Edirne’nin Karaağaç Mahallesi’nde mayıs ayında toprakla buluşturulan biberler, aylar süren bakımın ardından hasat edildi. Üreticiler tarladan topladıkları ürünleri imece usulü iğne ve iple dizerek kurutma alanlarına taşıdı.
Üretici Tunahan Ule, Karaağaç biberinin geçmişten bugüne taşınan ata tohumundan yetiştirildiğini ve en önemli özelliğinin ince kabuklu yapısı olduğunu belirtti.
GÜNEŞ DEĞİL GÖLGEDE KURUYOR
Hasat edilen biberler doğrudan güneşe bırakılmıyor. Rengini ve yapısını koruması için gölgede, rutubetten uzak ortamlarda yaklaşık 1,5-2 ay boyunca kurutuluyor.
Üretim sürecinin büyük bölümü ise el işçiliğiyle yürütülüyor. Biberlerin toplanmasından ipe dizilmesine, askıya alınmasından depolanmasına kadar her aşama titizlik gerektiriyor.
1 TONDAN SADECE 70 KİLO ÇIKIYOR
Karaağaç biberinde kurutma sürecinin ardından ciddi miktarda fire oluşuyor. Yaklaşık 1 ton yaş biberden yalnızca 70 kilogram kuru ürün elde ediliyor.
Bu yıl yaş biberin kilogramı yaklaşık 150 TL’den satılırken, kuru Karaağaç biberinin kilogram fiyatı 3 bin TL seviyesine ulaştı.
İKİNCİ HASAT SOS İÇİN
Yılda iki kez hasat edilen Karaağaç biberinin ilk hasadı yeşil olarak kurutmalık değerlendiriliyor. İkinci hasatta kırmızıya dönen biberler ise acı sos yapımında kullanılıyor.
Edirne tava ciğerinin yanında özdeşleşen Karaağaç biberi artık kuru fasulye, nohut ve farklı yöresel yemeklerle birlikte tüketilmek üzere Türkiye’nin birçok noktasına gönderiliyor.