Kentte ilk olarak parti il binasını, ardından Edirne Belediye Başkanlığı’nı ziyaret eden Özel, trafiğe kapalı Saraçlar Caddesi’nde Edirnelilere seslendi. Özel’e, CHP Genel Başkan Yardımcıları ve milletvekilleri ile Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan ve ilçe belediye başkanları da eşlik etti. Mitinge Tekirdağ Büyükşehir Belediye Başkanı Dr. Candan Yüceer, bazı ilçe belediye başkanları, CHP Tekirdağ İl Başkanı Cenk Boduç ve bazı ilçe başkanları da katıldı.
Burada konuşan Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Özel, “Edirne, güzel Edirne. Canım Edirne. Meriç’le özgürlüğü, Tunca’yla kardeşliği, Arda’yla bereketi taşıyan Edirne. Hoş geldiniz hemşerilerim. Hoş geldiniz akrabalarım benim. Edirne’yi çok seviyoruz. Edirne’yi çok seviyoruz, Edirnelileri, akrabalarımızı çok seviyoruz. Bugün burada tam 76’ncı kez haksızlığa, adaletsizliğe, itiraz etmeye; seçtiklerimizin arkasında durmaya; Cumhuriyet’ten, Gazi Mustafa Kemal’in emaneti Cumhuriyet’le kazandığımız sandığa, seçme ve seçilme hakkına sahip çıkmaya geldik. 76’ncı mitingimize, 76’ncı eylemimize hoş geldin Edirne” dedi.
“OSMANLI’YA BAŞKENTLİK YAPAN, FATİH’İN DOĞDUĞU KENTTEYİZ”
Özel, şöyle devam etti: “Bugün bir serhat şehrindeyiz. Mimar Sinan’ın ustalık eseri Selimiye’nin gölgesindeyiz. Osmanlı’ya başkentlik yapan, Fatih’in doğduğu kentteyiz. Babasının vefatını duyunca üç kulhuvallah bir elham okuyan, beyaz atına atlayan, Edirne’ye doğru payitahta giderken Manisa’mdan ‘Beni seven arkamdan gelsin’ diyen Fatih’in şehrindeyiz. Haksızlığa direnecek miyiz? Seçtiklerimize sahip çıkacak mıyız? Cumhurbaşkanı adayımıza sahip çıkacak mıyız? O zaman beni seven arkamdan gelsin. Ekrem Başkan’ı seven arkamızdan gelsin. Size inanıyoruz, size güveniyoruz. Bugün burada bu güzel meydanda ki Filiz Başkan, artık Edirne’de bu meydan birilerine yeter ama bize yetmiyor, daha büyüğü lazım. Sığmıyoruz buraya. Bugün burada sizin karşınızda seçimlerde size emanet ettiğimiz, sizin de Edirne’yi ona emanet ettiğiniz, her iki Edirneliden birinin oyuyla gelen, şimdi bütün anketlerde memnuniyeti çok daha yukarılara getiren Filiz Gencan Belediye Başkanımızın misafiriyiz. Onu, size bu meydanda emanet etmiştim. O günkü il başkanımıza, bugünkü il başkanımıza, milletvekilimize, tüm ilçe başkanlarımıza ve örgütümüze, Atatürk’ün iki büyük eserinden biri Cumhuriyet Halk Partisi’nin canım örgütüne teşekkür ediyorum”
“FİLİZ BAŞKAN KISA ZAMANDA ÇOK İŞ YAPTI”
Edirne Belediye Başkanı Filiz Gencan’ın kısa zamanda çok iş yaptığını kaydeden Özel, “Filiz Başkan, 20 aydır görevde. Tabii her belediye başkanını izliyorum, her belediye başkanını takip ediyorum ama birkaçı var ki seçimden hemen önce gelip, kefalet koyup, emanet edip, seçimleri kazanan başkanlarımıza bilhassa bakıyorum. Edirne’ye gelirken baktım, ‘20 ayda bu Edirne’nin evladı, belediye meclis grubumuzla birlikte Edirne’ye neler yaptı?’ diye. Önümdeki liste hayli uzun. Ama Edirne, altyapı bekleyen Edirne, zorlukları ve güçlükleri olan Edirne, iktidarın yüzünü değil de sırtını döndüğü Edirne’de Filiz Başkan kısa zamanda 115 kilometre yol açmış. 