Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde düzenlenen programda konuşan ÇOSB Yönetim Kurulu Başkanı Eyüp Sözdinler, “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü vesilesiyle gecikmeli de olsa sizleri aramızda görmekten, burada ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyuyorum. Gazetecilik, yalnızca haber aktarmak değil, kamuoyunu doğru bilgilendirmek, toplumsal hafızayı diri tutmak ve demokrasinin sağlıklı işlemesine katkı sunmak gibi son derece önemli bir sorumluluğu da beraberinde getirmektedir. Özellikle yerel basın, yaşadığımız kentin ve bölgemizin sesi olma görevini büyük bir özveriyle yerine getirmektedir. Bunu da bizzat görüyorum. Sağ olun. Yaz kış demeden, çizmelerle, botlarla ne mücadeleler verdiğinizi görüyorum. Çok büyük emek sarf ediyorsunuz. O yüzden hepinize yürekten teşekkür ediyorum” dedi.
“BÖLGESEL GELİŞİMİN ÖNEMLİ PAYDAŞLARI OLARAK GÖRÜYORUZ”
Sözdinler, “Bizler, bölgemizin üretimi, istihdamı için sürdürülebilir kalkınmayı önceleyen bir anlayışla çalışmalarımızı sürdürürken, yaptığımız işlerin topluma zamanında, doğru ve şeffaf olarak ulaşmasının ne kadar önemli olduğunun da farkındayız. Bu noktada siz değerli basın mensuplarını yalnızca bir haber kaynağı değil, bölgesel gelişimin önemli paydaşları olarak görüyoruz. Şunu çok iyi biliyoruz ki yapılan işler anlatılmadıkça, doğru anlaşılmadıkça eksik kalır. Bu noktada sizlerle kurduğumuz ilişki bizim için son derece değerli ve önemli. Yerel gazetecilik, dışarıdan bakıldığında bazen yeterince görünmeyen ama bölgenin nabzını tutan çok kıymetli bir meslek. Sizler sadece haber yazmıyor, bu kentin, bu bölgenin hafızasını oluşturuyorsunuz. İyi günde de zor zamanda da sahada olan, sorunları takip eden de sizlersiniz” diye konuştu.
“ELEŞTİRİYE DE SORUYA DA ÖNERİYE DE İHTİYACIMIZ VAR”
Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi olarak özellikle öncelikli konularının olan altyapı hizmetlerine ilave olarak son dönemde yeşil dönüşüm, dijitalleşme ve sosyal sorumluluk başlıklarında önemli adımlar attıklarını kaydeden Sözdinler, “Attığımız önemli adımların yanında katılımcı firmalarımıza yönelik kurumsal çalışmaların kamuoyuna doğru bir çerçevede aktarılması, kurumsal güvenin güçlenmesine katkı sağlamaktadır. Bu sürecin sağlıklı ilerlemesinde yerel basının emeği ve katkısı da son derece kıymetlidir. Önümüzdeki dönemde de sizlerle açık, yapıcı ve karşılıklı güvene dayalı bir iletişimi sürdürmeyi umuyoruz. Eleştiriye de soruya da öneriye de ihtiyacımız var, özellikle bunu vurgulamak istiyorum çünkü ancak biz de böyle gelişebiliriz, hatalarımızı görebiliriz, varsa telafi yoluna gidebiliriz. Sizleri dinlemek, bölgeyle ilgili düşüncelerinizi ve beklentilerinizi duymak bizim için çok önemli. Bu vesileyle mesleklerini büyük bir sorumlulukla icra eden tüm gazetecilerimizin 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü’nü kutluyor, katılımınız ve katkılarınız için hepinize teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.
“BACALARDAN ÇIKAN EMİSYONLAR BİZİ DE RAHATSIZ EDİYOR”
Eyüp Sözdinler konuşmasının ardından gazetecilerin sorularını yanıtladı. Hava kirliliğinin sorulması üzerine konuşan Sözdinler, “Bacalardan çıkan emisyonlarla alakalı önlemlerimiz var ama yaptırım hakkımız maalesef yok. Yaklaşık 10 senedir her yıl TÜBİTAK’a hava ölçümleri yaptırıyoruz. Görüyoruz ki hava kalitemizde maalesef iyiye giden bir şey yok, iyileşme yok. Biz çok kritik noktalarda bu ölçümleri yapıyoruz. Çevreyi kirleten, kirlettiğini sandığımız fabrikaların diplerinde bu ölçümleri yaptırıyoruz. Eğer o değerlerde bir yükseklik görürsek hemen İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nü arayarak, burada derhal önlem almalarını, gerekirse fabrika kapatmasına kadar gitmelerini istiyoruz. İl Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Müdürlüğü’nün de personel eksikliği dolayısıyla çok sonuç vermiyor. Biz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi Yönetim Kurulu olarak bazen toplanıyoruz, çevreye çok fazla rahatsızlık veren fabrikalara bizzat gidiyoruz ve gittiğimiz 16 tane fabrikada filtre sistemlerini kurdurduk. Bu mücadelemize devam ediyoruz. Bu konuda çok haklısınız. Gerçekten bacalardan çıkan emisyonlar bizi de rahatsız ediyor” dedi.
