı Devleti’nin sınır hattına adını verdiğinden habersiz.
Peki, siz Kıyıköy’ün eski adının Midye olduğunu biliyor muydunuz? Ailenizde veya çevrenizde hâlâ Kıyıköy’e Midye diyenler var mı?



