☰
✕

BU NASIL BİR CÜRETTİR?

Suriye Cumhurbaşkanı Ahmet Şara, Suriye'de yaşayan Kürtlere yönelik birtakım haklar vererek, onların Suriye'nin asli unsuru olduğunu, bu sebeple okullarda Kürtçenin eğitimde ikinci bir dil olarak okutulacağını açıklaması dünya kamuoyunda müsbet bir gelişme olarak değerlendirildi.

Bu haklı ve sevindirici gelişmenin Türkmenlere de uygulanacağını sanarak epeyce umutlanmış ve bunun mutlaka arkasının geleceğini sanmıştık. Ancak gelen haber ve duyumlara bakılırsa Ahmet Şara, Türkmenleri bu haktan mahrum edeceğine dair işaretler vermektedir.

Suriye itikat ve kültürde farklı bir ülkedir. Ancak ırksal olarak üç asli unsurdan meydana gelmektedir. Bunlar Araplar, Türkmenler ve Kürtlerdir. Suriye'nin sahibi bu üç millettir.

Ahmet Şara, Suriye'nin başına geçer geçmez Muaviye kurnazlığına baş vurup Suriye'yi, "Suriye Arap Cumhuriyeti" yaparak tüm siyasal çevreleri yanıltmış oldu. O da halefi Beşar Esat'ın "Alevilik" adı altında Arapçılık yaptığının aynısını yapmaya başladı. Esat "Aleviliği" kullanarak "Arapçılık" yapıyordu. Bu da "Sünniliği" kullanarak Arapçılık yapıyor.

Türkmenlerin hakkı olan dil ve eğitim özgürlüğü verilmediği için Türkmen Savunma Bakan Yardımcısı Fehim İsa görevinden istifa etti. Cumhurbaşkanı Ahmet Şara gelip hazıra konduğu makamını sadece Araplara hizmet etme aracı olarak kullanamaz. Kimse ve hiçbir yetkili Türk milletine karşı "Emevicilik" oynayamaz. Bugün Türkiye olmasaydı, Suriye olmazdı. Türkmenler de cansiperane mücadele etmeseydi Şara ve ekibi gelip o koltuklara kurulamazdı.

Buradan Türkiye Cumhurbaşkanı'na ve Cumhur İttifakı ortağı Sayın Devlet Bahçeli'ye seslenmek istiyorum. Suriye ve Suriye halkı sizlerin sayesinde bugünkü seviyeye gelmiştir. Sizler olmasaydınız ve bu yönde sağlıklı bir politika izlemeseydiniz Suriye'nin devlet olması mümkün değildi. Yıllardır Türk milleti, dişinden tırnağından topladığı tasarruflarla Suriye göçmenlerini ayakta tutmaya çalıştı. Deyim yerindeyse onlara Ensar muamelesi yaptı. Ekmeğini, sofrasını ve evini paylaştı. Mükafatı bu olmamalıydı? Türkmenler de tıpkı Kürtler gibi silaha mı sarılsaydı? Türkmenler silaha sarıldı ama Suriye'nin yeniden kurtuluşu ve kuruluşu için sarıldı. Yine söylüyorum, mükâfatı bu olmamalıydı?

Bu haksızlığa karşı Türkiye sesini yükseltmeyecek mi? Sayın Şara, kimse sizden merhamet ve insaf istemiyor. Sadece vicdan ve adalet istiyor. O topraklara aynı tarihlerde gelip yerleşen Türkmenleri yok sayamazsınız! Aklınızı başınıza alın! Amerika'yı, İsrail'i memnun etme uğruna Türkiye'nin dostluğuna darbe vuramazsınız! Yeni bir Baas'ın doğuşuna kimse izin veremez! "Emevicilik" oynama sırası değildir. Türkmenleri "Mevali" olarak göremezsiniz. Bu çağ o melun çağlardan biri değildir.

Sayın Şara; Türkmenler sizin marabanız, Mevaliniz değildir. Sizinle birlikte Suriye'nin asli unsurudur. Dara ve yere düştüğünüzde elinizden tutup kaldıran bir toplumdur. Eğer bir hak varsa -ki vardır- bu hakkı düzgün veriniz. Adaletten ve hukuktan ayrılmayınız!

FAHRETTİN MASUM BUDAK