Tekirdağ’ın Saray ilçesine bağlı Safaalan Mahallesi’nde yaşayan Mehmet ve Neziha Kaçar çifti, 1980 yılında satın aldıkları yaklaşık iki dekarlık araziyi 46 yıllık emekle dört mevsim üretim yapılan bir yaşam alanına dönüştürdü. Sebzesinden meyvesine, kışlık yiyeceklerinden balına kadar ihtiyaçlarının önemli bölümünü kendi üreten çift, ata tohumlarını da saklayarak üretimi yıldan yıla sürdürüyor. 70 yaşındaki Neziha Kaçar’ın, “Daha bir kilo soğan, bir kilo fasulye almış değilim” sözleri ise toprağa dayalı yaşamlarının en çarpıcı özeti oluyor.
Doğal ve güvenilir gıdaya ulaşmanın her geçen gün daha fazla önem kazandığı günümüzde, Istranca ormanlarının eteklerindeki Safaalan Mahallesi’nde yaşayan Mehmet ve Neziha Kaçar çifti, yaklaşık yarım asırdır üretimin merkezinde olduğu bir yaşam sürdürüyor.
Kaçar çiftinin hikâyesi, 1980 yılında yaklaşık iki dekarlık bakımsız bir araziyi satın almalarıyla başladı. Aradan geçen 46 yılda kendi emekleriyle toprağı işleyen, su sorununu çözmek için çalışan, yeni toprak taşıyan ve fidanlar diken çift, bugün aynı arazide dört mevsim üretim yapıyor.
Domates, biber, patlıcan, salatalık, fasulye, soğan ve lahanadan yeşilliklere kadar çok sayıda ürün yetiştiren aile, bahçeden topladıklarını yalnızca yaz aylarında tüketmekle kalmıyor; salça, menemenlik ve turşu hazırlayarak kışlık ihtiyacını da büyük ölçüde kendi üretiminden karşılıyor.
BAKIMSIZ ARAZİYİ YILLAR İÇİNDE DÖNÜŞTÜRDÜLER
Mehmet Kaçar, araziyi satın aldıkları dönemde bölgenin bugünkünden tamamen farklı olduğunu belirterek, arazide yeterli suyun bulunmadığını, mevcut meyve ağaçlarının bakımsız kaldığını ve çevrede bugünkü yapılaşmanın olmadığını anlattı.
Eşiyle birlikte yıllar boyunca çalıştıklarını dile getiren Kaçar, “Burası böyle değildi. Suyu getirdik, toprağını yeniden yaptık. Dışarıdan toprak taşıdık. Çok güzelleştirdik” dedi.
Çevrede henüz evlerin bulunmadığı yıllarda buraya yerleştiklerini kaydeden Kaçar, “Burada inşaat yoktu. Köy arazilerinde hiç ev yoktu. İlk defa biz yaptık burayı. Şimdi her taraf doldu” ifadelerini kullandı.
TOPRAK DÖRT MEVSİM BOŞ KALMIYOR
Kaçar ailesinin üretim düzeninde mevsimler değişiyor ancak bahçedeki çalışma sona ermiyor. Yazın domates, biber, patlıcan, salatalık ve fasulyeyle dolan bahçe, bu ürünlerin hasadının ardından kışlık sebzelere hazırlanıyor.
Soğan, lahana, karnabahar, roka, yeşil soğan, dereotu ve marul gibi ürünler toprağa ekilirken, bir ürünün hasadı tamamlandığında aynı alan kısa süre içerisinde başka bir ürün için değerlendiriliyor.
Yaklaşık iki dekarlık arazide sebzelerin yanı sıra 6-7 ceviz ağacı ile 10-15 civarında fındık ocağı da bulunuyor.
“70 YAŞINDAYIM, BİR KİLO SOĞAN ALMIŞ DEĞİLİM”
Yıllardır kendi ürettiklerini sofralarına koyduklarını anlatan Neziha Kaçar, bahçenin yalnızca kendilerinin değil, çocukları ve torunlarının da ihtiyaçlarına katkı sağladığını söyledi.
Kaçar, “Yetmiş yaşındayım. Daha bir kilo soğan almış değilim, bir kilo fasulye almış değilim. Bu bahçeden çocuklarımızla kendimizi geçindiririz” sözleriyle üretimin aile yaşamındaki yerini anlattı.
Yazın elde edilen ürünlerin önemli bir bölümünü kış için hazırladıklarını belirten Kaçar, “Turşumu, yiyeceğimi, menemenliğimi hepsini bahçeden yaparım. Hiç dışarıdan bir şey almam” dedi.
Domates ve biberlerin odun ateşinde kaynatılmasıyla hazırlanan salça ve menemenlikler sayesinde yazın bahçede başlayan üretim, kış aylarında da sofrada devam ediyor.
KENDİ TOHUMLARINI KENDİLERİ ÜRETİYOR
Kaçar çiftinin yıllardır sürdürdüğü üretimin dikkat çeken bir başka yönünü ise tohumlar oluşturuyor. Domates, biber, fasulye, salatalık ve patlıcan başta olmak üzere çeşitli ürünlerin tohumları bahçedeki mahsullerden ayrılarak bir sonraki yıl için saklanıyor.
