Çerkezköy’e komşu Çatalca’nın Hallaçlı Mahallesi ile Silivri’ye bağlı Çayırdere ve çevresindeki köylerde yıllardır süren mülkiyet sorunu yeniden gündemde. Geçmişte Millî Emlak’a yaptıkları başvurulardan sonuç alamayan vatandaşlar, bölge muhtarları ve siyasi temsilcilerin gerçekleştirdiği görüşmelerin ardından tapu sahibi olabilmek için yeniden harekete geçti.

Marmara Haber’in mercek altına aldığı bölgede, ailelerinden kalan arazileri yıllardır kullanan ancak müstakil tapularını alamayan vatandaşlar, hak sahipliğinin belirlenmesi amacıyla muhtarlıklara dilekçe veriyor. Toplanan dilekçelerin ilgili bakanlığa iletilmesi planlanırken, köylüler çözümün bir an önce hayata geçirilmesini istiyor.

8 KÖYDE TAPU HAREKETLİLİĞİ BAŞLADI
Çatalca’nın Hallaçlı, Yaylacık, Gümüşpınar, Aydınlar ve Karamandere mahalleleri ile Silivri’nin Çayırdere, Sayalar ve Danamandıra mahallelerini kapsayan süreçte, yıllardır devam eden tapu sorununun çözüme kavuşturulması hedefleniyor.

Bölgedeki muhtarlar ve siyasi parti temsilcileri arasında gerçekleştirilen görüşmelerde, arazi kullanıcılarının mağduriyetleri ve yüksek tapu bedelleri ele alındı. Sorunun Cumhurbaşkanlığına iletildiği ve çözüm için talimat verildiği yönündeki bilgiler, köylerde tapu beklentisini artırdı. Ancak yeni düzenlemenin kapsamına ve uygulama takvimine ilişkin henüz resmî bir karar açıklanmadı.

ÇAYIRDERE MUHTARI OKTAR: “BİN KADAR DİLEKÇE VAR”
Marmara Haber’e konuşan, Çayırdere Mahalle Muhtarlığı görevini yürüten Gürdal Oktar, vatandaşların yoğun şekilde dilekçe verdiğini belirterek yıllardır bekledikleri tapularına kavuşmak istediklerini söyledi.

Çayırdere’de yaklaşık bin dilekçe toplandığını ifade eden Oktar, başvuruların yalnızca üzerinde ev bulunan araziler için yapılmadığını, tarla olarak kullanılan Hazine arazilerinin de talepler arasında bulunduğunu anlattı.

Oktar, “Toplanan dilekçeler bakanlığa götürülecek. İnşallah köylülerimiz tapularına kavuşacak. Benim mahallemde bin kadar dilekçe var. Cumhurbaşkanımızdan hayırlı bir haber bekliyoruz” dedi.

“KÖYLÜLERİMİZ YIKIM KORKUSU YAŞAMAK İSTEMİYOR”
Bölgedeki mülkiyet sorununun yalnızca bugünün meselesi olmadığını vurgulayan Oktar, geçmiş yıllarda bazı yapıların yıkıldığını, bu nedenle vatandaşların yeniden benzer bir mağduriyet yaşamak istemediğini belirtti.
Özellikle 2017 sonrasında inşa edilen bazı yapıların yıkılmasıyla ailelerin büyük sıkıntılar yaşadığını ifade eden Oktar, yurt dışında yaşayan gurbetçilerin ve aile büyüklerinden arazi kalan vatandaşların da çözüm beklediğine dikkat çekti.

Oktar, “Burada gurbette yaşayan vatandaşlarımız var. Ebeveynlerinden kalan araziler var. Bazı vatandaşlarımızın evleri yıkıldı. Köylülerimiz artık yıkım korkusu yaşamak istemiyor” ifadelerini kullandı.

PEŞİN VE TAKSİTLİ ÖDEME BEKLENTİSİ
Arazi kullanıcılarının belirli şartlarla tapularını alabilmesine yönelik bir çözüm beklendiğini anlatan Oktar, ödeme kolaylıklarının da gündemde olduğunu söyledi.

Vatandaşlara peşin veya taksitli ödeme imkânı sağlanabileceğini ifade eden Oktar, gerçek hak sahiplerinin Millî Emlak tarafından belirleneceğini kaydetti.
Oktar, sürecin olumlu sonuçlanması halinde vatandaşların devletin belirleyeceği şartları yerine getirerek tapularına kavuşabileceklerini dile getirdi. Ancak satış bedelleri, ödeme takvimi ve kimlerin hak sahibi sayılacağı konusunda henüz kesinleşmiş yeni bir uygulama bulunmuyor.