71 bin metrekare parke taşı, 22 bin ton asfalt sermiş Edirne’ye. Kentin genelindeki içme suyu hatlarının tamamını yenilemeye başlamış, büyük kısmı bitmiş. Hızla sona geliniyor. Yılların sorunu bir 50 yıllığına çözülüyor. Yeni su kuyularıyla bizim sorumlusu olmadığımız, devletin yapması gereken ama yapmayınca, şehirler susuz kalınca dönüp de belediyelere suç atan bu anlayışa karşı yeni su kuyularıyla çalışıyor. Ve şehrin su sorununu belediye imkanlarıyla çözmeye uğraşıyor. Kent Lokantası var, Edirne’de açıldı, büyük ilgi görüyor. Halk Kafe var, büyük ilgi görüyor. Konak Edirne’de yepyeni bir yaşam alanı oluşturmuş. Doğal yaşam alanıyla, mama fabrikasıyla can dostları unutmamış. Belediye arazilerinde üretilen buğdayla, arpayla besicilere katkı sağlıyor, sahip çıkıyor. ‘Sıfır Atık Market’le geri dönüşüm atıklarını sosyal desteğe dönüştürüyor. Ve bir yandan da birileri bu işleri yapmasın diye, Bakanlara diyor ya ‘Silkeleyin bunları’ diye canlı yayında. Ne demek? ‘Belediyenin vergi borçlarını bir seferde alın. Faiziyle alın. Hepsini alın.’ O vergi borçlarının bu kadar iş yapılırken tamamı ödendi. O SGK borçlarının tamamı için karar alındı, imzalar atıldı, oylar verildi. Yani 20 ayda bu kadar altyapı, bu kadar sosyal belediyecilik, bunun yanında bütün borçlardan kurtulan Filiz Başkan’a bir yürekten alkış. Helal olsun ona, helal olsun ekibine. Tabii o bunları yaparken haksız saldırılara karşı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde onun arkasında Baran Yazgan kardeşim duruyor. Aslan gibi milletvekilimize bir yürekten alkış. Milletvekilinin, belediye başkanının yetiştiği yerde yaptığını anlatan, yetişemediği yerde gidip onun yerine orada olan, mücadele eden İl Başkanımız, örgütümüz var. Hepsine bir yürekten alkış alalım”
“KEPÇEYLE ALIP ÇAY KAŞIĞIYLA VERMEYE İMTİNA EDİYORLAR”
Özel, “Tabii biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak imkanlar dahilinde samimiyetle, var gücümüzle mücadele ediyoruz. Bir yandan biz bu şehrin evlatları olarak, bu şehre elden gelen katkıyı yapıyoruz. Ama bir yandan da seçim yaklaşınca bu şehirden oy isteyenler, seçimlerde buraya yüzünü dönenler, seçimden sonra yetki alıp, Ankara’ya gidince arkasını dönüyorlar. Bu öyle yandaş basına yalan manşet yaptırmakla, yerel basına onu, bunu yazmakla olmuyor. Öyle söylediğin sözün arkası dolu olsa, eleştirinin yeri olsa, burada başarı değil de bir eksiklik olsa bu meydan dolar mı böyle tıka basa? Ama öbür taraftan Edirne’nin Türkiye sanayisinden aldığı pay yüzde değil, binde 3. Türkiye ihracatından aldığı pay yüzde değil, binde 2. Şehirlere gidiyorsun, yüzde üçler, yüzde yediler, yüzde 11’ler konuşuluyor. Binde 2. 100 milyon doların üzerinde ihracat yapan bir tane firma yok. İlk bin ihracatçı firma içinde bir tane Edirne firması yok. Böyle olunca bu şehrin gençleri bu şehirde kalıyor mu? Hayır. Maalesef gençler zihinlerinde de valizleri toplamış, yüreklerinde de valizleri toplamış, geçinmek için bu şehirden ayrılıyorlar. Şehir küçülüyor, şehir yaşlanıyor. Maalesef buradan Türkiye Cumhuriyeti devleti 26 milyar lira vergi alıyor yılda, 10 milyar lira hizmet yapıyor. Alırken kepçeyle alanlar, verirken çay kaşığıyla vermeye imtina ediyorlar Edirne’ye. Bakın Halkalı - Kapıkule hızlı treni her seferinde ileri aldılar, en