Keşan’ın kalbinde, Yenimahalle, İzzetiye Mahallesi ve Aşağı Zaferiye Mahallesi arasında; Yusuf Çapraz Uygulamalı Bilimler Yüksekokulu, Hakkı Yörük Sağlık Meslek Lisesi, Gençlik Merkezi ve Yüzme Havuzu’nun yalnızca birkaç yüz metre uzağındaki alanda, patlatmalı taş ocağının faaliyete geçirilmek istendiği belirtilerek, “Yaklaşık 20 yıl önce, 2005 yılında alınmış bir taş ocağı ruhsatı, bugün artık gerçekliğini tamamen yitirmiş, bölgenin bugünkü sosyal, çevresel ve nüfus yoğunluğuna tamamen aykırı hale gelmiştir. O tarihte ne bu yoğun yerleşim vardı ne eğitim kurumları ne de bu denli hassas su kaynakları. Bugün ise binlerce insan bu bölgede yaşamaktadır. Üç farklı mahalleye yayılan yüzlerce konut, çocukların oynadığı sokaklar ve okullar bu alanın tam ortasında yer alıyor. Yüzlerce öğrencisi olan üniversiteler, eğitim kurumları taş ocağının birkaç yüz metre ötesindedir. Yeni Muhacir Beldesi’nin tek içme suyu kaynağı olan kuyular, taş ocağının neredeyse yanı başındadır” denildi.
"KEŞAN ARTIK BAMBAŞKA BİR YER OLDU"
Özel bir şirketin, devraldığı taş ocağında ‘Üretimsel Kapasite Artışı ve Alan Revizyonu’ yapmak üzere, 2005 ve 2007 yıllarında alınmış ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararlarına dayanarak, tekrar faaliyete geçmek istemesinin, bölge için hayati bir tehdit olduğu belirtilerek, “Ancak o kararların verildiği tarihten bu yana Keşan artık bambaşka bir yer olmuştur. O kararlara dayanak olan koşulların hiçbiri bugün mevcut değildir. Geçen hafta ne oldu biliyor musunuz? Taş ocağı alanında kaçak patlatma yapıldı. Yeni Mahalle sakinleri büyük bir panikle evlerinden dışarı fırladı. ‘Deprem mi oldu?’ diye sokaklara dökülen insanlar, gerçeği öğrendiklerinde hem öfkelendi hem endişelendi. Bu sadece bir patlatmaydı. Peki ya düzenli hale gelir, her hafta birkaç kez tekrarlanırsa? Bu sadece bir taş ocağı değil. Bu, bir yaşam alanının, bir eğitim yuvasının, bir su kaynağının ve çocuklarımızın geleceğinin tehdit altına alınmasıdır. Bu, huzurun, sağlığın ve güvenliğin sistematik olarak yok edilmesidir” ifadelerine yer verildi.
“SESSİZ KALIRSAK, ÇOCUKLARIMIZIN YÜZÜNE BAKAMAYIZ”
Keşan Kent Konseyi olarak, Keşan’ın hemen dibinde, eğitim kurumlarının ve yaşam alanlarının ortasında patlatmalı taş ocağı işletmesine sonuna kadar karşı çıkacaklarını belirterek, “Şehir içine doluşacak onlarca ağır tonajlı kamyona, gürültüye, toza, yer sarsıntılarına ve en önemlisi çocukların, yaşlıların, suyun ve huzurun tehdit edilmesine sonuna kadar ‘hayır’ diyoruz. Bugün sessiz kalırsak, yarın çocuklarımızın yüzüne bakamayız. Bugün duyarsız olursak, yarın sağlıklı suya, temiz havaya ve huzurlu bir yaşama veda etmiş oluruz” dedi.
“SUYA ERİŞİM HAKKI, ANAYASAL BİR HAKTIR”
Güncelliğini yitirmiş olan Proje Tanıtım Dosyası’nın bugünkü sosyo-ekonomik ve çevresel koşulları yansıtmadığı belirterek, “Taş ocağı, üç mahallenin ve yüzlerce öğrencili okulların dibindedir. 2007 tarihli “ÇED Gerekli Değildir” kararı bugünkü nüfus, yapılaşma ve çevresel riskleri göz ardı etmektedir. Toplumun ruhsal sağlığı, sürekli gürültü ve sarsıntılarla tehdit altındadır. Patlatmaların oluşturduğu toz, gürültü ve yer sarsıntısı, halk sağlığına doğrudan zarar vermektedir. Bölgedeki ormanlık alan ve ekolojik denge geri dönülmez şekilde tahrip edilecektir. Taş kamyonları, çocukların oyun oynadığı sokaklarda büyük trafik riski oluşturacaktır. Proje sahası, Yenimuhacır’ın içme suyu kuyularına birkaç yüz metre uzaklıktadır. Daha önceki taş ocağı işletmelerinde rehabilitasyon yapılmaması, güven sorunu yaratmıştır. Sürekli patlatma programı, fiziksel zararların yanı sıra psikolojik yıkım da yaratacaktır. Projenin kendi dosyasında dahi can güvenliği riski açıkça kabul edilmektedir. PTD, kopyala-yapıştır mantığıyla, bilimsellikten uzak hazırlanmıştır. Planlama ilkelerine ve çevre düzeni planına aykırılık taşımaktadır. Mevcut ruhsat ve planlar, hukuken güncelliğini ve geçerliliğini yitirmiştir. Suya erişim hakkı, anayasal bir haktır; bu proje ile telafisi mümkün olmayan bir tehdit altındadır” denildi.
“BU MÜCADELEDEN GERİ ADIM ATMAYACAĞIZ”
Yenimahalle, İzzetiye Mahallesi ve Aşağı Zaferiye Mahallesi başta olmak üzere Keşan halkının bu projeye ‘dur’ dediği belirtilerek, “İtiraz dilekçeleri toplanmakta, Anayasal ve yasal tüm haklar kullanılmak üzere hazırlık yapılmaktadır. Halkın sağlığını, geleceğini ve doğasını hiçe sayan bu proje için iptal kararı verilmesi yalnızca hukuki bir gereklilik değil, aynı zamanda vicdanı ve insani bir mecburiyettir. Özel şirket tarafından 16 Haziran 2025’te sunulan Tras Ocağı Üretimsel Kapasite Artışı ve Alan Revizyonu Projesi’ne, en son 2007’de verilen ‘ÇED Gerekli Değildir’ kararına dayanarak izin verilmesi kabul edilemez. Bu proje, iptal edilmelidir. Hemen şimdi. Çocuklarımız, suyumuz, doğamız ve geleceğimiz için. Bu bir çevre değil, yaşam hakkı mücadelesidir. Ve biz bu mücadeleden geri adım atmayacağız” ifadelerine yer verildi.




