☰
✕

AKIL HASTALARI ÇOĞALDI

Memlekette yeni bir tür akıl hastalığı türedi...

Adamın biri, elinde orakla Atatürk büstüne saldırıyor.

Bir başkası balyozla girişiyor, öteki büstü çekeliyor?

Diğeri, üzerine boya atıyor.

Öbürü, kendi beyni kadar kokuk bir ardiye bulup oraya tıkıyor büstü.

Diğeri koca heykelin boynuna ip geçiriyor, kaldırıyor. Çok akıllılar ya, mesaj veriliyor güya...

Havuzcular, pası alıp manşeti atıyorlar;

"Rize kurtuldu".

Yetkililer tek kişilik saldırılarda  hemen açıklama yapıyor; "Akıl hastası o, akıl hastası"

Ondan diyorum, Atatürk milletin aklını aldı diye...

Ama bu akıl hastaları çok akıllı.

Mesela,cami duvarındaki bilmem kimin fotoğrafına hiç elleşmiyor.

"Camide yapılan ihale anlaşmalarına, iş takiplerine "hiç ses çıkarmıyor.

Ben demiyorum ha...

Havuzculardan biri günah çıkarıyor.

Onların bütün derdi Atatürk ve Anıtkabir..

"Put" diyor.

memleketin parası Anıtkabir yapmaya harcandı diyor.

Çok üzülüyorlar. Çok hassaslar.

Anlıyorum ben onları.

Parsel  parsel verilenler bu memlekete ait değil mi?

Biri "seçimden sonra hepsini açıklayacağım "diyor.

Kaç seçim geçiyor,bilen açıklamıyor.

Zaten bir muhalif rüzgar ile ortalıktan kaybolup, damadının derdine düşüyor.

Demek ki; "özgül ağırlığı" sandığı kadar fazla değilmiş. Kuru yaprak gibi savruluyor.

"Ne istediniz de vermedik?" lafını kimse sorgulamıyor...

Öyle ya, "ne verdin,kime verdin,ne kadar verdin,hangi şartla verdin?"

Hep verilmez ya...

Peki onlar sana ne verdi?

Sonra, kimin malını kime verdin

Sana emanet verilen için "ne istediniz de vermedik?" lafını sorgulamamak olur mu?

Gemiler de, gemicikler de yerinde.

O zaman verilen kimin malı?

Anıtkabir ve Atatürk heykelleri için yana yakıla ağlayanlar,"Aaah memleketin paraları" diye hayıflananlar, ne verileni dert ediyor, ne yiyeni, ne de semirtileni.

Hepsinde bir ferahlık, bir rahatlık...

Fakat, babasından kalan mirası kardeşleriyle paylaşırken,kanlı bıçaklı oluyor. Bir kırık kaşığın kavgasını yapıyor.

Bu akıl hastalarının teşhisini önce Atatürk yapıyor.

Akılları bozan o kuytu yerleri caaart diye kapatıyor.

Akıl böyle bir şey.

Verene kurban olduğum.

“Şeyhe, gassal önündeki ölü gibi teslim ol" diyenlere karşı,

"Fikri hür, irfanı hür, vicdanı hür" bir millet motivasyonu yapan Atatürk...

Biat kültürüne, hürriyet ağır geliyor.

"Allahın tüm vasıflarını taşıyan "put'' olmuyor.

Atatürk "put" oluyor he mi?

"Yav he he"

Bakın !

En sevdiğiniz lafı ettim.

Bunu akıl hastaları bile anlar...

Selam ve umut ile..