Kırklareli'nin Merkez ilçesine bağlı, eski adı Sazara olan Çukurpınar Köyü, asırlık geçmişi, meşhur fasulyesi ve Istranca ormanlarının eşsiz doğasıyla dikkat çekiyor. Ancak köylülerin en büyük şikâyeti çevre kirliliği. Dupnisa Mağarası güzergâhında bulunan köyün özellikle su kaynakları çevresinde bırakılan çöpler, vatandaşları isyan ettirdi. Köy sakinlerinden Mehmet Cinperi, “Bizim çocukluğumuzda bir tane naylon göremezdik, şimdi köy naylondan geçilmiyor” diyerek yaşanan değişime tepki gösterirken, Köy Muhtarı Şenol Meriç, çevre kirliliğinde yalnızca ziyaretçilerin değil, köylülerin de sorumluluğu bulunduğunu söyledi.

Çukurpınar1

Kırklareli'nin Bulgaristan sınırına yakın, Istranca Dağları'nın ormanlarla kaplı bölgesinde bulunan Çukurpınar Köyü, doğal güzellikleri ve köklü geçmişiyle Trakya'nın dikkat çeken yerleşimlerinden biri. Eski adı Sazara olan ve yörede Gacal Köyü olarak da bilinen 120 hanelik yerleşim, özellikle fasulyesiyle tanınıyor. Ancak Marmara Haber'in köy ziyaretinde, bölgenin doğal güzelliklerinin yanında giderek büyüyen çevre kirliliği sorunu da gündeme geldi.

Çukurpınar4

“BİZİM ÇOCUKLUĞUMUZDA KÖYDE NAYLON YOKTU!”

Köyün girişinde evinden çıkarak Marmara Haber ekibini karşılayan Mehmet Cinperi, çocukluğunun geçtiği Çukurpınar'ın eski günlerini özlemle anlattı.

Geçmişte köyün ve çevresindeki su kaynaklarının çok daha temiz olduğunu söyleyen Cinperi, özellikle dışarıdan piknik yapmak için gelen bazı ziyaretçilerin arkalarında bıraktıkları çöplerden yakındı.

Çukurpınar2

Şehirlerden gelenlerin su başlarında piknik yaptıktan sonra plastik poşetleri, yemek artıklarını ve çeşitli atıkları doğaya bıraktığını belirten Cinperi, çevre kirliliğinin her geçen yıl arttığını ifade etti.

Çocukluk yıllarında çevrede neredeyse hiç plastik atık bulunmadığını anlatan Cinperi, bugünkü manzaraya tepki göstererek, “Bizim çocukluğumuzda bir tane naylon göremezdik. Şimdi köy naylondan geçilmiyor” dedi.

Çukurpınar5

MUHTAR ŞENOL MERİÇ: “SADECE DIŞARIDAN GELENLER DEĞİL, BİZ DE KİRLETİYORUZ”

Çukurpınar Köyü Muhtarı Şenol Meriç ise çevre kirliliğine ilişkin daha kapsamlı bir değerlendirme yaptı.

Köyün doğal güzelliklerini korumak için herkesin sorumluluk alması gerektiğini belirten Meriç, çevreyi kirletenlerin yalnızca dışarıdan gelen ziyaretçiler olmadığını söyledi.

Çukurpınar8

Köy sakinlerinin de zaman zaman sigara izmaritlerini ve çeşitli atıkları gelişigüzel bıraktığını ifade eden Meriç, çöp kutuları bulunmasına rağmen temizlik konusunda yeterli duyarlılığın gösterilmediğini dile getirdi.

Köyün temiz tutulması için hem ziyaretçilerin hem de köylülerin daha dikkatli davranması gerektiğini vurgulayan Meriç, sorunun ortak sorumluluk anlayışıyla çözülebileceğine dikkat çekti.

Çukurpınar6

GACAL KÖYÜ'NÜN MEŞHUR FASULYESİ! ALMAK İÇİN ÖZELLİKLE GELİYORLAR

Çukurpınar'ın en önemli özelliklerinden biri de yörede yetiştirilen fasulyesi.

