☰
✕

BİZLER BU FİLİMLERİ ÇOK GÖRDÜK

Son günlerde birkaç koldan yapılan saldırıları ibretle takip ediyoruz. İşin ucunu bir yere dayamak isteyenler elbirliği etmişcesine cepheyi geniş tutmaya çalışıyor. Bütün mesele nedir biliyor musunuz? Bütün mesele MHP ile Ülkü Ocakları'nı bu menfur ve kalleş olayın içinde gösterebilmektir. Bizler bu filimleri çok gördük! Sinan Ateş, şehit edildiği gün hiç kimse kılını kıpırdatmazken, daha doğrusu olayın şokunu üzerinden atamazken, ben hemen elime kalemi alıp cinayetin üzerine gitmeye çalıştım. Hemen teferruatlı bir makale yazarak harekete geçilmesine katkı sağladım. Ama bunu aynı günüsü yazdım ve ertesi sabah sayfamda paylaştım. Bu konuda sayfam ortada ve herkese açıktır. Merhum Sinan Ateş'in cenaze merasininin bir mesaj niteliği taşıması ve kazanması için elimden geleni yaptım. Cenazeye hastalandım gidemedim ama daha sonra bizzat arkadaşımız olan Taşmedreseli babası merhum Musa Bey'in evine gidip başsağlığı diledi.Oradan kalkıp mezarsanlığa gittik. Yasini Şerif okuduk.Bunu Tekirdağ'dan giderek yaptım. Sinan Ateş, Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış bir kardeşimiz, ülküdaşımız ve akademik kariyeri olan bir insanımızdı. Bu olay, sadece benim değil, eminim ki, tüm ülkücülerin ve tüm camianın yüreğini yakmıştır.Hepimiz de biliyoruz ki, olayı planlayanların maksadı açıktı. Gaye, Başkan Sinan Ateş'i sindirmek, pasifize etmek ve korkutmaktı. Ancak eylem anında Sinan Ateş'in daha atik davranıp silaha sarılması eylemciyi korkutmuş ve o andaki panikle öldürme fiili gerçekleştirilmiştir. Ülkü Ocakları Genel Başkanlığı yapmış bir şahsiyeti öldürmek için bir adamın ya delirmiş olması lazım ya da çıldırmış olması lazımdır. Bu kancık ve alçaklar, altlarından kalkamayacakları bu menfur olayı yaparak hepimizi derinden yaraladılar.Kalleşlerin yakalanması ve içeriye atılması hepimizin tesellisi oldu. Olayla ilgili 22 kişi şu anda içeride tutukludur. Mahkemeye çıkacakları günü bekliyorlar.Devlet bunların üzerine gidiyor. Aile bunların üzerine gidiyor. Bizler bunların üzerine gidiyoruz. Burada kim suçluysa cezasını çekecektir. Bakıyorum da, muhalifler, muarızlar, solcular, komünistler, bölücüler bu konuda birleşmiş ve Sinancı kesilmişler! Bizimkiler de bunların kuyruğuna takılmış!..Amerika, Avrupa ve tüm işbirlikçiler olayı şahıslardan ziyade, kurumsal kimliğe; MHP ile Ülkü Ocaklarına bağlamak istiyor. İstismarın ardı arkası kesilmiyor. Cellatlarla Deccallar kol kola vermiş, koskoca camiaya kan lekesi sıçratmaya çalışıyor.Kerbela'da Hz. Hüseyin'i katledenler de güya müslümandı. Ama tarih onları bu iğrenç eylemlerinden dolayı cezalandırdı. Müslümanlıktan dışarı attı. Hem bu dünyada hem de o dünyada rahat yüzü görmediler! Bunlar da öyle olacaktır Ucu nereye dayanırsa dayansın kurtuluş yoktur. Bu ağır yükü Yezid ve arkadaşları "Ahır menşere" kadar sırtlarında taşıdıkları gibi bunlar da sırtlarında taşıyacaktır. Hülasa demem o ki, kurumsal kimliğe, husumet ordusu gibi saldıranlara fırsat vermeyin. Mankurtlaşmış ve sünepeleşmiş üç beş kişinin münferiden yapmış olduğu bu alçak eylemi koskoca bir camiaya mal etmeye kalkan niyeti bozuk güruhlara kapı aralamayın! Suçlamaya kalkmayın ve bu durumdan vazife çıkarıp MHP'yi ve Ülkü Ocaklarını töhmet altında bırakıp Türk Devletine zarar vermeyin. Hukuk, yargı ve emniyet her şeye hakimdir. Suçlular, suça iştirak edenler ve suça teşvik edenler er yada geç meydana çıkacaktır! FAHRETTİN MASUM BUDAK