☰
✕

"BUNLAR, BUNLAR, HEP BUNLAR"

Cumhurbaşkanlığı makamı;

Devletin başıdır. Bu sıfatla Cumhuriyeti ve Milleti'nin birliğini temsil eder.

Her zaman ama özelikle bayram günlerinde vereceği mesaj da, temsil edilen milletin birliğine uygun olmalı. Sayın Cumhurbaşkanı,

"Birlik, beraberlik, kardeşlik, dostluk, dayanışma duygularının en üst düzeyde idrak edildiği bayram günlerini, hep birlikte, manasına uygun şekilde yaşayacağımıza inanıyorum" şeklinde bir mesaj yayınlamış bayramın birinci günü.

Çok güzel bir mesaj.

Çok şık.Tabii  kağıt üzerinde..

Bayram'ın ikinci günü, başka bir beyanat geliyor Sayın Cumhurbaşkanı’ndan.

Diyor ki; " Çanakkale’de şehitlerimizin yattığı topraklarda ana muhalefet partisinin yaptığı toplantıda nelerin olduğunu gördünüz.

Onlar hep bu anlayışla yürüdüler. 

Bunlar değil miydi bizim camilerimizi ahıra çeviren. ""

15 yıl evvel açılan defterin,ilk sayfalarını hızla  geçip,asıl okumak istediklerini okuma tekrarı,yani eski hikaye..Defter dedim dikkat ederseniz kitap demedim.

Boş bir deftere bir şey yazmak kolay, okutmak havuçları göstererek daha da kolaydır.

Ben CHP'lilerin yerinde olsam,

Karamanda Ensar Vakfında tecavüz edilen 45 öğrenci olayının ardından, siz değil miydiniz "şimdi Ensar olma vaktidir"diyen..

"Bir defadan bir şey olmaz"diyen..

Siz değil miydiniz?diye sorardım ..

Içki içenlerin, içki içmeleri kendi tercihleri, ama zaman ve mekân konusunda  hata yapmışlar, ilgililer de gerekeni yapmışlar.

Mevzu burada içki değil zaten.Keşke o kadar basit olsa..

İnsani bir hata ayrıca el kadar çocuklara tecavüz etme insafsızlığında ve sapkınlığında olmayan bir hata.

Ensar dediğiniz vakıf baştan sona Akp'li..

Hitlerin GOBBELS'i ni duyan çoktur.

Onun propaganda prensiplerinden biri şöyledir: "Amacınız doğru söylemek değil etkilemektir"

Bir diğeri: ‘’Bir şeyi ne kadar uzun süre tekrarlarsanız, insanlar o kadar fazla inanır’’

Bir tane daha: ‘’Halk büyük yalanlara küçük yalanlardan daha çok inanır’’

Son bir tane: ‘’Sadece bir rakibine odaklan. Kötü giden her şeyin hesabını ona yükle’’

Olan ve olagelen budur.

Bir de şu Malatya'da Hollandalılara sattığınız, çatır çatır yıkılan camiye sıra gelse.

Ya da Menderes'in yıktırdığı onlarca "ecdat"camisine.

Cami sadece dozerle mi yıkılır?

Camiler, içinde siyaset yaptığınızda yıkıldı.

Kapılarında ihale pazarlıkları yaptığınızda yıkıldı.

Saf tutanları, bozgunculuk yaparak ayırdığınızda yıkıldı.

Diyanet'in"öz kızına şehvet duymak haram değildir"fetvasından sonra yıkıldı.

Zaten bu hale gelmiş camileri peygamber yaşasaydı bizzat kendisi yıktırırdı.

"Ya olacağız, ya öleceğiz"demiş sayın cumhurbaşkanı mesajının sonunda.

Bu kafayla "olacağımız" yok, epey öleceğiz galiba..

Ayrıca o laf öyle değildir.

Atatürk net söylemiş;

"Ya istiklal, ya ölüm"

Berisi, hava civa ve mugalata..

"Bunlar bunlar hep bunlar suçlu"

Selam ve umut ile...