☰
✕

HASBİHÂL...

Değerli okurlar, dünyanın ahvalini görüyorsunuz. Ne yaparsak yapalım bu zalim ve vefasız dünya böyle gelmiş böyle gidiyor.

 Biz ne dersek diyelim, ne yaparsak yapalım sonucu değiştiremiyoruz! Her şey bilindiği gibi devam ediyor. Tek düşündüğümüz ve tek hassas olduğumuz toplum olan yüce Türk milletinin bazı alanlarda olumsuz gidişatını bir türlü düzeltemedik. İstiyoruz ki her alanda ve her sektörde atağa ve dörtnala kalkalım... 

   Bundan ötürü asil milletimizi arzulanan hedefine çattırmak için siyasi ve ideolojik duruşumuz boyunca çekmediğimiz eziyet ve çile kalmadı. Kurşunlar, zindanlar, işkenceler birbirini kovaladı. Önümüze çıkan tüm engelleri aşarken akıl almaz hileler ve hayal edilmez tezgahlarla karşı karşıya kaldık. Buna rağmen yolumuzdan dönmeyi veya tereddüt etmeyi aklımızın ucundan bile geçirmedik. Bu itibarla ömrümüzü haksız ve adaletsiz yönetimlerle mücadele ederek tükettik! Hainliği, makam perestliği ve tamah perestliği her türlü değerin üzerinde görenlerle amansızca didiştik, amansızca boğuştuk!

    Dirseklerimiz ve dizlerimiz üzerinde çok süründük ama hiç kimseye minnet etmedik. İnatla, imanla kalktık yine koştuk. Biliyorsunuz cuntacılara meydan okuduk, Tiranlara ve Nemrutlara parmak salladık, zalimlerin zulmüne imanlı göğsümüzü siper ettik! Şimdiye kadar anlımız açık, yüzümüz pak dik yürüdük! Kimseye eyvallah etmedik. Mevki, makam peşinde koşmadık. Yalaka, yağcı ve riyakâr olmadık. Davaya küsmedik. İdeolojiye darılmadık. Kimseden bir şey beklemedik. Çünkü bu yolu kendimiz seçmiştik! "Kendi düşen ağlamaz" dedik! "Düşenin dostu olmaz" diye düşündük! Vurdular, düşürdüler ama her vuruldukça ve her düştükçe azim ve sebatla kalkıp yeniden yürüdük! Sırtımız kılıç yarasından geçilmedi.

Aç kaldık, susuz kaldık, işsiz ve yuvasız kaldık. Buna rağmen kimsenin koltuğunun altına ve kimsenin gölgesine sığınmadık! Kimseden medet ve haray beklemedik. En zor zamanlarımızda bir tek Allah'a yalvardık. Sadece O'ndan yardım ve inayet diledik.

     Hiç bir kapıyı umut kapısı görmedik. Ekmeğe muhtaç olduğumuz dönemlerde bile iktidar olmuş hiç bir partinin levhasını okuyup içeri girmedik.

Bazen konuşmak istedik konuşamadık! Bazen yazmak istedik yazamadık! Şişen karnımız patlasa da katlanalım, dedik. Gerektiğinde elimizle, elimiz olmazsa dilimizle, dilimiz de olmazsa kalbimizle buğz eyledik. Dilsiz şeytanlığa, nifak ve yıkıcılığa meydan vermedik. "Oddan sudansa kar amanlıdır" dedik! Ehveni şerde karar kıldık! Elimizle kurduğumuz yuvanın dağılmasına gönlümüz razı olmadı. Özümüzden çok, Türkiye'yi  ve Türk devletini düşündük! Her şeyin farkında olduğumuz halde şikayet ve yakınmalarımızı sürekli erteledik.

Düşüncelerimizi eylem ve söylemlerimize uygun olarak yaşamaya çalıştık.

"Her doğruyu söylemek her yerde doğru değil" diyerek derin derin düşüncelere daldık.

 Yaşadığımız bir sürü kumpaslara rağmen düşmanlarımızın ve muarızlarımızın ekmeğine yağ sürmedik.

Eminim ki sizler de camia olarak çoğunlukla benim yaşadığımı yaşayarak geldiniz.

Çektiklerimizi, çilelerimizi ve ıstıraplarımızı bir kenara koyup milletimizin derdiyle dertlendik!

   Hayat felsefemizi milletimizin duruşuna, görüşüne ve bakışına göre ayarladık. Fitne, fücur yaratacak hiç bir şeye seyirci kalıp oportünist ve pragmatist olmadık.

 Türkiye'nin meselelerini ve bu meselelerden çıkış güzergahlarını hiç bir zaman aklımızdan çıkarmadık.

 Yüreğimiz deşilse de, yaramız kaşınsa da bundan kimseye bahsetmedik. Vizyon ve misyon sahibi bir kuşak olarak yavaş yavaş tası tarağı toplayıp öteki alemin yolunu tutsak da omuzlarımıza yüklenen yükün ağırlığını daima hissederek yaşadık. Bir dönemi kapatırken, kimse bizden yapıcı eleştirilerin dışına çıkmamızı isteyip ortalığa nifak saçmamızı istemesin.

 Türk evlatları her devirde olduğu gibi bugün de yarın da destanını yaratarak ilerleyecektir.

   "Tarihten Türk'ü çıkardığında tarih, tarih olmaktan çıkar!" diyenlerin sözünün geçerliliğini ebediyete kadar sürdürmenin peşine düştük. Milletimizin istikbal ve istiklalini düşünmenin dışında gelişen olay ve olgulara ayrıntı ve teferruat nazarıyla baktık.

 Var olsun birliğimiz, var olsun düzenliğimiz!..

  FAHRETTİN MASUM BUDAK