EMLAKÇI ALİ AKTAŞ: “100 YILLIK TAPU SORUNU”
Bölgedeki mülkiyet sorunuyla ilgili Marmara Haber’e değerlendirmelerde bulunan emlakçı Ali Aktaş ise tapusuzluk meselesinin yaklaşık bir asırlık geçmişe sahip olduğunu ileri sürdü.
Çatalca ve Silivri’de çok sayıda ailenin yıllardır kullandığı arazilerin mülkiyetini alamadığını belirten Aktaş, vatandaşların geçmişteki yasal düzenlemelerden yeterince yararlanamadığını savundu.

Aktaş, bölgedeki hak sahiplerinin çok büyük bölümünün tapu sorunu yaşadığını öne sürerek, “Vatandaşlarımız kanunları, yasaları yeterince bilmediğinden tapularını alamadı. Bu köylerde hak sahiplerinin yüzde 90'ının tapusu yok” dedi.

“2020’DE 1320 EV YIKILDI, EMEKLER ÇÖPE GİTTİ”
Bölgede geçmiş yıllarda yaşanan yapı yıkımlarına da değinen Aktaş, 2020 yılında yaklaşık 1320 evin yıkıldığını ileri sürdü.
Yılların birikimiyle yapılan evlerin yıkılmasının vatandaşlar üzerinde büyük mağduriyet oluşturduğunu belirten Aktaş, “İnsanların emekleri çöpe gitti” sözleriyle yaşananlara tepki gösterdi.
Aktaş’ın verdiği toplam yıkım sayısı resmî kayıtlardan henüz doğrulanmazken, bölgede geçmiş yıllarda Hazine arazileri üzerine inşa edilen ruhsatsız yapılar için yıkım kararları uygulandığı biliniyor.

TAPU SORUNU 2017 VE 2019’DA DA MECLİS GÜNDEMİNE GELMİŞTİ
Bölgede yaşanan mülkiyet sorunu daha önce Türkiye Büyük Millet Meclisinin gündemine de taşındı. 2017 yılında kabul edilen düzenlemeyle Silivri ve Çatalca’daki belirli Hazine taşınmazlarının hak sahiplerine doğrudan satılabilmesinin önü açıldı.
2019 yılında yapılan değişiklikle ise belirli koşulları karşılayan arazi kullanıcıları için 31 Aralık 2019’a kadar başvuru imkânı tanındı. Düzenleme, 19 Temmuz 2003 tarihinden önce başlayan ve devam eden kullanımlar ile 7 bin metrekareye kadar olan belirli taşınmazları kapsıyordu.

Ancak yıllardır devam eden mülkiyet sorunu tümüyle çözülemedi. Bölge halkı şimdi geçmişteki başvuruların yeniden değerlendirilmesini ve daha kapsamlı bir çözüm üretilmesini bekliyor.

“YIL SONUNA KADAR SONUÇLANMASINI UMUYORUZ”
Köy muhtarlarının siyasi parti temsilcileriyle gerçekleştirdiği toplantıların ardından vatandaşlardan dilekçe toplanmaya başlandığını anlatan Ali Aktaş, Cumhurbaşkanlığı düzeyindeki girişimlerden umutlu olduklarını ifade etti.
Aktaş, sürecin 2026 yılı sona ermeden sonuçlanmasını temenni ettiklerini belirterek, gerçek hak sahiplerinin belirlenmesinin ardından müstakil tapu sorununun çözülebileceğini söyledi.

GÖZLER CUMHURBAŞKANLIĞI VE MİLLÎ EMLAK’TA
Çayırdere’de yaklaşık bin dilekçenin toplandığı, diğer köylerde de başvuruların sürdüğü süreçte gözler ilgili bakanlıktan gelecek açıklamaya çevrildi.
Bölge halkı, yıllardır ekip biçtiği tarlaların, ailesinden miras kalan arazilerin ve üzerinde yaşam kurduğu taşınmazların mülkiyet sorununa kalıcı çözüm bulunmasını istiyor.

Ancak muhtarlıklara verilen dilekçeler henüz tapu tahsisi veya mülkiyet hakkı kazanıldığı anlamına gelmiyor. Hangi arazilerin satış kapsamına alınacağı, gerçek hak sahiplerinin nasıl belirleneceği ve ödeme şartlarının ne olacağı resmî işlemlerle netleşecek.
Marmara Haber’in görüştüğü köylü temsilcilerinin ortak beklentisi ise aynı: Yıllardır süren tapu belirsizliği sona ersin, vatandaşlar kullandıkları toprakların müstakil tapusuna kavuşsun.





