Bu son Suriye saldırısıyla şunu iyice anladık ki, İsrail asla normal bir devlet değildir.
Eski çağlarda mağaralarda, dağların yarık ve cablıklarında yaşayan kırk harami veya haydutlar olurdu. Bunlar gelip geçen kervancıların yolunu keser, taşıdıkları ticari eşyaları zorla alıp kervancıları da öldürürlerdi.
Aynı haydut veya haramilerin benzerlerinden, güvenlik ve asayiş sorunu yaşayan tüm ülkelerde vardı.
İsrail'in şu andaki tutumunu gördükçe aklıma tarihteki bu haramiler gelmektedir. Dünyada asayişi bozan, kargaşa ve korku ortamı yaratan İsrail, kanun nizam ve hukuk tanımadan bildiğini okumaya devam ediyor.
Bu soykırımcı haydut devletin beslendiği kaynağı herkes biliyor. Arkasında, başını ABD'nin çektiği güçlü Hristiyan devletlerin olduğu malumdur.
İsrail, bölgesinde ve hele etrafında güçlü bir devletin olmasını istemiyor. Son saldırılarıyla ne istediğini veya ne istemediğini bütün dünyaya ilan etti.
Türkiye, adım adım savaşa doğru çekilmek isteniyor. Bu ortamı yaratan Batı'dır. Şımartılan, kışkırtılan İsrail'in arkasında ABD ve Batı bir dağ gibi durmaktadır. Her Allah'ın günü gemiler ve tırlar dolusu savaş malzemeleri bu ülkelerden gitmektedir.
Eğer, Türkiye, İsrail ile bir savaşa girerse, Batı topyekün İsrail'in yanında yer alacaktır. Bunu bilmeyen yoktur. Bizim devlet adamlarımıza düşen görev itidali elden bırakmamaktır. İslam ülkelerini hazırlamadan ve bir savaşta yanımızda olmalarını garanti altına almadan girişilecek bir savaşta sonu hüsranla bitecek bir felakete düçar edilebiliriz!
Batı, Türkiye'nin ilerlemesini ve süper güç olmasını durdurmak için her yolu denemekten kaçınmayan bir tartışmanın içine girmiştir. Savunmada çıktığımız zirve onları hiç tasavvur etmediğiniz kadar ürkütüyor. Önümüzü kesmek için türlü türlü planlar, kumpas ve tezgahlarlar üretme aşamasındalar!
Her zaman belirtiyoruz. Batı tarafından Ortadoğu'da bölgesel güce geçit yoktur! Amerika ve Batı'nın çıkarlarını sekteye uğratacak ve İsrail'in güvenliğini tehlikeye sokacak hiçbir devletin büyümesini ve gelişmesini istemiyorlar.
Suriye'de oynanan oyunları bu çerçevede değerlendirmek lazımdır.
Müslüman ülkeler buna göre kartını almalı ve buna göre uzun vadeli strateji geliştirmelidir.