Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, 2011'de Silivri Cezaevinde hayatını kaybeden MİT Asya Bölge Başmüşaviri Kaşif Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebinin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesi bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla olay yeri inceleme ekibi, saat 09.00'da Kozinoğlu'nun Ümraniye'deki kabrine geldi.
FETH-İ KABİR İŞLEMİ 3 SAAT SÜRDÜ
Kozinoğlu'nun feth-i kabir işlemi ekiplerin yaklaşık 3 saatlik çalışması sonucunda sona erdi. Alınan bulgular cenaze aracıyla adli tıbba götürüldü.
KEMİK, DİŞ VE TOPRAK ÖRNEKLERİ ALINDI
İşlemin 3 adli tıp uzmanı, 1 kimyager ve 1 otopsi teknikerinden oluşan heyet tarafından gerçekleştirileceğini belirten savcılık; alınan kemik, diş, toprak ve diğer örnekler ile ceza infaz kurumu kamera görüntüleri, 112 kayıtları ve hastane belgelerinin birlikte değerlendirileceğini vurguladı.
CESET BÜTÜNLÜĞÜ BOZULMAMIŞ
Sabah'ta yer alan bilgiye göre, Kocatepe mezarlığında Kaşif Kozinoğlu'nun mezarı açılıp kemik ve toprak örnekleri alınmak istendiğinde Kemikler dışında hem kefeninin çürümediği hem de cesedin bütünlüğünü koruduğu bozulmayan dokularında olduğu görüldü.
KESİN ÖLÜM NEDENİ SAPTANACAK
İncelemelerin ardından Adli Tıp Kurumu Birinci İhtisas Kurulunca Kozinoğlu'nun kesin ölüm sebebi ve üçüncü kişi müdahalesi bulunup bulunmadığına ilişkin mütalaa düzenlenecek.
15 YILLIK SIR PERDESİ
Ergenekon kumpası sürecinde tutuklanan ve 12 Kasım 2011 tarihinde Silivri Cezaevi'nde kalp krizi geçirdiği iddia edilerek hayatını kaybeden eski MİT yöneticisi Kaşif Kozinoğlu'nun dosyası, 15 yıl sonra raftan indi.
NE OLMUŞTU?
Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.
Eski MİT görevlisi Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 Nolu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda 12 Kasım 2011 tarihinde rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesine sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.
Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğinin altını çizerek, şunları kaydetmişti:
"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."
Gözaltına alınıp adliyeye sevk edilen 10 şüpheliden 1'i tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.
Devam eden çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.
Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla feth-i kabir kararı alınmıştı.