Tohumları temizleyip kuruttuktan sonra hangi ürüne ait olduklarını tek tek not eden aile, ekim dönemi geldiğinde bunları kendi oluşturdukları küçük seralarda fide haline getiriyor.
Neziha Kaçar, “Kendi tohumumu kendim üretirim. Tohumları alırım, yıkarım, temizlerim, saklarım. İsimlerini de yazarım. Fide zamanı geldiğinde onları tek tek fideleriz” diye konuştu.
Böylece bir yılın ürünü yalnızca sofraya gelmekle kalmıyor, içerisinden ayrılan tohumlarla bir sonraki üretim döneminin de başlangıcını oluşturuyor.
60-70 KOVANLA BAL ÜRETİYORLAR
Mehmet ve Neziha Kaçar’ın üretimi tarla ve bahçeyle de sınırlı değil. Yaklaşık 60-70 arı kovanına sahip olan çift, yıllardır arıcılıkla da uğraşıyor.
Kovanlardan elde edilen balın bir kısmı ailenin kendi ihtiyacı için ayrılırken, ihtiyaç fazlası bal ile bahçede yetiştirilen ürünler satılarak aile bütçesine ek gelir sağlanıyor.
Bahçeden fazla çıkan ürünleri pazarda değerlendiren aile, Safaalan’a gelen vatandaşlara da doğrudan satış yapıyor. Özellikle İstanbul ve çevresinden gelenlerin doğal ürünlere ilgi gösterdiğini belirten çift, ürettikleri ve hazırladıkları ürünlerin bölge dışına kadar ulaştığını ifade ediyor.
SEL EVLERİNE GİRDİ, TOPRAKTAN VAZGEÇMEDİLER
Kaçar çiftinin 46 yıllık üretim mücadelesi yalnızca bereketli hasatlarla geçmedi. Aile, 2006 yılında yaşanan yoğun yağışların ardından aynı yıl içerisinde iki kez selle karşı karşıya kaldı.
Suların evlerine kadar ulaştığı felaketin ardından bahçenin zarar gören bölümlerini yeniden ayağa kaldıran çift, taş ve toprak taşıyarak üretime devam etti.
Neziha Kaçar, yaşadıkları zorlu dönemi, “Biz buraya âşık olduk. Mehmet’le el ele verdik, ‘Yaparız’ dedik. Sel aldı, su evin içine kadar girdi. Yine vazgeçmedik. Taş getirdik, toprak getirdik, yeniden yaptık” sözleriyle anlattı.
DÖRT KIZLARINI BU BAHÇENİN BEREKETİYLE BÜYÜTTÜLER
Safaalan’daki iki dekarlık arazi, yıllar içerisinde yalnızca bir üretim alanı değil, Kaçar ailesinin yaşamının da merkezi oldu.
Dört kız çocuğunu büyütüp okutan Mehmet ve Neziha Kaçar’ın bugün yedi torunu bulunuyor. Yıllarca bahçeden elde ettikleri ürünlerle aile bütçesine katkı sağlayan çift, bugün de yetiştirdiklerini çocukları ve torunlarıyla paylaşıyor.
46 yıl içerisinde üç kuşağın anılarına ev sahipliği yapan bahçe, böylece üretimin yanı sıra Kaçar ailesinin geçmişi ile bugününü birbirine bağlayan bir yaşam alanına dönüştü.
“İNSAN SEVEREK YAPARSA BAŞARAMAYACAĞI BİR ŞEY YOKTUR”
İlerleyen yaşlarına rağmen üretmekten vazgeçmeyen Mehmet ve Neziha Kaçar, toprağın emek verildiğinde karşılığını verdiğine inanıyor.
Neziha Kaçar, yaklaşık yarım asırlık mücadelelerinin temelinde toprağa duydukları sevginin bulunduğunu belirterek, “Biz buraya âşık olduk. İkimiz el ele verdik, ‘Yaparız’ dedik. Yapmaya çalıştık. Allah da yardım etti. İnsan severek yaparsa başaramayacağı bir şey yoktur” dedi.
Yeni nesillere de üretmeleri ve topraktan kopmamaları yönünde mesaj veren Kaçar çiftinin Safaalan’daki yaşamında üretim takvimi hiç bitmiyor. Bir ürün hasat edilirken diğerinin hazırlığı başlıyor; sofraya gelen mahsulden bir sonraki yılın tohumu ayrılıyor.
1980 yılında bakımsız halde devraldıkları yaklaşık iki dekarlık araziyi 46 yıllık emekle bereketli bir üretim alanına dönüştüren Mehmet ve Neziha Kaçar, bugün de kendi tohumunu saklıyor, kendi sebze ve meyvesini yetiştiriyor, kışlığını hazırlıyor ve balını üretiyor.
Safaalan’da yaklaşık yarım asırdır devam eden bu yaşamın değişmeyen özeti ise aynı: Doğal yaşıyor, doğal üretiyor, doğal tüketiyorlar.
Haber : Sevim Bozkurt
Kamera : Murat Akbay