☰
✕
Kültür & Sanat

65 yaşında fırçayı eline aldı, hayallerini tuvale taşıyor

Çerkezköy’de yaşayan 72 yaşındaki İffet Tekin, çocukluk yıllarında başlayan ancak hayat koşulları nedeniyle uzun süre ara vermek zorunda kaldığı resim tutkusuna 65 yaşından sonra yeniden döndü. Herhangi bir akademik eğitim almadan yağlı boyayı kendi çabasıyla öğrenen Tekin, yıllar içinde ortaya çıkardığı onlarca eserle evinin duvarlarını adeta sanat galerisine dönüştürdü.

 Resmi hayatının önemli bir parçası olarak gören Tekin, hem ileri yaştaki insanlara hem de gençlere “Hayallerinizden asla vazgeçmeyin” mesajı veriyor. Çerkezköy’de yaşayan 72 yaşındaki İffet Tekin’in çocukluk yıllarında başlayan resim tutkusu, aradan geçen yıllara rağmen hiç kaybolmadı. Gençliğinde resim eğitimi alma imkanı bulamayan Tekin, 65 yaşından sonra yeniden tuvalin başına geçerek yağlı boyayı kendi imkanlarıyla öğrendi. Bugün doğadan insan portrelerine, sokaklardan kendisini etkileyen farklı hikayelere kadar pek çok konuyu resimlerine taşıyan Tekin’in onlarca eseri evinin duvarlarını süslüyor.

YETENEĞİNİ LİSEDE ÖĞRETMENİ FARK ETTİ

Sivas’ın Akıncılar ilçesinde doğan İffet Tekin, ilk ve orta öğrenimini memleketinde tamamladı. Daha sonra İstanbul’a taşınarak liseyi burada bitiren Tekin, evliliğinin ardından Çerkezköy’e yerleşti. Resimle ilgisinin çocukluk yıllarında başladığını anlatan Tekin’in yeteneği ise lise döneminde öğretmeni tarafından fark edildi. O yıllarda yaptığı bir kadın büstü çalışmasının birinci seçildiğini belirten Tekin, öğretmeninin kendisine söylediği “Sen yeteneklisin” sözünün resme olan ilgisini daha da artırdığını ifade etti. Tekin, “Öğretmenimin beni övmesi çok hoşuma gitmişti. Bir kadın büstü resmi yapmıştık ve benim çalışmam birinci seçilmişti. Daha sonra sınıfta benim portrem de yapıldı. O günleri hiç unutmuyorum” dedi.

YAĞLI BOYAYI KENDİ ÇABASIYLA ÖĞRENDİ

Gençlik yıllarında daha çok karakalem çalışmalar yapan Tekin, hayatın getirdiği sorumluluklar nedeniyle resme uzun süre ara vermek zorunda kaldı. Ancak resim sevgisinden vazgeçmedi. 65 yaşından sonra yeniden resim yapmaya başlayan Tekin, bu kez yağlı boyaya yöneldi. Kurs araştırmasına rağmen uygun bir eğitim imkanı bulamayınca internet üzerinden ressamların ve resim öğretmenlerinin çalışmalarını izleyerek kendisini geliştirdi. Tekin, “Karakalem yapıyordum ama yağlı boya konusunda hiçbir bilgim yoktu. ‘Ben bunu öğreneceğim’ dedim. Kurslara baktım fakat katılma imkanım olmadı. İnternetteki resim hocalarını izleyerek kendi kendime çalışmaya başladım” diye konuştu. Yaklaşık 7 yıldır düzenli şekilde resim yapan Tekin, bugüne kadar çok sayıda eser ortaya çıkardı.

“RESİM BENİM İÇİN BAMBAŞKA BİR DÜNYA”

Resmin hayatında özel bir yeri olduğunu belirten Tekin, tuvalin başına geçtiğinde zaman kavramını unuttuğunu söyledi. Tekin, “Resim benim için bambaşka bir dünya. Yağlı boya yapmaya başladığımda başka bir boyuta geçtiğimi hissediyorum. Bir ev resmi yapıyorsam kendimi o evin içinde, bir sokak çiziyorsam sanki o sokakta yürüyormuş gibi hissediyorum. Yaptığım resimle bütünleşiyorum” ifadelerini kullandı. Belirli bir tekniğe bağlı kalmadığını kaydeden Tekin, hoşuna giden bir görüntüyü kendi duygu ve düşüncelerini de katarak resmettiğini dile getirdi.

