☰
✕

FITRATI BOZULAN ÇOCUKLAR...

Çocukları tarikat yurtlarına mecbur eden sistem, yine ekonomik şartlar, fiziki imkânsızlıklar, dini hassasiyetler üzerinden kimileri için fırsatlar yaratıyor.

Bu işler hükümetle, bu kimilerinin tam mutabakatı ile yürütülüyor.

Ee her şey karşılıklı.

Bir cemaatin sözcüsü açık açık kalkıp hükümete olan desteğini ortaya koyuyorsa, bu o cemaatin mensuplarına AKP'ye oy verin denmesidir.

Sonra da "biz size oy verdik, siz bize ne güzellik yapacaksınız ?"

beklentisine dönüşür hükümete verilen destek.

Nasıl olsa "kıble ve menzil aynı"

Sözü şuraya getireceğim.

4-6 yaş grubundaki çocukları hedefleyen "sıbyan mektepleri" özelikle İstanbul'da pıtrak gibi çoğalmış.

Bu yaş grubu kreş ve anaokulu kategorisidir.

Yanlız nasıl bir eğitim veriliyorsa, okula sağlam giren çocuk, bir müddet sonra hastalanıyor.

Hasta diyorsam, elbetteki bedenen değil. Çocukların ruhlarını hasta ediyorlar.

Hayatın gerçeklerinden uzak yüklemeler, çocukların kafalarını karıştırıyor, çocuklarda anormal haller ortaya çıkıyor.

Kreş-Anaokulu seviyesindeki bu sıbyan mekteplerinde ne öğretiyorlar çocuklara?

Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından hazırlanan müfredatta haftada 18 saat dini eğitim var.

O yaşlardaki çocuklar, melek, cin, günah, sevap, haram,

namahrem, cennet, cehennem, namaz,

cihad, sabır gibi kavramları anlayabilecek bir alt yapıya sahip olabilir mi?

En vahimi de bu konuları çocuklara anlatanların nasıl bir alt yapıya sahip oldukları?

Çocuğa,"anneler çalışmaz, annelerin çalışması günahtır”ın eğitimini verirsen, çocuk eve geldiğinde çalışan annesini cehennemlik bir günahkâr olarak görmeye başlıyor.

Kendi iç dünyasında yaşadığı bu çatışmalar çocuğu ya içe kapatıyor, ya da içindeki öfkeyi, etrafındakilere mesela; kardeşine şiddet ve hırçınlık olarak dışa yansıtıyor.

Bir iki gün evvel, Gebze Belediyesi bir konferans düzenlemiş.

Konu ;"Adetlerle değil, ayetlerle çocuk eğitimi, Fıtrat Pedagojisi”

Hatice Kübra Tongar isimli bir hanım vermiş konferansı.

Bir de fıtrat eğitimi var.

Fıtrat; yaratılış hali demek

Fıtrat, ilâhi programlamadır. Tüm mevcûdatın özündeki programlamadır.

Yaradılış özelliğimiz, programımızdır. Ve ana karnından itibaren oluştuğu-oluşturulduğu görüşü hakimdir.

Fıtrat Allah'ın belirli bir program üzerine yaratması olduğuna göre, demek ki; kimileri bu fıtratı beğenmiyor. Ee normal bu.

Allah adına günah, yasak hükmü verenler, Allah’ın fıtratına da müdahale edebilirler.

Fıtrat pedagojisi ne demek yahu?

Bir türlü oturtamadım zihnime.

Programa girip önemli düzeltmeler yapacaklar anlaşılan.

Keza bütün kainat için geçerlidir bu.

Çocukların fıtratlarına elleşmeyin zalimler.

Onlar oynasın, hoplasın, ağaçla ağaç,

kelebekle kelebek olsunlar.

Ellerine çeşit çeşit boya kalemi verin.

Rengarenk hayallerini çizsinler.

Onlara resim çizmek günahtır demeyin. Merhametsiz cahiller.

Uçurtma uçursunlar.

Şarkı söylesinler.

Ama onlara, başkalarının hakkına saygı göstermesini öğretebilirsiniz.

İhtiyacı olana yardım etmesini, hayvanlara iyi davranmasını, arkadaşının mutsuzluğu ile mutlu olmamasını öğretebilirsiniz.

Onlara soru sormasını, sorgulamasını, merak etmesini de öğretebilirsiniz.

Sokaklara çöp atmamasını, yanından geçtiği fidanın dalını kırmamasını, hepimizin ortak malı olan kamu varlıklarını kendilerinin bilip, koruyup kollamasını da öğretebilirsiniz.

Tabii öğretmek için önce bunları öğrenmiş ve yaşamış olmak gerekir.

Her şeyin özeti ise şu;

Sabahattin Zaim Üniversitesi, Rektör Yardımcısı Bülent Arı “Okuma oranı arttıkça beni afakanlar basıyor. Ülkeyi ayakta tutacak olanlar okumamış cahil halk."demişti.

Bakmayın ülke filan dediğine.

Kimsenin umuru değil Türkiye.

Onlar, kendi saltanatlarının devamı için milleti cahil bırakmanın şart olduğunu gayet iyi biliyorlar..

“HEPSİ FITRATLARINA GÖRE HAREKETLERDE BULUNUR.” (İsra suresi84)

Selam ve umut ile…