Eski adıyla Sazara fasulyesi olarak bilinen ürün, köyün yeni adıyla birlikte Çukurpınar fasulyesi olarak da anılıyor.

Köy Muhtarı Şenol Meriç, tarıma elverişli arazilerin sınırlı olmasına rağmen köy fasulyesinin kendine özgü bir üne sahip olduğunu söyledi.

Meriç, Çukurpınar fasulyesini almak için özellikle köye gelen vatandaşlar bulunduğunu belirterek bu yerel ürünün köyün tanıtımında önemli bir yere sahip olduğunu ifade etti.

Bölgede yetiştirilen fasulye, köy mutfağının da vazgeçilmezleri arasında bulunuyor. Kuru fasulyenin yanı sıra mantı, kapama ve çevirme gibi geleneksel yemekler de Çukurpınar'ın mutfak kültürünü oluşturuyor.

Çukurpına8

“GACAL” NE DEMEK? KÖYÜN ADI NEREDEN GELİYOR?

Çukurpınar'ın geçmişi, Trakya'nın yerleşim tarihi ve kültürel kimliği açısından dikkat çekici ayrıntılar barındırıyor.

Köyün geçmişte kullanılan adı Sazara. Yörede ise yerleşim Gacal Köyü olarak da tanınıyor.

Muhtar Şenol Meriç, “Gacal” sözcüğünün Trakya'da yerli halkı tanımlamak için kullanılan bir ifade olduğunu belirtti.

Köyün geçmişten bugüne hem yerli nüfus hem de farklı dönemlerde bölgeye gelen göçmenlerle şekillendiğini anlatan Meriç, iç ve dış göçlerin yerleşimin sosyal yapısını zaman içerisinde değiştirdiğini söyledi.

SAZARA ADININ ARDINDA SEZAR EFSANESİ VAR!

Marmara Haber'in köyün geçmişine ilişkin derlediği bilgilere göre, Sazara adının Roma dönemine uzandığına ilişkin yörede çeşitli rivayetler anlatılıyor.

Bu anlatılardan birinde Roma İmparatoru Jül Sezar'ın bölgeden geçtiği, ordusuyla burada konakladığı ve bir çeşme yaptırdığı öne sürülüyor.

Sazara adının da Sezar'ın isminden geldiği rivayet ediliyor. Ancak bu anlatıları kesin biçimde doğrulayan tarihî belgeler ortaya konulmuş değil.

Köyün geçmişine ilişkin anlatılarda Pers ordularının bölgeden geçişinden de söz ediliyor. Bu hikâyeler, Çukurpınar'ın yerel hafızasında önemli bir yer tutuyor.

Sabahattin Ali

SABAHATTİN ALİ'NİN ACI HATIRASI DA BU TOPRAKLARDA

Çukurpınar yalnızca doğal güzellikleri ve köy yaşamıyla değil, Türk edebiyatının önemli isimlerinden Sabahattin Ali'nin yaşamını yitirdiği bölgeye yakınlığıyla da biliniyor.

Sabahattin Ali-1

1948 yılında Bulgaristan sınırına yakın ormanlık alanda öldürülen Sabahattin Ali'nin anısını yaşatmak amacıyla köy çevresinde oluşturulan sembolik anıt mezar, bölgenin yakın tarihine ışık tutuyor.

Bu yönüyle Çukurpınar, doğa ve kırsal yaşamın yanında tarihî ve kültürel hafızasıyla da dikkat çekiyor.

Dupnisa Mağarası

DUPNİSA MAĞARASI YOLUNDAKİ KÖY

Çukurpınar'ın önemini artıran bir diğer özellik ise Kırklareli'nin önemli turizm merkezlerinden Dupnisa Mağarası güzergâhında bulunması.

Kırklareli-Üsküp-Çukurpınar-Sarpdere yolu üzerinden mağaraya ulaşılabiliyor. Bu güzergâh, bölgeyi ziyaret eden doğaseverlerin kullandığı alternatif rotalardan birini oluşturuyor.