BİR TABLOYU ÜÇ GÜNDE TAMAMLIYOR

Resme başladığında kolay kolay bırakamadığını ifade eden Tekin, bir çalışmayı genellikle en fazla üç gün içinde tamamladığını söyledi. “Başladığım zaman bırakamıyorum. Benim için adeta bir sihir gibi” diyen Tekin, zaman zaman yorulmasına rağmen yaptığı eseri tamamlamadan tuvalin başından kalkmak istemediğini belirtti. Üç çocuk ve dört torun sahibi Tekin, tamamladığı eserleri ilk olarak ailesine, özellikle de torunlarına gösterdiğini söyledi.

EVİNİN DUVARLARI ESERLERİYLE DOLDU

Yıllar içinde yaptığı çalışmaların sayısı arttıkça Tekin’in Çerkezköy’deki evi de adeta kişisel bir sergi alanına dönüştü. Doğa manzaraları, insan portreleri, sokaklar ve farklı yaşam kesitlerini tuvale taşıyan Tekin, yaptığı her eserde kendisinden bir parça bulunduğunu ifade etti. “İnsanlar resimlerime baktıklarında isterlerse beni de o resimlerin içinde görebilirler” diyen Tekin, “Benim hissettiklerimi, yaşamak isteyip de yaşayamadığım şeyleri görebilirler. Çünkü yaptığım her resmin içinde benden mutlaka bir parça var” ifadelerini kullandı.

“DAHA FAZLA İMKANLAR OLUŞTURULMALI”

Bugüne kadar kişisel bir sergi açmadığını belirten Tekin, bu yönde girişimlerde bulunduğunu ancak nasıl ilerleyeceğini bilemediği için bunu gerçekleştiremediğini söyledi. Halk Eğitimi Merkezi’ne de başvurduğunu ifade eden Tekin, eserlerini bir gün sergide sanatseverlerle buluşturmak istediğini dile getirdi. Çerkezköy’de insanların sanatla daha fazla buluşabileceği imkanların oluşturulmasını isteyen Tekin, artan tuval ve boya maliyetlerinin de üretimi zorlaştırdığını belirtti. Yağlı boyaya karşı bir miktar alerji oluştuğunu da söyleyen Tekin, buna rağmen üretmekten vazgeçmediğini ifade etti.

“YETENEK TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL”

Resim yapmak isteyen ancak “Yeteneğim yok” düşüncesiyle geri duranlara da seslenen Tekin, başarının yalnızca yetenekle açıklanamayacağını söyledi. Tekin, “Ben yeteneğin tek başına yeterli olduğuna inanmıyorum. İnsan seviyorsa yapar. Yetenek de çalışarak ve severek gelişir. ‘Yaşlandım, artık yapamam’ demek doğru değil. Her şeyin başı sevgi” dedi. Sanatla ilgilenmek isteyenlere kurumların ve sivil toplum kuruluşlarının destek sağlamasının önemli olduğunu belirten Tekin, doğru imkanlar sunulduğunda birçok kişinin üretmeye başlayabileceğini ifade etti.

“RESİM BENİ AYAKTA TUTUYOR”

72 yaşında hala yeni eserler üretmeye devam eden Tekin, resmin kendisi için yalnızca bir hobi olmadığını vurguladı. “Resim beni ayakta tutuyor. Resim yaparken bütün dertlerinizi unutuyorsunuz. Ağrılarınız varsa onları bile unutuyorsunuz” diyen Tekin, özellikle ileri yaştaki insanlara yeni uğraşlar edinmeleri tavsiyesinde bulundu. Gençlere de hayallerinden vazgeçmemeleri mesajı veren Tekin, yaşam felsefesini şu sözlerle özetledi: “Benim sloganım; asla vazgeçmemek. İnsan severse, isterse ve çalışırsa başarabilir. Önemli olan pes etmemek.”