“EKONOMİK SÜRECİN NE ŞEKİLDE İLERLEYECEĞİNİ KESTİREMİYORUZ”
“Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nde tekstil ile alakalı bir dönüşüm söz konusu mu?” sorusuna da cevap veren Sözdinler, “Ekonomik sürecin ne şekilde ilerleyeceğini kestiremiyoruz. Önümüzü göremiyoruz. Zaten biliyorsunuz Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi kurulurken, tekstil ağırlıklı bir bölge olarak kurulmuştu. O zaman 72 tane tekstil fabrikamız vardı ama o sayı gittikçe düştü ve karma bir sanayi bölgesine dönüştük. Şu anda da yaklaşık 40 tane tekstil fabrikamız kaldı. Maalesef geçen yıl içerisinde bunların içinde de kapanan fabrikalarımız oldu. Bazı fabrikalarımız da bildiğiniz gibi son zamanlarda Mısır’a gidiyorlar. Mısır, bizim kapasitemizi ne kadarını kaldırabilir mi orası da bir soru işareti. Ben eninde sonunda tekstilin tekrar ayağa kalkacağına inanıyorum” ifadelerini kullandı.
“KULLANDIĞIMIZ SUYUN YARISINI GERİ KAZANIP SANAYİCİMİZE VERMEK İSTİYORUZ”
“Çerkezköy’ün su sorunu var. Önümüzdeki süreçte Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi, su ile ilgili nasıl bir hamle yapacak?” sorusuna da cevap veren Sözdinler, “DSİ’nin bize yılda tahsis ettiği 30 milyon metreküp su miktarı var. Biz hayata geçirdiğimiz eylemlerle burada sulu sanayiye kesinlikle yıllardır müsaade etmiyoruz. Bunu düşüre düşüre 20 milyon metreküplere düşürdük. Son yıllarda kullandığımız su miktarı 14 milyon metreküpe kadar düştü. Su tasarrufu yapmak en önemlisi. Su kaynakları bulalım evet bu çözüm olabilir ama önce tasarruf edelim. Biz bu amaçla 2025 yılında geri dönüşüm projesi hazırladık. Atık suların ilk etapta yüzde 25’i, daha sonra yüzde 50’sini tekrar geri dönüştürmek üzere hazırladığımız projeyi bakanlığımıza sunduk, fizibilitelerimizi yaptık. Dün yasalaştı, yatırım programına girdi. En kısa zamanda bu dönüşüme başlayacağız. Hiç olmazsa kullandığımız suyun yüzde 50’sini geri kazanıp, sanayicimize vermek istiyoruz. Yani yeraltından çekmektense biz bu suyu kullanmak istiyoruz” dedi.
“YERALTI SULARINI KORUMAK ZORUNDAYIZ”
Yeraltı sularının giderek azaldığını ifade eden Eyüp Sözdinler, “Biz yeraltı sularını korumak zorundayız. Bildiğiniz üzere ‘Ergene Koruma Eylem Planı’ da var. O da zaten artık bilinçsiz kullanımına müsaade etmiyor. Biz suyun korunması için elimizden geleni yapıyoruz. Baraj projesi olduğunu söylediniz, doğru. Bir baraj projemiz var. 2005 yılında protokol imzaladık sene 2025 oldu aradan 20 yıl geçti. DSİ bize alanı kiraladı. Barajda her şeyi yine DSİ adına biz yapıyoruz. Birdenbire hiç beklemediğimiz bir sit alanı problemi ile karşılaştık. Orada 3 yıldır arkeolojik kazı çalışmaları yapıyoruz. 3 yıldır yaptığımız kazılarda kale duvarlarından başka elle tutulur hiçbir şey bulamadık. Hala devam ediyor kazı çalışmaları ve ne kadar süreceği de belli değil. Bizim zaten o zaman hesapladığımız bütçe ve maliyetleri şu an kat kat aşmış durumda. Bakanlık ve DSİ ile ‘ne yapabiliriz’ noktasında görüşmeler sağlıyoruz. Ortak mı götüreceğiz bu işi, çünkü konuyu sırf Çerkezköy Organize Sanayi Bölgesi’nin sırtına yıkmak ile baraj projesi hallolmuyor” dedi.
“SIK SIK BİR ARAYA GELİYORUZ”
Basın mensuplarının ‘Çerkezköy’ün sanayicisi ve siyasetçisi bir araya gelip ilçenin kanayan yaralarına merhem olamaz mı’ sorusuna cevap veren Sözdinler, “Biz mümkün oldukça hem siyasetçilerle hem kamu kurum ve kuruluşlarıyla hem vali bey ile kaymakamlar ile bir araya geliyoruz. Daha 15 gün önce de ‘Çerkezköy’ün sorunları nedir’ noktasında Çerkezköy Ticaret ve Sanayi Odası’nda bir araya geldik. İlçe otogarı, araç muayene istasyonu, okul gibi önemli hususları toplantılarda görüşüyoruz” dedi.
Haber / Gülveren ALTUNOĞLU