Muhtar Şenol Meriç, özellikle yaz aylarında köyün oldukça hareketlendiğini, mağaraya giden veya bölgeden geçen ziyaretçilerin Çukurpınar'da mola verdiğini anlattı.

Bu hareketliliğin köy ekonomisine katkı sağlama potansiyeli taşıdığını belirten Meriç, geçmişte yol kenarında yöresel ürünlerin satıldığını ifade etti.

IHLAMUR, ADAÇAYI VE KEKİK SATILIYORDU

Çukurpınar'ı çevreleyen ormanlarda ıhlamur, adaçayı ve kekik gibi bitkiler de bulunuyor.

Muhtar Meriç, geçmiş yıllarda köylülerin bu ürünleri toplayarak yol üzerinden geçen ziyaretçilere sattığını, ancak zamanla bu alışkanlığın azaldığını söyledi.

Yöresel ürün satışını yeniden canlandırmayı düşündüklerini belirten Meriç, hem köyün tanıtımına katkı sağlamak hem de vatandaşlara ek gelir oluşturmak amacıyla yeni hazırlıklar yaptıklarını anlattı.

120 HANELİ KÖYÜN GEÇİM KAYNAĞI HAYVANCILIK VE ORMANCILIK

Yaklaşık 120 hanenin bulunduğu Çukurpınar'da tarım arazilerinin verimliliğinin sınırlı olması, köylüleri farklı geçim kaynaklarına yöneltiyor.

Muhtar Şenol Meriç, köy halkının ağırlıklı olarak hayvancılık ve ormancılıkla uğraştığını söyledi.

Köyün dağlık ve ormanlık yapısının geniş çaplı tarımsal üretimi sınırlandırdığını belirten Meriç, buna rağmen fasulye üretiminin yerleşimin önemli değerlerinden biri olmaya devam ettiğini ifade etti.

Çukurpınar11

KÖYÜN KAHVEHANESİNDE ESKİ TRAKYA SOHBETLERİ

Çukurpınar'da günlük yaşamın en renkli noktalarından biri de köy kahvehanesi.

Özellikle yaşlıların bir araya geldiği kahvehanede, geçmişten bugüne köy yaşamı, eski hatıralar ve günlük gelişmeler konuşuluyor.

Tekirdağ'da deprem alarmı!! Meslek Yüksekokulunda deprem tahliye tatbikatı yapıldı
Tekirdağ'da deprem alarmı!! Meslek Yüksekokulunda deprem tahliye tatbikatı yapıldı
İçeriği Görüntüle

Köyün sakin atmosferinde zaman geçiren vatandaşlar, bir yandan çaylarını yudumlarken diğer yandan eski Trakya köy kültürünün sohbet geleneğini yaşatıyor.

Çukurpınar12

KÖYLÜLERİN ORTAK ÇAĞRISI: “BU GÜZELLİKLERİ KİRLETMEYİN!”

Çukurpınar'da köylülerin en büyük isteği, bölgenin doğal güzelliklerinin korunması.

Mehmet Cinperi, özellikle piknik için gelen ziyaretçilerin çöplerini doğada bırakmadan ayrılmasını isterken, Muhtar Şenol Meriç aynı sorumluluğun köy halkı için de geçerli olduğunu vurguluyor.

Fasulyesi, ormanları, tarihî geçmişi ve Dupnisa Mağarası güzergâhındaki konumuyla Çukurpınar, doğa turizmi açısından önemli imkânlara sahip.

Ancak köyün en büyük zenginliği olan doğanın korunması, hem ziyaretçilerin hem de burada yaşayanların göstereceği duyarlılığa bağlı.

Bir zamanlar Sazara olarak bilinen, bugün Çukurpınar adını taşıyan Gacal Köyü'nün sakinleri, gelecek kuşaklara çöplerle kirlenmiş bir çevre değil, çocukluklarında hatırladıkları temiz Istranca doğasını bırakmak istiyor.

Fasülye

Muhabir: Nusret Odabaş