İlginizi Çekebilir


Bakan Kirişçi: Gıda meselesi, milli güvenlik meselesidir

Tarım ve Orman Bakanı Prof. Dr. Vahit Kirişci, il tarım ve orman müdürleriyle TAGEM Konferans Salonu'nda düzenlenen toplantıda bir araya geldi.
GÜNDEM 5.08.2022 13:35:00 0

Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli İl Tarım ve Orman Müdürlerinin de katıldığı toplantıda konuşan Bakan Kirişçi, “'Bu yüzyılın en önemli zenginlik kaynağı petrol değil tarımdır.' Gıda meselesi milli güvenlik meselesidir. Savaş, pandemi ve iklim değişikliği gibi sorunlar nedeniyle 'gıda güvenliği', 'gıda milliyetçiliği' gibi yeni kavramlar dünya gündemine oturmuştur” dedi. 


Artan dünya nüfusunu besleyebilmek için 2050 yılına kadar, tarımsal üretimin küresel düzeyde yüzde 60 artması gerektiğini dile getiren Bakan Kirişçi, dünyada tarımsal üretimin son 50 yılda yaklaşık 2,5-3 kat büyürken ekilebilir alanların sınırlı kaldığını ve sadece yüzde 12 oranında arttığını ifade etti. 


TEK ÇARE, TARIMSAL VERİMLİLİĞİN ARTIRILMASI


Ekilebilir alanların artırılma imkânlarının sınırlı olması nedeniyle büyüyen ve kentleşen nüfusu beslemek için tek çarenin tarımsal verimliliğin artırılması olduğunu kaydeden Bakan Kirişçi, “Bu sebeple tarım ürünleri her zaman dünya ticaretinde önemli bir yer tutmaya devam edecektir. Dünyanın en büyük sanayi ülkeleri aynı zamanda dünyanın en büyük tarım ülkeleridir” dedi. 


ÖNEMLİ BİR POTANSİYELE SAHİP


Türkiye'nin uygun iklim koşulları, doğal özellikleri ve üretim alanları ile dünyada tarımsal üretim açısından önemli bir potansiyele sahip olduğunu dile getiren Kirişçi, “Türkiye'yi bol, kaliteli, ucuz ve dünya ile rekabet eden ürünler yetiştiren bir tarım ülkesi haline getirmek, hedeflerimizden biridir. Anadolu'nun bereketli toprakları buğdayın anavatanıdır. Tarımın Anadolu'da 8 bin yılı aşkın süredir yapıldığını biliyoruz. Yani Anadolu, tarımın beşiğidir ve öyle kalmalıdır. Küresel pandemi ve iklim değişikliğinin olumsuz etkileri ile birlikte, tüm dünyada tarımsal üretimin, gıdanın ve suyun önemi daha belirgin şekilde ortaya çıkmaktadır. Geçen yüzyılda yeraltı kaynakları için verilen mücadele günümüzde tarım alanlarının ve su kaynaklarının kontrolü için verilmektedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi; 'Bu yüzyılın en önemli zenginlik kaynağı petrol değil tarımdır.' Gıda meselesi milli güvenlik meselesidir. Savaş, pandemi ve iklim değişikliği gibi sorunlar nedeniyle 'gıda güvenliği', 'gıda milliyetçiliği' gibi yeni kavramlar dünya gündemine oturmuştur. Milletimizin gıda güvenliğini garanti altına almak, her ülke gibi Türkiye için de milli güvenlik meselesi haline gelmiştir” dedi. 


