Emniyet Genel Müdürlüğünün 27 Nisan 2021’de yayımladığı 2021/19 sayılı “Ses ve Görüntü Kaydı Alınması” konulu genelgeye karşı açılan davalarda yargı süreci tamamlandı. Danıştay 10. Dairesi, 27 Aralık 2023’te genelgenin iptaline karar verirken iptal hükmü, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 27 Kasım 2024 tarihli kararıyla kesinleşti.

Türkiye Barolar Birliğinin açtığı ayrı davada da genelge 24 Aralık 2024’te iptal edildi. Danıştay, haberleşme ve basın özgürlüğü gibi temel haklara yönelik sınırlamaların genelgeyle değil, ancak kanunla getirilebileceğini vurguladı. Danıştay kararında⁠ düzenlemenin Anayasa’nın 7 ve 13’üncü maddelerine uygun olmadığı belirtildi.

25 ilde siber operasyon! Trakya da listede
25 ilde siber operasyon! Trakya da listede
İçeriği Görüntüle

ÇEKİM SERBESTİSİ SINIRSIZ DEĞİL

Karar, kamuya açık alanda görev yapan polislerin görüntüsünün yalnızca iptal edilen genelge gerekçe gösterilerek engellenemeyeceği anlamına geliyor. Ancak bu durum, her ses ve görüntü kaydının koşulsuz biçimde hukuka uygun olduğu sonucunu doğurmuyor.

Kayıt yapan kişinin polis müdahalesini veya güvenlik önlemlerini engellememesi, olay yerine tehlikeli ölçüde yaklaşmaması ve verilen kanuni talimatlara uyması gerekiyor. Kolluk görevlisinin görevini yapmasını fiilen zorlaştıran davranışlar, görüntü çekme hakkından ayrı değerlendiriliyor.

PAYLAŞMAK AYRI BİR HUKUKİ İŞLEM

Görüntünün kaydedilmesi ile sosyal medyada veya başka bir mecrada yayımlanması aynı hukuki sonucu doğurmuyor. Polislerin yanı sıra olay yerindeki vatandaşların, mağdurların ve şüphelilerin yüzleri, sesleri, isimleri, sicil bilgileri ve diğer ayırt edici unsurları kişisel veri niteliği taşıyabiliyor.

Kamu yararı bulunmadan yapılan, kişiyi hedef gösteren, küçük düşüren veya olayın bağlamını çarpıtan paylaşımlar; özel hayatın gizliliği, kişilik hakları ve kişisel verilerin hukuka aykırı yayılması kapsamında hukuki ya da cezai sorumluluk doğurabiliyor.

Her görüntüde polisin yüzünün kapatılmasını zorunlu kılan genel bir hüküm bulunmuyor. Buna karşılık kimliğin açıklanması haber açısından gerekli değilse yüzlerin, sicil bilgilerinin, araç plakalarının ve üçüncü kişilere ait ayrıntıların sansürlenmesi daha güvenli bir yayıncılık yöntemi olarak öne çıkıyor. Haber amaçlı yayınlarda ise kamu yararı, güncellik, doğruluk ve ölçülülük arasında denge kurulması gerekiyor. KVKK kararlarında⁠ da ifade özgürlüğü ile kişilik hakları arasında her olay özelinde değerlendirme yapılması gerektiği belirtiliyor.

Danıştay kararı, kamusal denetimin önündeki genelge engelini kaldırdı; ancak sosyal medyada teşhir veya hedef göstermenin önünü açmadı. Hukuka aykırılık iddiasını belgeleyen görüntülerin öncelikle yetkili makamlara sunulması, yayımlanacaksa da yalnızca kamu yararının gerektirdiği ölçüde kullanılması gerekiyor.

Haber / Selim Çoraklı

Muhabir: Aklı Selim - Selim ÇORAKLI