Çanakkale’nin Biga ilçesinden Çerkezköy’e gelen ve 2014 yılından bu yana Kızılpınar’da yaşayan Yasin Türk’ün mesaisi, birçok insan henüz uykudayken başlıyor.
Her sabah saat 05.30’da kalkarak yollara düşen Türk, Çerkezköy’ün sokaklarını, caddelerini ve çöp konteynerlerini tek tek dolaşıyor. Çöpe atılan, yeniden değerlendirilebilecek malzemeleri toplayarak geçimini sağlayan Yasin, yıllardır yaptığı iş sayesinde Çerkezköy esnafının büyük bölümünü de yakından tanıyor.
Kendi ifadesiyle Çerkezköy esnafının yaklaşık yüzde 90’ıyla tanışıklığı bulunan Yasin, sokaklarda artık birçok kişinin uzaktan bile tanıdığı bir isim haline gelmiş durumda.
ÇÖPTEN BULDUĞU MÜZİK SİSTEMİYLE ÇALIŞIYOR
Yasin Türk’ü sokaklarda benzer işi yapanlardan ayıran en dikkat çekici ayrıntılardan biri ise müziğe olan tutkusu.
Çöplerden bulduğu parçalarla kendisine bir müzik sistemi kuran Yasin, geri dönüşüm malzemesi toplarken müziğini de yanından eksik etmiyor.
Onun repertuvarında ağırlıklı olarak 1980’li ve 1990’lı yılların şarkıları var. Zaman zaman arabesk parçalar da Çerkezköy sokaklarında onun çalışma temposuna eşlik ediyor.
Yaptığı işin zor taraflarını müzikle hafiflettiğini anlatan Yasin, neşeli yapısının da kendisini ayakta tuttuğunu söylüyor. Müziğin kendisini motive ettiğini, gün boyunca daha keyifli çalışmasını sağladığını ifade ediyor.
SOKAKLARDA TANINAN BİR İSİM OLDU
Yasin’in müzik eşliğinde çalışması zamanla çevrede de dikkat çekmeye başlamış.
Vatandaşlardan ve esnaftan olumlu tepkiler aldığını belirten Yasin, insanların yaptığı işi takdir ettiğini söylüyor. Hatta zaman zaman vatandaşların kendisi ve geri dönüşüm arabasıyla fotoğraf çektirmek istediğini anlatıyor.
Çerkezköy sokaklarında yıllardır aynı tempoyla çalışan Yasin, yaptığı işi yalnızca geçim kapısı olarak değil, hayatının bir parçası olarak görüyor.
İnsanların kendisine gösterdiği ilgi ve memnuniyetin de çalışma isteğini artırdığını dile getiriyor.
EN ÇOK EKMEK İSRAFINA ÜZÜLÜYOR
Yasin Türk’ün sokaklarda her gün karşılaştığı bir manzara ise onu fazlasıyla rahatsız ediyor: çöpe atılan ekmekler.
Geri dönüşüm malzemesi toplarken çöp konteynerlerinde çok sayıda ekmek gördüğünü söyleyen Yasin, bu duruma tepki gösteriyor.
“Müslümanlara bu yakışmaz” diyerek ekmek israfına dikkat çeken Yasin, insanların tüketebileceği kadar ekmek alması gerektiğini düşünüyor.
Onun için çöpte gördüğü ekmek, yalnızca bir gıda atığı değil; emeğin ve nimetin boşa gitmesi anlamına geliyor.
“BEN EKMEĞİMİ ÇÖPTEN KAZANIYORUM, UTANMIYORUM”
Yasin Türk’ün en güçlü mesajlarından biri ise gençlere yönelik.
Çalışmanın ayıp olmadığını vurgulayan Yasin, gençlerin herhangi bir işi küçümsememesi gerektiğini düşünüyor.
“Ben ekmeğimi çöpten kazanıyorum, utanmıyorum” diyen Yasin, gençlere kendi ayakları üzerinde durmaları çağrısında bulunuyor.
Gençlerin yalnızca ailelerinin kazancına güvenmemesi gerektiğini savunan Yasin, “Baba parası yemeyin” sözleriyle de dikkat çekiyor.
Ona göre önemli olan yapılan işin adı değil, insanın kendi emeğiyle kazanç sağlaması.
“HER İŞİ YAPIN, HİÇBİR İŞE DUDAK BÜKMEYİN”
Yasin’in gençlere nasihati yalnızca çalışmakla sınırlı değil.
Gençlerin aile ekonomisine katkıda bulunmasını isteyen Yasin, yapılabilecek hiçbir helal işe burun kıvrılmaması gerektiğini söylüyor.
İş beğenmek yerine çalışmayı, üretmeyi ve kendi kazancını elde etmeyi tavsiye eden Yasin’in sözleri, sokaklardan gelen sade ama güçlü bir hayat dersi niteliği taşıyor.
O, işini saklamıyor, yaptığı işten utanmıyor ve emeğiyle ayakta durmaktan gurur duyuyor.
SABAH 05.30’DA BAŞLAYAN BİR HAYAT MÜCADELESİ
Yasin Türk’ün günü, birçok kişinin alarmı çalmadan başlıyor.
Kızılpınar’dan yola çıkarak Çerkezköy’ün farklı noktalarını dolaşan Yasin, bir yandan geri dönüşüme katkı sağlıyor, diğer yandan kendi geçimini temin ediyor.
Yanında arabası, üzerinde yılların emeği ve fonda sevdiği şarkılar var.
Çöpten bulduğu malzemelerle kurduğu müzik sisteminden yükselen 80’ler, 90’lar ve arabesk şarkılar eşliğinde çalışırken çevresine de neşe saçıyor.
Onun hikâyesi, Çerkezköy sokaklarında yalnızca geri dönüşüm malzemesi toplamanın değil; emeğin, kanaatin ve çalışmanın hikâyesi olarak dikkat çekiyor.
GENÇLERE SOKAKTAN GELEN HAYAT DERSİ
Yasin Türk’ün anlattıkları belki uzun cümlelerden oluşmuyor ancak mesajı oldukça açık:
Çalışmaktan utanma, işi küçümseme, ailene yük olma, ekmeğin kıymetini bil ve kendi emeğinle ayakta dur.
Çerkezköy sokaklarında her sabah yeniden başlayan Yasin’in mücadelesi de bu sözlerin en somut karşılığı oluyor.
“Ben ekmeğimi çöpten kazanıyorum, utanmıyorum” diyen Yasin’in gençlere bıraktığı mesaj ise kulaklara küpe olacak cinsten: Emeğin küçüğü olmaz.
HABER: NUSRET ODABAŞ