“ÜRETEN HERKESİN YANINDAYIZ”


Bakan Kirişçi, 2020 yılında başlayan küresel salgının, tüm ülkelerin gıda politikalarını yeniden gözden geçirmelerine neden olduğunu dile getirdi. Üreten herkesin yanında olduklarını belirten Kirişci, “Çiftçimize her türlü araç-gereç, gübre ve tohum desteği veriyoruz. Alın terlerinin karşılığını alabilmeleri bizim her zaman önceliğimizdir” dedi. Sürdürülebilirliğin tarımdaki kırmızı çizgileri olduğunu ifade eden Kirişçi, “Toprak, su ve genetik kaynaklarımızın muhafazasında asla ihmal ve ödün vermek söz konusu olamaz. Tarımsal üretimdeki yeterlilik ve sürdürülebilirliği, başta enerji ve çevre olmak üzere birçok değişkenin etkisi altında şekillendirmek zorundayız. Gıda güvenliğini ve gıdaya erişimi sağlamanın yanı sıra geleceğe matuf tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için üretim kaynaklarımızın korunarak, üretim verimliliğinin artırılmasını öncelikle ele almak bizim asli görevimizdir. Bitkisel üretim ve hayvancılık için yapılan desteklerin, üretim verimliliğini ve istihdamı arttıracak şekilde sadeleştirilerek sürdürülmesini önemli buluyoruz” ifadelerini kullandı. 


TARIM SİGORTASI KANUNU


Tarım Sigortası Kanunu'nun 16 yılı önce kendisi TBMM'de Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Başkanı iken çıkarıldığını anımsatan Vahit Kirişci, düzenlemenin birçok hükümetin parti programlarında, hükümet programlarında yer alan, birçok tarım bakanının hayalinde olan ve milyonlarca çiftçiyi heyecanlandıran bir kanun olduğunu dile getirdi. Tarım Sigortaları Kanunu’yla, çiftçilerin doğal afetler karşısında sahipsiz ve çaresiz kalmaktan kurtulduğunu belirten Kirişçi, “Pandemi, küresel ısınma, savaş ve çatışmalar, kuraklık gibi olaylar ne kadar önemli bir iş yaptığımızı bir kez daha göstermiştir. Tarım sigortası, Türk çiftçisi için bir teşvik tedbiridir. İklim değişikliği ile artan risklere karşı üreticilerin doğaya karşı tek başına karşı koyabilmesi mümkün değildir. Özellikle ülkemizde tarımsal üretimin temelini oluşturan küçük aile işletmeleri bu tür olumsuzluklara karşı daha hassas. Don, dolu, aşırı yağış kuraklık gibi risklerin yarattığı tahribatı üreticilerimizin tek başlarına omuzlamaması ve üreticinin taşıdığı bu riskleri transfer edebilmek için çiftçilerimize devlet destekli tarım sigortaları yaptırmalarını şiddetle öneriyoruz” dedi. 


“BEREKETLİ TARIM TOPRAKLARIMIZI GÖZÜMÜZ GİBİ KORUMALIYIZ”


Dünyadaki toprak, su ve çevrenin artan nüfus ve küresel ısınmayla tehdit altında olduğunu ifade eden Kirişci, "Tüm çevremizi olduğu gibi bereketli tarım topraklarımızı gözümüz gibi korumalıyız. Çiftçilerimizin bu konuda daha hassas olmalarını bekliyorum. Sorunun temeline baktığımızda, büyük oranda insan kaynaklı olduğunu görüyoruz. Dünyayı yakalandığı bu hastalıktan kurtarma konusunda görev de sorunun kaynağı olan yine insanlığa düşmektedir. Hep birlikte el ele verdiğimizde çözemeyeceğimiz sorunumuz yoktur. Bizim topraklarımızı, meralarımızı, orman varlıklarımızı korumak ve geliştirmek zorunluluğumuz var. Göreve geldiğim andan itibaren bunu korumak zorunda olduğumuzu ifade ettim. Sizin arkanızda bunu ifade eden bir Bakanınız var” diye konuştu. Toplantıya Bakan Yardımcıları Dr. Nihat Pakdil, İbrahim Yumaklı, Ebubekir Gizligider ve Bakanlık bürokratları da katıldı.


Haber / Menşure KARDEŞ