Istranca Dağları’nın yemyeşil ormanları arasında yüzyılların izlerini taşıyan tarihi yapılar sessizce yok oluyor.
Vize’nin Balkaya ve Kömürköy çevresinde bulunan ve yöre halkının geçmişten bugüne “kaleler” olarak bildiği dört taş yapıdan yalnızca birinin önemli bölümü ayakta kalırken, diğer üçü büyük ölçüde yıkılmış durumda.
Köylüler, yıllardır gördükleri bu tarihi mirasın her geçen gün biraz daha kaybolmasına üzülüyor.
DÖRT KALEDEN ÜÇÜ VİRANEYE DÖNDÜ
Bölge halkının büyüklerinden aktardığı anlatımlara göre kalelerin geçmişi Cenevizlilere kadar uzanıyor.
Daha sonraki dönemlerde bu yapıların çevreyi gözetlemek ve yangınları haber vermek amacıyla kullanıldığı anlatılıyor.

Ancak yıllar geçtikçe kalelerin işlevi tamamen değişti. Yakın geçmişe kadar bazı köylülerin yapıları hayvanlarını barındırmak amacıyla kullandığı belirtiliyor.
Bugün ise dört yapıdan üçünün duvarlarının büyük bölümü çökmüş, taşları dağılmış durumda.
Bir zamanlar çevreye hakim tepelerde yükselen kalelerden geriye yer yer temel izleri, taş duvar parçaları ve yıkıntılar kaldı.

KÖYÜN YAŞLILARI ESKİ GÜNLERİ ANLATIYOR
Balkaya ve çevresindeki yaşlılar kalelerin daha sağlam olduğu yılları özlemle anlatıyor.
Onların hafızasındaki bilgiler de çoğunlukla kendi anne, baba ve dedelerinden duydukları hikâyelere dayanıyor.

Köylüler, geçmişte kalelerin duvarlarının çok daha belirgin olduğunu, yapıların bugünkü kadar harap durumda bulunmadığını söylüyor.
Yıllar içinde bakımsızlık, doğal şartlar ve insan eliyle gerçekleşen tahribat kalelerin büyük bölümünü yok etti.
TARİHİ KALENİN DİBİNDE GİZEMLİ KUYU
Harabeye dönen kalelerden birinin hemen yanında bulunan eski su kuyusu da bölgenin dikkat çeken noktalarından biri.
Köylüler kuyunun derinliğini “dibini görmek mümkün değil” sözleriyle tarif ediyor.

Yıllardır bölgede bulunan kuyu, kaleyle birlikte geçmişten kalan en dikkat çekici yapılardan biri olarak varlığını sürdürüyor.
Ancak kuyunun ne zaman açıldığı, kaleyle doğrudan bağlantısının bulunup bulunmadığı ve geçmişte hangi amaçlarla kullanıldığı konusunda köylülerin aktardığı anlatımlar dışında net bir bilgi bulunmuyor.

DEFİNECİLER TARİHİ DELİK DEŞİK ETTİ
Kalelerin karşı karşıya olduğu en büyük sorunlardan biri de kaçak kazılar.
Köylülerin aktardığına göre define arayan kişiler yıllar boyunca kalelerin çevresinde ve duvar diplerinde çok sayıda kazı yaptı.
Toprakta açılan çukurlar, sökülen taşlar ve yapıların çevresindeki tahribat bugün çıplak gözle görülebiliyor.
Bir zamanların tarihi yapılarının çevresi adeta köstebek yuvasına dönmüş durumda.
Köylüler, kontrolsüz kazıların yalnız kalelere değil, bölgenin altında bulunabilecek diğer tarihi izlere de geri dönüşü olmayan zararlar verdiğini düşünüyor.

ISTRANCALAR’IN ORTASINDA SAKLI BİR TARİH
Balkaya ve Kömürköy çevresi yalnızca tarihi kalıntılarıyla değil, doğal güzellikleriyle de dikkat çekiyor.
Istranca Dağları’nın ormanları, dereleri, tepeleri ve temiz havasıyla çevrili bölge, doğa yürüyüşü yapanların da uğrak noktalarından biri.
Yeşilin hemen her tonunun görüldüğü ormanların arasından ulaşılan tarihi yapılar, restore edilmeleri ve korunmaları halinde bölgenin önemli kültür ve doğa turizmi noktalarından birine dönüşebilecek potansiyele sahip.
Ancak bugün manzara bunun tam tersini gösteriyor.
Doğa bütün güzelliğiyle ayakta kalırken, insan eliyle yapılmış tarihi miras her geçen yıl biraz daha toprağa karışıyor.

KÖYLÜLERİN BEKLENTİSİ: YOK OLMADAN KURTARILSIN
Köylüler, kalelerin mevcut durumunun kayıt altına alınmasını, bilimsel olarak incelenmesini ve ayakta kalan bölümlerinin korunmasını istiyor.
Özellikle yıkılmaya devam eden yapıların restore edilmesi ya da en azından daha fazla zarar görmesini önleyecek tedbirlerin alınması gerektiğini belirten köylüler, definecilere karşı da daha sıkı önlem talep ediyor.
Onların korkusu ise çok açık:
Bugün birkaç duvarı görülebilen kaleler için hiçbir adım atılmazsa, gelecek kuşaklara anlatılacak hikâyeler kalacak ancak gösterecek bir kale kalmayacak.




