Taşçı, terör örgütü kurucusunun meşrulaştırılmasına yönelik girişimlere karşı Türk milletinin safında durduklarını vurgulayarak, “Nesebi gayrisahih bir terör örgütünün kurucusunu barış güvercini gibi pazarlamaya çalışanlara karşı susmayan yegâne ses olduk, bundan da onur duyuyoruz” dedi.
“MİLLET İRADESİNE KARŞI AÇIK BİR İHANET”
Konuşmasında iktidarın terörle mücadele siciline de değinen Taşçı, geçmişte siyasi rakiplerine “terörle iş birliği” iftirası atanların bugün terör örgütünün uzantılarıyla aynı masaya oturduğunu ifade etti. “Yasama iradesini gasp etmek pahasına oturdunuz, güldünüz, eğlendiniz; üzerinize giydirilen kostümü öyle benimsediniz ki kendinizi devlet sandınız” diyen Taşçı, bu tutumun millet iradesine karşı açık bir ihanet olduğunu dile getirdi.
“KİMSE BİZE YENİ KARDEŞ UYDURAMAZ”
Geçtiğimiz günlerde MHP Grup Başkanvekili Erkan Akçay tarafından sarf edilen; “Alparslan Türkeş, Leyla Zana’ya kızım derdi” sözlerini sert dille eleştiren Selcan Taşçı, terörle kurulan yeni siyasal denkleme Alparslan Türkeş’in kalkan yapılmasına kabul etmediklerini belirtti ve şu ifadeleri kullandı: “Başbuğ Alparslan Türkeş kimsenin eline bulaşan kanı temizleyecek bir aparat değildir. Onun soy evlatları da dava evlatları da bellidir. Kimse bize yeni kardeş uyduramaz” Taşçı, Türkeş’in terörün siyasi uzantıları hakkında sarf ettiği sözleri hatırlatarak, “Başbuğ, ‘Bunlar da teröristtir’ demiştir. İspatı ortadadır” dedi.
“TERÖRSÜZ TÜRKİYE’Yİ TERÖR SEVİCİLERİYLE KURAMAZSINIZ”
Taşçı, “Pkk bir terör örgütüdür dedirtebildiniz mi? Terör bir insanlık suçudur dedirtebildiniz mi?” sorusunu yönelterek, şehit öğretmen Aybüke Yalçın’dan Fırat Yılmaz Çakıroğlu’na kadar terörün kurbanlarını tek tek andı. Taşçı, terör hükümlülerinin bu çatı altında ‘onur’ söylemiyle savunulmasına sert çıktı. ‘Terörsüz Türkiye’ dediklerini ama terörle pazarlık edenlerin kurduğu düzene teslim olmayacaklarını vurgulayan Taşçı, “And olsun ki Türk milletini de Türk devletini de bu karanlık hesaptan kurtaracağız” dedi.
“AYBÜKE YALÇIN, NEŞE ALTEN, ESMA ÇEVİK ONURUMUZDUR, LEYLA ZANA DEĞİL”
Bursaspor tribünlerinde terör hükümlüsü Leyla Zana’ya yönelik hakaretler üzerinden başlayan tartışma, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulu’na taşındı. Milletvekili Taşçı, kimsenin küfrü savunmadığını vurgulayarak, küfür ile terör arasında ahlaki ve hukuki bir eşitlik kurulmasına itiraz ettiklerini belirtti. “Bu ülkenin aylardır bütün sinir uçlarıyla oynayan, bütün değerlerini tahkir eden teröristlere nasıl mukabele gerekiyorsa öyle mukabele edilir. Kimse sapla samanı karıştırmasın” ifadelerini kullandı. Taşçı, DEM’li Meclis Başkanvekili Pervin Buldan’ın “Leyla Zana Onurumuzdur” çıkışını da eleştirerek: “Aybüke Yalçın onurumuzdur, Neşe Alten onurumuzdur, Esma Çevik onurumuzdur; adının ne olduğu, cinsiyetinin ne olduğu fark etmez. Onların katilleri ve katillerinin savunucuları küfre değil ama Türk mahkemelerinin Türk ceza yasalarına göre hükmettikleri son neyse ona müstahaktır. Küfre tepki göstermek başka şeydir, küfrü uğradı diye bir terör hükümlüsünün bu çatı altında kahramanlaştırmak başka şeydir. Ben bir milletvekili olarak onurumun böyle iki paralık edilmesine müsaade etmiyorum. Arkamdaki kürsü kimsenin şahsi dayatmaları için zemin hazırlama yeri değildir. Oraya oturan, Genel Kurulu İç Tüzük'e göre yönetmekle görevlidir ve bir terör yükümlüsünün o makamda onura ilan edilmesi İç Tüzük'ün açıkça çiğnenmesidir. Buna sessiz kalmak sizi daha onurlu yapmaz. Buna sesiz kalmak bizi ettiğimiz yeminin haini yapar” sözleriyle tepkisini dile getirdi.
Haber / Buse AKIN