Tekirdağ Namık Kemal Üniversitesi (NKÜ) Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Doç. Dr. Mustafa Doğan, hayvan temasları sonucu bulaşabilen kuduz hastalığına karşı önemli uyarılarda bulundu. Özellikle sokakta yaşayan kedi ve köpeklerle temas sırasında meydana gelen ısırık ve tırmalamaların hafife alınmaması gerektiğini belirten Doğan, kuduzdan korunmada erken müdahalenin hayati önem taşıdığını söyledi.

“BİR ŞEY OLMAZ” DEMEYİN!
Kuduz açısından en önemli risklerden birinin hayvan ısırıkları ve deride yaralanmaya neden olan tırmalamalar olduğunu ifade eden Doğan, vatandaşların küçük görünen yaraları bile önemsemesi gerektiğini belirtti.
Doğan, “Buradaki ana çizgi cilt bütünlüğünün bozulmuş olması. Eğer bu tırmalama cilt bütünlüğünde bir bozulmaya, bir lezyona neden olmuş ise koruyucu tedbirler hemen devreye girmeli” dedi.
Hayvanla temas sonrasında oluşan yaralanmanın büyüklüğünden çok bulaşma riskinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden Doğan, vatandaşların “Bir şey olmaz” düşüncesinden uzaklaşmasını istedi.

İLK MÜDAHALE SABUN VE BOL SUYLA YIKAMAK
Riskli bir hayvan teması sonrasında yapılması gereken ilk müdahaleyi anlatan Doğan, ısırılan veya tırmalanan bölgenin en az 10 dakika boyunca sabun ve bol suyla yıkanması gerektiğini söyledi.
Yaranın temizlenmesinin bulaşma riskini azaltabileceğini belirten Doğan, bunun tek başına yeterli olmadığını, ardından en yakın sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini vurguladı.
Sağlık kuruluşunda yapılacak değerlendirmeye göre yara bakımı, kuduz aşısı, gerekli durumlarda kuduz immünoglobulini ve diğer tedbirlerin uygulanabileceği belirtildi.

AŞI İÇİN GEÇ KALDIĞINIZI DÜŞÜNMEYİN
Hayvan ısırması veya tırmalamasının üzerinden birkaç gün geçmiş olsa bile sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini anlatan Doğan, vatandaşların zaman geçtiği için aşı yaptırmaktan vazgeçmemesi gerektiğini söyledi.
Doğan, “Kişi 2-3 gün bunu öteledi. Kuduz aşısının artık vakti geçti diye düşünmesin” ifadelerini kullandı.
Kuduz açısından riskli temaslarda aşının mümkün olan en kısa sürede yapılması gerektiğini belirten Doğan, gecikmiş başvurularda da belirtiler başlamamışsa koruyucu tedavinin sağlık çalışanları tarafından değerlendirilmesinin hayati önem taşıdığını ifade etti.

BELİRTİLER BAŞLADIKTAN SONRA HAYATİ TEHLİKE ÇOK YÜKSEK
Kuduz hastalığının ilk dönemlerde herhangi bir belirti vermeyebileceğini belirten Doğan, hastalık geliştikten sonra bilinç değişiklikleri, sudan korkma, hava akımına karşı aşırı hassasiyet ve davranış değişiklikleri gibi belirtilerin ortaya çıkabileceğini anlattı.
Belirtilerin başlamasının ardından kuduz aşısının artık koruyucu etki sağlamadığını vurgulayan Doğan, bu aşamada hastaların yoğun bakım koşullarında destekleyici tedaviye ihtiyaç duyabileceğini belirtti.
Kuduzun belirtiler başladıktan sonra neredeyse her zaman ölümcül seyrettiğine dikkat çeken Doğan, hastalıkla mücadelede en etkili yöntemin riskli temastan hemen sonra uygulanan koruyucu tedbirler olduğunu söyledi.
ANNE VE BABALARA ÖNEMLİ UYARI
Çocukların sokak hayvanlarıyla temas sırasında yaşadıkları küçük yaralanmaları ailelerine anlatmayabileceğine dikkat çeken Doğan, ebeveynlerin bu konuda daha duyarlı davranması gerektiğini ifade etti.
Özellikle parkta, bahçede veya sokakta oynadıktan sonra eve dönen çocuklarla konuşulmasını öneren Doğan, herhangi bir hayvan ısırması ya da tırmalaması yaşanıp yaşanmadığının öğrenilmesini istedi.

EV HAYVANLARININ AŞILARINI İHMAL ETMEYİN
Kuduzla mücadelede yalnızca sokak hayvanlarının değil, evde beslenen kedi ve köpeklerin de aşılanmasının büyük önem taşıdığını belirten Doğan, hayvan sahiplerine düzenli aşılama çağrısında bulundu.
Evcil hayvanların kuduz aşılarının ihmal edilmemesi gerektiğini vurgulayan Doğan, yılda bir kez aşılama yapılmasını önerdi.
Hayvan sahiplerinin veteriner hekimler tarafından belirlenen aşılama programlarına uyması gerektiğini belirten Doğan, kuduzdan korunmanın hem insan hem de hayvan sağlığı açısından büyük önem taşıdığını ifade etti.




