Kuzey Marmara Otoyolu’nda bugün üç ayrı akaryakıt istasyonunda yaşanan aynı durum dikkat çekici bir soruyu gündeme taşıdı. Marketlerde binlerce ürün, sıcak-soğuk çok sayıda içecek ve çeşit çeşit kahve satılırken, Türkiye’de milyonlarca insanın günlük yaşamının vazgeçilmezi olan bir bardak sıcak çayın bulunmadığı görüldü. Üstelik yapılan güncel taramada akaryakıt istasyonlarında çay satışını yasaklayan genel bir kamu düzenlemesine rastlanmadı. Şimdi cevap bekleyen soru çok açık: Yasak yoksa çayı kim kaldırdı?

BİNLERCE ÜRÜN VAR, BİR BARDAK ÇAY YOK!
Akaryakıt istasyonlarının marketlerinde kahvenin sıcağı, soğuğu, sütlüsü ve farklı çeşitleri satılıyor. Dolaplar ve raflar farklı içeceklerle dolu. Buna karşılık sürücünün istediği bir bardak sıcak çaya “yok” cevabı verilmesi tepki çekiyor.

Daha da dikkat çekici olan ise bunun tek bir istasyonda yaşanmaması. Aynı gün Kuzey Marmara Otoyolu üzerindeki üç ayrı akaryakıt istasyonunda çay sorulduğunda aynı tabloyla karşılaşılması, uygulamanın münferit bir işletme tercihi olup olmadığı sorusunu gündeme getiriyor.

İstasyonlarda boykot listesinde bulunan kahve firması özellikle dikkat çekiyor.

SICAK ÇAY YOKSA SICAK KAHVE NEDEN VAR?
Eğer gerekçe sıcak içecek servisi ise sıcak kahve nasıl satılıyor?
Hijyen gerekçesiyse kahve makineleri nasıl çalışıyor?
Güvenlik gerekçesiyse sıcak kahve neden bu gerekçenin dışında kalıyor?
Yok eğer bunların hiçbiri değilse, Türkiye’nin en yaygın içeceklerinden çayın bazı akaryakıt istasyonlarında neden seçenek olmaktan çıkarıldığı açıklanmalı.
Çünkü mesele artık bir bardak çay meselesinin ötesine geçiyor. Mesele, tüketicinin önüne hangi ürünün konulacağına ve hangi alışkanlığın geri plana itileceğine kimin karar verdiği sorusuna dönüşüyor.

ÇAYI KİM, HANGİ KARARLA KALDIRDI?
Ortada bir Bakanlık yasağı yoksa karar kimin?
Otoyol işletmesinin mi?
Akaryakıt dağıtım şirketlerinin mi?
Marketleri işleten firmaların mı?
Yoksa kahve markalarıyla yapılan ticari anlaşmaların sonucu mu?
Üç ayrı istasyonda karşılaşılan uygulamanın tesadüf mü, ticari bir politika mı yoksa daha geniş bir uygulamanın parçası mı olduğu açıklığa kavuşturulmalı.
TÜKETİCİNİN TERCİHİ KAHVEYE Mİ YÖNLENDİRİLİYOR?
Sorulması gereken en önemli sorulardan biri de bu.
Son yıllarda akaryakıt istasyonlarında kahve konseptlerinin hızla yaygınlaştığı biliniyor. Buna karşılık çayın bazı noktalarda tamamen ortadan kaldırılması, tüketicinin tercihini çaydan daha yüksek fiyatlarla satılan kahve ürünlerine yönlendiren ticari bir strateji mi uygulanıyor? sorusunu beraberinde getiriyor.
Türk insanının sabah kahvaltısından iş molasına, yolculuktan akşam sohbetine kadar hayatının hemen her alanında yer alan çayın geri plana itilip kahvenin onlarca çeşitle ön plana çıkarılması yalnızca “ürün tercihi” denilerek geçiştirilecek bir konu olmamalı.

ÇAY KÜLTÜRÜNÜN YERİNE KAHVE KÜLTÜRÜ MÜ?
Türkiye kendi çayını üreten ve çayı günlük yaşam kültürünün merkezine yerleştirmiş bir ülke.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dahi geçmişte vatandaşlara çay paketleri dağıtması, çayın Türkiye’de yalnızca bir içecek değil, toplumsal iletişimin ve misafirperverliğin sembollerinden biri olduğunu gösteriyor.
Hal böyleyken vatandaş şu soruyu sormakta haklı:
Türk insanının çay alışkanlığı bilinçli biçimde geri plana itilerek yerine küresel kahve tüketim kültürü mü yerleştirilmeye çalışılıyor?
Bunun arkasında emperyalist bir kültür dayatması bulunduğunu söyleyebilmek için somut kanıt gerekir. Ancak böyle bir şüpheyi ortadan kaldırmanın yolu da uygulamanın arkasındaki ticari kararların açıkça ortaya konulmasından geçiyor.

BİR BARDAK ÇAYIN HESABINI KİM VERECEK?
Üstelik uzun yolda çay yalnızca kültürel bir alışkanlık değil, sürücülerin mola verdiğinde tercih ettiği en temel sıcak içeceklerden biri.
Vatandaş 30 liraya da 50 liraya da çayını almaya razıyken, ona “çay yok” denilip kahve seçeneklerinin gösterilmesi doğal olarak tepki doğuruyor.
Bu nedenle ilgili akaryakıt şirketleri ve Kuzey Marmara Otoyolu işletmesinin kamuoyuna açıkça cevap vermesi gerekiyor:
Çay satılmaması yönünde alınmış bir karar var mı?
Varsa bu kararı kim aldı?
Hangi gerekçeyle aldı?
Neden sıcak kahve satışı devam ederken sıcak çay satılmıyor?
Uygulama ticari anlaşmalarla mı bağlantılı?
Ve en önemlisi, tüketicinin çaydan kahveye yönlendirilmesi hedefleniyor mu?
Bir bardak çayın arkasında gerçekten yalnızca basit bir işletme tercihi varsa açıklansın. Ama üç ayrı istasyonda aynı tablo ortaya çıkıyorsa vatandaşın sorduğu soruya da cevap verilsin:
Çayı kim, neden yasaklıyor?




