☰
✕

BİRLEŞMİŞ MİLLETLER'DE AZERBAYCAN

Birleşmiş Milletler’in 81. Genel Kurulu’nda, soykırımcı Binyamin Netanyahu’nun kürsüde konuşması sırasında Kuzey Azerbaycan temsilcisinin oturumu terk etmeyip Netanyahu’yu dinlemesi, Türkiye’de ve bazı İslam ülkelerinde büyük tepki topladı.

Kuzey Azerbaycan’ın Genel Kurul’daki oturuşuna çok üzüldüm. Temsilci sanki “Benim burada ne işim var?” der gibiydi. Ancak bu toplantıyı terk etmeyen sadece Azerbaycan değildi. Orada Netanyahu’yu tıpış tıpış dinleyen Arap ülkelerinden Birleşik Arap Emirlikleri, Bahreyn ve Fas da vardı. Türkiye’de kimse onları Azerbaycan kadar eleştirmiyor.

Bu madalyonun bir yüzü.

Madalyonun ikinci yüzüne gelince; dünya siyasi arenasında Türkiye’den sonra Azerbaycan’ı Karabağ’da en fazla destekleyen devletlerin başında gelenlerden biri İsrail’dir. Azerbaycan, Filistin konusunda kısasa kısas uygulamaktadır.

Karabağ 30 yıl işgal altında kalırken aynı Filistin, Arap ülkeleriyle beraber Ermenistan tezlerini savunuyordu. Bir milyondan fazla Karabağ kaçkını yollarda, vagonlarda, açık arazilerde ve Bakü’nün banliyölerinde yatıp kalktığı dönemlerde Filistin Devlet Başkanı Ermenilere methiyeler diziyordu.

Azeri Türkü’nün sel olup akan kanı acaba kan değil miydi?

Ermeniler oluk oluk Türk ve Müslüman kanı akıtırken Filistin Devleti maalesef Ermenileri destekleyici beyanatlar veriyordu.

Unutmayın ki Azerbaycan, bu aleyhteki açıklamaları zamanı geldiğinde yüzlerine vurmak için arşiv dosyalarına not etmeye devam ediyordu.

Tarihin hangi döneminde Filistinliler Türkleri desteklediler?

Bu soruyu sorma hakkımız yok mu?

Yanlış konuşuyorsam açsınlar arşivleri, ispat etsinler.

Libya hariç, onlardan hiçbir zaman doğru dürüst bir destek görmedik. Ama Türkler, onların tam tersine, devamlı onların arkasında durdu. Çünkü Türkler, zalimi görünce hiçbir çıkar gözetmeden mazlumun yanında saf tutmayı yüksek ahlakının ve adaletli tutumunun bir gereği saymıştır.

Zira Filistin’in, Gazze’nin masum çocuklarının mustazaf durumunu herkesten çok Türkiye bilmektedir.

Türkiye liderliğe oynayan bir ülkedir. Türk cihan hâkimiyeti mefkûresi bunu mecbur kılmaktadır. Ayrıca Filistin ve Filistin halkı, Türkiye’den kopartılmış bir parçadır.

Azerbaycan gibi nispeten zayıf bir devletin böyle bir derdi yoktur. O devlet zaten zor ayakta duruyor. Bir tarafta Kafkasları ele geçirmek için Rusya’nın tazyikini görürken, diğer tarafta Güney Azerbaycan korkusundan dolayı İran’ın baskısını hissediyor. Bu şartlarda kendisine iyilik yapanları unutabilir mi?

Uluslararası politik münasebetlerde Filistin, Türklerin ve Türkiye’nin politikalarına hiçbir zaman olumlu bir yaklaşım sergilemedi.

Kıbrıs’ta Rumların kuyruğuna takılıp gittiler!

Ege’de Yunanistan’ın tezlerini ağızlarına sakız etmekten çekinmediler!

Özellikle Ermenilerin sözde soykırım iddialarını Batı mahfillerinde, âdeta bir Ermeni diasporası gibi savunmaktan utanmadılar!

Kuzey Azerbaycan bağımsız bir ülkedir. Kendi derdiyle dertlenen bir ülkedir. Tarihini, jeopolitik ve jeostratejik yapısını bilen bir ülkedir. Tarihî hafızasını çok net koruyan bir ülkedir. Çıkarlarını da dikkate alan bir ülkedir.

Türkiye ile İsrail savaşa tutuşursa Azerbaycan kimin yanında yer alacak?

Böyle uçuk kaçık sorular sorulur mu?

Bu soruları sormak ya akılsızlıktır ya aptallıktır ya da öküzün altında buzağı aramaktır.

Azerbaycan bir Türk devletidir. Elbette Türk devletinin yanında yer alacaktır. Türkiye durup dururken, İsrail’in veya başka bir ülkenin yanında yer alacak bir tane Azeri Türkü göstersinler, ben harakiri yaparım.

Bu kadar açık ve net konuşuyorum.

Ortada ne fol var ne yumurta; “Bu tavuk nasıl doğdu?” diye tutturuyorlar!

Sanki İsrail Türkiye’ye saldırdı da Azerbaycan İsrail’e destek verdi gibi bir algı yaratıyorlar. Ortada böyle bir şey var da bizim mi haberimiz yok?

Hainlere, gafillere ve işbirlikçi ajanlara inat, Azerbaycan ile Türkiye’nin kardeşliği ve soydaşlığı ilelebet sürüp gidecektir.

Azerbaycan ile stratejik ortaklığımız, Şuşa Beyannamesi ile de müttefikliğimiz vardır.

Kim istemez ki Azerbaycan ile Türkiye, milletlerarası bir konuda aynı düşünmesin?

Ama iki bağımsız ülkenin kendine göre iç ve dış problemleri vardır. Bu problemlere göre davranmak onların da hakkıdır.

Biz “iki devlet, bir millet” değiliz.

Biz yedi devlet, bir milletiz.

Herkes buna göre konuşsun, buna göre yazıp çizsin!

Azerbaycan, Karabağ’da rüştünü ispat etmiş ve kendi ordusuyla kendi namusunu kurtarmıştır. Elbette kardeşleri de onlara yardım etmiştir.

Azerbaycan da Türkiye de tarih boyunca zor anlarında birbirlerinin yardımına koşmuşlardır.

FAHRETTİN MASUM BUDAK