Duvarda büyük harflerle "Bu yazıhaneden kim bilet alırsa yüzde 10 indirim alır" diye yazıyordu. Bize de indirim yapılmasını istedik. "Hayır" olmaz dediler. "Mademki indirim yapmayacaksınız, bu yazıyı neden duvara astınız?" diye sorduk. Bu indirimi yapmıyorsunuz bari emeklilere tanınan %15’lik indirimden yararlandırın, dedik. Ne yaptıysak kabul ettiremedik. Otobüs saati gelmek üzereydi. Bu saatten sonra yazıldığımız otobüsten başka bir otobüsün olması da mümkün değildi. Hak aramak gerçekten çok zordur. Şair arkadaşım hakarete uğradı. Hırpalandı. Birkaç kişi tarafından etrafı sarıldı. Şahsi gayretim olmasaydı mutlaka dövülecekti. Aslında arkadaşım boksördü. Vurduğunu devirebilirdi. Ok yaydan çıkmadan bir şeyler yapmalıydım. Maalesef bu memlekette herkes istediği gibi at oynatıyor. Ne polisten korkuyorlar ne de kolluk güçlerinden... Polis çağırdık netice alamadık. Firma bizi gecenin o saatinde bırakıp gitti. Hatta "Otobüse binerseniz yolda aşağı atarız" diye tehdit ettiler. Zor anlar yaşadık. Gezimiz ve tatilimiz zehir oldu. İnsanımızın haydutluğuna içim yanıyor. Bu legal çalışmalar bir sürü firmada ne yazık ki boy gösteriyor. Ulaşımda emeklilere indirim keyfe keder uygulanıyor. Kimi firma uyguluyor, kimi firma da emeklilere kan kusturuyor. Oteller de öyledir. Yasalar sanki çiğnenmek için vardır. Bu ülkenin çivisini çıkaran yine bu ülkenin insanlarıdır. Kimse üstüne düşen vazifeyi yapmak istemiyor. "Benim işim olsun da isterse memleket batsın" mantığından bir türlü kurtulamadık. FAHRETTİN MASUM BUDAK