☰
✕
Gündem

Canavar otu alarmı! Çiftçiye Orobanche uyarısı: Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli'de de tespit edildi!

Aydın’da domates tarlalarında tespit edilen “canavar otu” Trakya için de yabancı bir tehdit değil. Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’de özellikle ayçiçeği üretim alanlarında görülen parazit bitki, yoğunluğuna bağlı olarak ciddi verim kayıplarına yol açabiliyor.

Aydın’ın Buharkent ilçesinde domates üretim alanlarında tespit edilen ve üreticilere yönelik uyarı yapılmasına neden olan canavar otu, Trakya’daki çiftçiler açısından da dikkatle takip edilmesi gereken bitkiler arasında yer alıyor.

Bilimsel çalışmalarda, ayçiçeği canavar otu olarak bilinen Orobanche cumana türünün Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’deki ayçiçeği tarlalarında bulunduğu ortaya konuldu. Trakya’dan farklı yıllarda toplanan canavar otu örnekleri üzerinde yapılan araştırmalar, parazitin bölgede uzun yıllardır varlığını sürdürdüğünü gösteriyor.

AYÇİÇEĞİNİN KÖKÜNE TUTUNUYOR

Canavar otu, fotosentez yapamayan tam parazit bir bitki. Yaşamını sürdürebilmek için konukçu bitkinin köküne bağlanarak su ve besin maddelerini buradan karşılıyor.

Trakya’da özellikle ayçiçeğinde sorun oluşturan Orobanche cumana, bitkinin kök sistemine tutunarak gelişimini yavaşlatabiliyor ve verimi düşürebiliyor.

TEKİRDAĞ, EDİRNE VE KIRKLARELİ’DE TESPİT EDİLDİ

Trakya’daki bilimsel araştırmalarda Tekirdağ, Edirne ve Kırklareli’nin ayçiçeği üretim alanlarından canavar otu örnekleri toplandı.

2003-2016 dönemini kapsayan araştırmada, yıllar önce toplanmış bazı canavar otu tohumlarının uzun süre sonra bile çimlenme ve duyarlı ayçiçeği çeşitlerini enfekte etme özelliğini koruduğu görüldü.

Bu durum, bulaşık tarlalarda mücadelenin yalnızca bir üretim sezonuyla sınırlı tutulmaması gerektiğini ortaya koyuyor.

VERİM KAYBI YÜZDE 100’E KADAR ÇIKABİLİYOR

Canavar otunun verdiği zarar, tarladaki bulaşma yoğunluğuna ve ekilen çeşidin dayanıklılığına göre değişiyor.

Bilimsel çalışmalar ve tarımsal yayınlarda canavar otunun hassas çeşitlerde ciddi ürün kayıplarına yol açabildiği, bazı ağır bulaşma koşullarında verim kaybının yüzde 100’e kadar çıkabileceği belirtiliyor.

Parazitin köke bağlanması sonucu ayçiçeğinde gelişme geriliği, zayıflama ve verim düşüşü görülebiliyor.

TRAKYA’DA DAYANIKLI AYÇİÇEĞİ İÇİN ÇALIŞMA YÜRÜTÜLÜYOR

Edirne’de faaliyet gösteren Trakya Tarımsal Araştırma Enstitüsü de canavar otuna karşı dayanıklı ayçiçeği çeşitlerinin geliştirilmesi için çalışmalar yürütüyor.

Tarım ve Orman Bakanlığına bağlı enstitüde her yıl yaklaşık 10 bin genetik materyal üzerinde deneme yapılarak canavar otuna dayanıklı çeşitlerin belirlenmesi amaçlanıyor.

Bu çalışmalar, parazitin Trakya ayçiçeği üretimindeki önemini de ortaya koyuyor.

TEK BİR MÜCADELE YÖNTEMİ YETERLİ DEĞİL

Tarım ve Orman Bakanlığının canavar otu konusunda yaptığı değerlendirmelerde, yalnızca tek bir mücadele yönteminin yeterli olmadığı vurgulanıyor.

Dayanıklı çeşit kullanımı, münavebe, uygun toprak işleme, bulaşmanın başka tarlalara taşınmasının önlenmesi ve gerektiğinde farklı mücadele yöntemlerinin birlikte uygulanması öneriliyor.

Ayçiçeği tarlalarında kullanılacak mücadele yönteminin ise canavar otunun türüne, yoğunluğuna ve üretim sistemine göre belirlenmesi gerekiyor.

TARLALAR DÜZENLİ KONTROL EDİLMELİ

Uzmanlar, üreticilerin tarlalarını özellikle bitkinin gelişme ve çiçeklenme dönemlerinde düzenli kontrol etmesinin önemine dikkat çekiyor.

Ayçiçeğinin kök çevresinde yapraksız, açık kahverengi veya morumsu saplar görülmesi canavar otu bulaşmasının işareti olabiliyor. Tohum oluşturmadan önce alınacak önlemler, sonraki yıllardaki bulaşma riskinin azaltılmasına yardımcı olabiliyor.

TRAKYA ÇİFTÇİSİ İÇİN CİDDİ RİSK

Türkiye’nin en önemli ayçiçeği üretim merkezlerinden olan Edirne, Tekirdağ ve Kırklareli’de canavar otu yeni ortaya çıkan bir sorun değil.

Ancak parazitin uzun süre toprakta canlı kalabilmesi, yeni ırklar geliştirebilmesi ve hassas ayçiçeği çeşitlerinde ağır verim kayıplarına yol açabilmesi nedeniyle üreticilerin tarlalarını yakından takip etmesi büyük önem taşıyor.

Canavar otu görülen alanlarda rastgele ilaçlama yapmak yerine İl ve İlçe Tarım ve Orman Müdürlüklerinden teknik destek alınması, tarlaya ve kullanılan ayçiçeği çeşidine uygun mücadele yönteminin belirlenmesi gerekiyor.