Ülkemizde sayısını bilmediğimiz onlarca parti var. Bunların çoğu tabela partisi olmaktan öteye geçmezken, arkadan yeni partilerin kurulma aşamasında olduğunu duyuyoruz.
Demokrasilerde partiler demokrasinin vazgeçilmez unsurlarıdır.
Kurulmaları ne kadar normalse başarılı olamayıp kapanmaları da bir o kadar normaldir.
Partilerin bu yönü bizi pek fazla ilgilendirmiyor.
Bizi ilgilendiren üyelerin parti değiştirmeleri ve değiştirirken söylenen sözlerdir.
Biliyorsunuz, son senelerde MHP'den kopan kimi ülkücüler bir parti yerine birçok parti kurdular.
Gidenlerin, geçenlerin ve parti değiştirenlerin tamamı MHP'yi suçladı.
MHP'yi terk edenlerin hepsi suçlama konusunda hemfikir oldular.
Çünkü söz konusu MHP'ydi.
Herkes parti değiştirmeyi haklı görüyor ve buna sebep olanları yerden yere vuruyordu.
Kimse de işin içinde menfaat ve makam aramıyordu. Hatta bu meyandaki tasarrufu idealizmle süsleyip zirveye çıkarıyorlardı.
Son dönemlerde bu partilerin arasına kara kedi girdi.
Partisinden ayrılanları en ağır sözlerle suçlamaya ve dürüst olmadıklarını söylemeye başladılar.
İYİ Parti'den giden Kürşat Zorlu ve Ünal Kahraman gibi milletvekillerini en galiz sözcüklerle adeta topa tuttular.
Oysa ta başından beri kendileri de aynı yolu takip etmişlerdi.
Kendileri giderken, parti kurarken, başka partilere geçip milletvekili olurken idealizmdi ama aynı şey öz başlarına gelince lünpenlik ve mankurtluk oluyordu.
Nedense kimse yoğurdum ekşi demiyordu!
Bana sorarsanız gidenleri, parti değiştirenleri eleştirme hakkını en son bunlar kullanmalıdır.
Çünkü bu yolu açan kendileridir.
Fuzuli konuşuyor ve fuzuli eleştiriyorlar.
Bu tür davranış içinde bulunanları suçlamanın hiçbir anlamı yoktur.
Attığınız taş ürküttüğünüz kurbağaya değmelidir.
Laf ola beri gele sözlerle politikaya burnunu sokanlar daima hayal kırıklığı yaşamışlardır. Herkesin lider olmak için yanıp tutuştuğu bir ortamda sağlıklı değerlendirmeler yapılamaz.
Kimse milliyetçi ve ülkücü tabanı saf ve enayi sanmasın.
Onlar, kimlere hangi tokadı atacağını çok iyi biliyor.
Bu gidişle su akar yatağını bulur, evli evine köylü de köyüne döner, hiç merak etmeyin!
FAHRETTİN MASUM BUDAK