☰
✕

AKDENİZ’İN GÖZDESİ: MERSİN

Herkes Akdeniz'in incisi, Antalya derken, ben de Akdeniz'in gözdesi Mersin demekten kendimi alamıyorum.

Anadolu'ya Akdeniz kenarında bekçilik görevi yapan kentlerimizden biri olan Mersin, Alanya'dan sonra gezip göreceğimiz bir il olarak planımızın içindeydi. Bilindiği gibi Türkiye'nin en büyük limanlarından biri bu kentimizdedir. Akdeniz'in hırçın ve deli dalgalarını görmek ve bu büyük limanda Akdeniz'in masmavi sularında ufuk ötesini seyretmek istiyorsanız mutlaka bu sahil şeridimize uğramanız gerekir.

Burada çok katlı apartmanlar, geniş caddeler ve devasa ticaret merkezleri alabildiğince her yanı kaplamış vaziyette...

Eğer vaktiniz varsa, ilin birçok yerinde bulunan tarihi yapılarını gezmenizi şiddetle öneririm. Mersin tarihte birçok medeniyete ev sahipliği yapan Doğu Akdeniz'in gözetleme kulesi ve Anadolu'nun seyir tepesi gibidir. Akdeniz'de konumlanan birkaç ilimizden biri olarak dikkat çeken ve ticaretin kalbi olan bu güzelim şehir, kaynayıp karışan etnik yapısıyla bütünlüğümüzün gözde adresidir.

Akdeniz'i karadan sarıp sarmalayan Mersin, bu ihtişamlı haliyle Türkiye'mizin gözdesi olmaya her zaman layıktır.

Bir dönem İçel adıyla anılan Mersin, 2002 yılında çıkan bir yasayla yeniden Mersin adına dönmüştür. İki milyona yaklaşan nüfusuyla göç dalgasının önüne geçmekte zorlanmaktadır. Köylerden ve Güneydoğu’dan kentlere göç eden insanlarımızın gelip yerleştiği öncelikli illerimiz arasında yer alması gözdeliğine işaret olarak yorumlanmıştır.

Mersin sevilecek, görülecek ve gezilecek müstesna şehirlerimizden biri olarak doğrusu bizi kendisine hayran bıraktı.

Artık buradaki iki günlük molamızın sonuna gelmiştik. Gayemiz bir bu kadar da Adana'da kalmaktı. Ancak bayram ağzında otobüs bulmak kolay değildi. Bundan dolayı Adana’yı teğet geçmek istedik. Zaten daha önce Adana'yı gezip görmüştük.

Adana, Diyarbakır, Şanlıurfa ve ardından ver elini doğruca Gaziantep deyip yola koyulduk.

FAHRETTİN MASUM BUDAK