Bir bankada 13 yıldır takım lideri olarak çalışan personelin açtığı davada, iş yerindeki sistematik baskı ve aşağılayıcı davranışların psikolojik taciz oluşturduğuna hükmedildi. İş Mahkemesi, çalışanın manevi tazminat talebini kabul ederken maddi tazminat ve ayrımcılık tazminatı taleplerini reddetti. Bankanın itirazları üzerine dosyayı inceleyen istinaf mahkemesi ve Yargıtay da kararı yerinde buldu.

Şikâyetinin ardından baskının arttığını öne sürdü

Davacı bankacı, görev yaptığı birimdeki müdürün sert, tehditkâr ve aşağılayıcı tutumunu üst yöneticisine bildirmesinin ardından kendisine yönelik baskının arttığını ileri sürdü.

Hezarfen'de Eğitim Uçağı Pistten Çıktı
Hezarfen'de Eğitim Uçağı Pistten Çıktı
İçeriği Görüntüle

Dava dilekçesinde, mola sürelerine müdahale edildiğini ve diğer çalışanlara tanınan idari izin hakkından yararlandırılmadığını anlatan bankacı, takım liderlerinin katıldığı toplantıda hakarete uğradığını da iddia etti. Oturduğu yerin değiştirilerek müdürün karşısına alındığını, sürekli izlendiğini ve çalışma arkadaşlarından uzaklaştırıldığını savundu.

Şikâyetinin çözüme kavuşturulmasını beklerken işten çıkarıldığını belirten çalışan, yaşadığı süreç nedeniyle depresyon ve hipertansiyon tedavisi gördüğünü ifade ederek tazminat talep etti.

Yırgıtay

Banka, mobbing iddiasını reddetti

Davalı bankanın avukatı, iş sözleşmesinin işin ve iş yerinin gerekleri nedeniyle, çalışanın yasal hakları ödenerek feshedildiğini savundu. Banka bünyesindeki disiplin kurulu incelemesinde de davacıya yönelik özel bir yıldırma veya psikolojik taciz uygulanmadığı sonucuna ulaşıldığını belirterek davanın reddini istedi.

E-postalar ve tanık anlatımları belirleyici oldu

İş Mahkemesi, değerlendirmesinde çalışanlara gönderilen elektronik postalar ile tanık ifadelerini dikkate aldı. Kararda, molaların uzatılmaması ve sık tuvalete gidilmemesi yönündeki mesajların yanı sıra “ishal olmayın” ifadesini içeren talimatların da bulunduğu belirtildi.

Davacının yerinin değiştirilerek mola saatlerinin yakından takip edildiğini değerlendiren mahkeme, aşağılayıcı davranışların ve dışlanmanın uzun süre devam ettiği sonucuna ulaştı.

Mahkeme ayrıca bankacının performansının düşük olduğunu gösteren delil sunulmadığına, tanıkların ise performansını olumlu değerlendirdiğine dikkat çekti. Fesih gerekçeleri arasında gösterilen iletişim sorununun, diğer takım liderlerinin davacıyla iletişimi kesmesiyle bağlantılı olduğu kabul edildi. Küçülme gerekçesi ileri sürülmesine rağmen aynı nedenle başka bir çalışanın işten çıkarılmadığı da kararda yer aldı.

Manevi tazminat kararı onandı

Sağlık raporlarını da değerlendiren mahkeme; çalışanın rencide edilmesi, dışlanması, yalnızlaştırılması ve şikâyetlerinin uzun süre karşılıksız bırakılmasının ardından işten çıkarılması sürecinde psikolojik tacizin ispatlandığına hükmetti.

Bankanın istinaf başvurusu, Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddedildi. Temyiz incelemesini yapan Yargıtay 9. Hukuk Dairesi de kararı oy birliğiyle onadı.

Bankaya Tazminat-1

Muhabir: Nusret ODABAŞ