son 2024’te yani geçen sene bitecekti, şimdi 2028 diyorlar. Edirne - Lalapaşa uluslararası yol. Bunlar ‘Türkiye’de bütün ilçelerin arası duble oldu’ diyorlar. Uluslararası yolumuz var, duble yol değil. Keşan - Erez yolu 2,5 yılda 1,5 kilometre ilerledi. İki günde çöktü, perişan oldu gitti. Edirne, Osmanlı’ya başkentlik yapmış eşsiz bir kent. Yılda 5 milyon turist geliyor bu kente. Ama Selimiye Camii, Edirne’mizin gözbebeği koca Sinan’ın emaneti Selimiye Camii’ni perişan ediyorlardı. Başvurular yapıldı. Durduruldu. Yenisi yapıldı. Bir dizi beceriksizlik, bir dizi kötü niyet. Güya bunlar muhafazakar olacak. Sen koca Sinan’ın eserini muhafaza edemiyorsun. Bir de muhafazakar siyasetçiyim diye milletin duygularıyla oynuyorsun. Yazıklar olsun”
“TARSİM ÇİFTÇİYE DOST OLACAK, OLMAZSA DÜŞMANI BENİM”
Trakya’nın bereketin yuvası olduğunu ama sulama altyapısının hala tamamlanmadığını kaydeden Özel, “Şimdi Meriç’in suyunu organize sanayiye taşımak istiyorlar. Çiftçi zaten perişan, şimdi kuraklık tehdidi ile karşı karşıya. Ayçiçeğinde Edirne ve Trakya’daki verim kaybı yüzde 50’yi aşmış. Ben okudum, ziraat odalarının çalışmasından okudum; yüzde 50’yi aşmış. İpsala’da çeltik üretimi kuraklık yüzünden perişan oldu. Toprak Mahsulleri Ofisi almıyor. Bir ay önce 27 lira olan çeltik, 20 liraya düştü. Çünkü Ofis’i üreticinin arkasından çektiler. Buradan uyarıyoruz. Toprak Mahsulleri Ofisi böyle gün için vardır. Eskiden yazardı; ‘Ofis çiftçinin kara gün dostudur.’ Şimdi çiftçinin, çeltik üreticisinin kara günü bugündür. İpsala’nın kara günü bugündür. Ofis ortaya çıkacak, çiftçinin arkasında duracak yolu yok. Diğer yandan ‘Kuraklık sigortası yaptırın’, yaptıralım. TARSİM’e gidelim, parayı verelim. Parayı alırken böyle zevkle sayıyorlar, çekmeceye atıyorlar. Doğru değil mi? Bak bunun başına gelmiş. Sonra kuraklık oluyor, buğday düşmüş dekarında 60 - 70 kilograma. ‘Zarar ettim’ diyor, gidiyor TARSİM’e para almaya. ‘Sen 60 kilogram değil, 150 kilogram biçtin’ diyor. Bu diyor ki ‘Kardeşim benden iyi mi bileceksin, gel bak. 60 kilogram biçtim.’ ‘Ortalamaya bakarım, sen 150 kilogram biçtin.’ Parayı alırken böyle zevkle alan verirken titreyerek veriyor, değil mi? Gelince bu TARSİM sistemini hem devletin katkısını iki katına çıkarıp, hem de böyle uyanık tüccar gibi çiftçiyi yan bastıranın, kandıranın vallahi bundan sonra karşısında ben duracağım. TARSİM gelip hiçbirinizi yazarken, çizerken, öderken kandırmayacak. TARSİM çiftçiye dost olacak, olmazsa düşmanı bu kardeşiniz olacak. Söz veriyorum size. İçme suyu alarm veriyor. Kayalı Barajı’nda doluluk yüzde 6’ya düşmüş. Önlem almayan iktidar, şimdi demin dediğim gibi belediyeleri suçluyor. Gala Gölü’nde ve Ergene’deki kirlilik halen devam ediyor. Bizim vekil diyor ki ‘Eski Su İşleri Bakanı’ diyor… Veysel Bey’di değil mi? Veysel Eroğlu. ‘Ergene’de yüzecekti’ diyor. ‘Onu söylerseniz iyi olur’ diyor. Dedim ki ‘Bu espri çok yapıldı ama biz söylemeye utanıyoruz, bunlar sözünü tutmamaya utanmıyorlar.’ Ben daha ne diyeyim bu Ergene için? Eğitimde sıkıntı büyük. Yıkılan okullar, deprem için yıkılan okullar, deprem kaygısıyla güçlendirmenin kurtarmayacağı okullar yıkıldı, yerine yenilerini yapmamışlar” dedi.
