PKK kendisini lağvediyor. Silahları teslim ediyor. Ve artık benimki buraya kadar deyip sahneden çakılıyor.
Herhangi bir şartının ve herhangi bir talebinin de olmadığını üstüne basa basa haykırıyor.
Yenildiğini açıkça beyan ediyor. Özerklikten ve ayrı bir devlet kurma mücadelesinden vazgeçtiğini belirtiyor. Bunu yaparken de ortaya somut deliller koyuyor.
Bütün bunlara rağmen "Terörsüz Türkiye" meselesinde ağzı olan konuşuyor. Kulağı olan da bunları toplayıp dedikodu merkezlerine ulaştırıyor. Bu konuda ne Allah'tan korkuyorlar ne de kuldan utanıyorlar.
Hal böyle olunca, sağlıklı bir sonuca varmanın ve sağlıklı bir değerlendirme yapmanın zorluğu insanların kafasını allak bullak ediyor. Düzmece senaryolar ve çeşitli mizansenler, kaynağı belirsiz sözler sorunları daha beter bir duruma sokuyor.
En son olarak Sayın Devlet Bahçeli'nin parti organlarında ifade ettiği sözlerin gazeteci İsmail Saymaz tarafından çarpıtılarak kamuoyuna sızdırılması bardağı taşıran son damla olarak kafaları karma karışık etti. Güya Bahçeli "Cumhurbaşkanı'nın iki yardımcısı olsun. Biri Kürt, diğeri de Alevi..."
Kamuoyunu manipüle etmek için dedikodular, rivayetler, kirli haberler havada uçuşuyor. Sayın Bahçeli, milletvekilleri ve partisinin yönetim organlarıyla demokrasinin gereği ve ülkenin geleceği için içeride her şeyi konuşabilir ve her şeyi tartışabilir. Bunu dışarıya çarpıtarak servis etmek bugünkü hassas ortamda kargaşa yaratmaktan ve nifak saçmaktan başka bir şey değildir.
Bize ağzı olanlardan ziyade, kafası olanlar lazımdır!
Milletimiz uyumuyor, milletimiz olup bitenleri yakından izliyor. Hiçbir insanımız evi, yurdu- yuvası bildiği vatanına bir başkasını ortak etmez! Sadece birlikte yaşamaya ve birlikte yaşatmaya razı eder.
Kırmızı çizgiler bellidir, açıktır ve nettir! Bu vatan, vatandaşlık bağıyla bağlı olan herkesindir.
Bizler hep birlikte Türkiye ve Türk Milletiyiz!
FAHRETTİN MASUM BUDAK