“CİĞER HESABINDA DA 37 PORSİYON KAYIP VAR”
“Gittiğimiz şehirde, Malatya’da kayısıyı soruyoruz. Manisa’da üzüme bakıyoruz. Çukurova’da pamuk. Rize’de çay. Ordu’da fındık” diyen Özgür Özel, “Edirne’de ne yapalım? Buğdayı, çeltiği söyledim. Satın alma gücü için sadece bir yıllığına sordum, Edirne ciğeri. Geçen sene porsiyonu 240 liraymış. Doğru mu? Ciğerci var mı, direkt sorayım. Nerede? Ağabey, buğdaycı sensin, ciğerci sensin. Ciğer 240 liraydı, şimdi olmuş 400 bak. Kendi gösteriyor. 240 liralık ciğer geçen sene, bu sene olmuş 400. Geçen sene asgari ücrete vurdun mu, bir asgari ücret, 92 porsiyon ciğer alıyormuş. Bu sene bir asgari ücret, 55 porsiyon ciğer alıyor. Bakın bunların tutulacak yeri yok. Ciğer hesabında 92’ye 55. Bir yılda 37 porsiyon kayıp var. Bugün biraz ücretli bir porsiyon ciğer yemeye korkar, iki çocuğu, eşiyle birlikte gitse 2 bin TL’ye çıkacak oradan. Yapamaz. Ama orada bile bak bir porsiyon ciğere hasret, 37 porsiyon zararı var. Buğdayda aynı. Altında aynı, işte bu yüzden bu AK Parti gelip de bu meydanı doldurabilir mi bugün? Sizin yanınıza geliyorlar mı? Hatırınızı soruyorlar mı? İnsan içine karışıyorlar mı? Yazın serin, kışın sıcak salonlarda siyaset yapıyorlar. Milletle değil, kendi atıklarıyla toplantılar yapıyorlar. Sokaktan ve meydandan kaçıyorlar. Onun için buradan Edirne’den, Osmanlı’nın serhat şehrinden, Cumhuriyet’in gözbebeğinden, Gazi Mustafa Kemal’in hemşehrilerinin bağrından sesleniyorum: Artık AK Parti salonların partisidir. Cumhuriyet Halk Partisi meydanların, sokağın, milletin, halkın partisidir. Hiç salon partisi, sokağın partisini yenebilir mi? Salonların partisi Edirne’de milletin partisini yenebilir mi? Halkın partisini yenebilir mi? İnanın, biz haklıyız. Ahlaki üstünlük bizdedir, psikolojik üstünlük bizdedir. Meydanların enerjisi, çoğunluk enerjisi bizdedir. Biz kazanacağız, biz kazanacağız, biz kazanacağız” ifadelerini kullandı.
“ASLA VE ASLA TESLİM OLMAYACAĞIZ”
Özgür Özel, “Bir tarafta Ekrem Başkan, bir tarafta Ferdi ile Gülşah… Geçtiğimiz hafta pazar günü, daha altı gün önce Ferdi’den sonra Gülşah’ımızı da kaybettik Manisa’da. Ferdi Başkan zamanında da bu süreçte de Edirne’den hep dua duyduk, hep iyi dilekler duyduk. Hep birlikte uğraştık. Ama iki evladımız da maalesef aramızdan ayrıldı. Ben gösterdiğiniz bütün dayanışma için, bugün burada Gülşah Başkanımızın ve Ferdi Başkanımızın resimleri için ve bugün hem onlara sahip çıktığınız hem de onların ortak hayali olan Cumhuriyet Halk Partisi iktidarı için birbirinizin davasına sahip çıktığınız için, tek başına kurtulmak için değil de hep birlikte olmak için bu meydanı doldurduğunuz için hepinize yürekten teşekkür ediyorum. Hepiniz iyi ki varsınız. Biz ne yapacağız? Biz durmadan çalışmaya devam edeceğiz. Asla ve asla teslim olmayacağız. Bir kelime eksik konuşmayacağız. Bir adım geri atmayacağız. Bir santim eğilmeyeceğiz. Hepimiz bilmeliyiz ki biz bir kelime eksik konuşursak, bunlar bu milleti susturacak. Biz bir adım geri atarsak, bunlar bu milleti 100 yıl geriye götürecek. Biz bir santim eğilirsek, bunlar bu millete diz çöktürecek. Bunlara, sandıkla gelip de sonra sandığı kaçırmaya, sandıktan kaçmaya çalışanlara, sandıkla çıkanı Silivri’ye atanlara, iftira atanlara, haysiyet cellatlığı yapanlara ne arkadaşlarımızı ne bu ülkenin geleceğini teslim etmeyeceğiz” dedi.