Kanunla, İcra ve İflas Kanunu'nda değişikliğe gidiliyor. Buna göre, tüm maliklerin miras yoluyla edindikleri ve mirasçılar dışında üçüncü kişilerin mülkiyet hakkının bulunmadığı taşınmazlar bakımından ortaklığın satış suretiyle giderilmesine karar verilmesi halinde yapılacak açık artırmalarda birinci artırma sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak. Sadece malik olan mirasçılar arasında yapılacak bu artırma usulü bir defaya mahsus olmak üzere uygulanacak. Elektronik satış portalında yapılacak ilanda da düzenlemelere gidilecek. Buna göre, elektronik satış portalında yapılacak ilanda satış talep eden ve artırmaya katılmak isteyen alacaklı, en geç artırma süresinin bitiminden önceki iş günü mesai bitimine kadar satışı yapan icra dairesine müracaat etmesi halinde alacağın teminatı karşıladığı miktar kadar kendisinden teminat alınmayacağı, açık artırmalarda Hazine'nin teminat göstermekten muaf olduğu belirtilecek.
TEK HAKİMLE ÇÖZÜMLENECEK DAVALARIN KAPSAMI GENİŞLETİLECEK
Kanunla, Bölge İdare Mahkemeleri, İdare Mahkemeleri ve Vergi Mahkemelerinin Kuruluşu ve Görevleri Hakkında Kanun'da düzenlemeye gidiliyor. Buna göre, idare mahkemelerinde tek hakimle çözümlenecek davaların kapsamı genişletilecek. Düzenleyici işlemlere karşı açılanlar hariç, konusu 486 bin lirayı aşmayan idari işlemlere karşı açılan iptal davaları ve tam yargı davaları, ilköğretim, ortaöğretim ve yükseköğretim öğrencileri hakkında tesis edilen uzaklaştırma ve ilişik kesme sonucunu doğuranlar hariç disiplin cezası ile sınıf geçme, not tespiti, yurt, kredi ve burs işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlileri hakkında tesis edilen geçici görevlendirme, yolluk, lojman ve izin işlemlerine karşı açılan davalar, kamu görevlilerine verilen uyarma cezasına karşı açılan davalar, mesleki faaliyeti geçici veya sürekli olarak engelleyenler hariç olmak üzere kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarının üyeleri hakkında verdiği disiplin cezalarına karşı açılan davalar, 65 Yaşını Doldurmuş Muhtaç, Güçsüz ve Kimsesiz Türk Vatandaşlarına Aylık Bağlanması Hakkında Kanun'un uygulanmasından doğan davalar, idare mahkemesi hakimlerinden biri tarafından çözümlenecek. Ayrıca 486 bin lirayı aşmayan davalar, vergi mahkemesi hakimlerinden biri tarafından karara bağlanacak. İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki değişiklikle, bölge idare mahkemesi, ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin yaptığı inceleme sonunda, kararı hukuka uygun bulursa, kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa kararın gerekçesini değiştirerek, karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak istinaf başvurusunun reddine karar verecek.
KARAR VERİLMİŞ OLSA DAHİ TEMYİZ YOLUNA BAŞVURULAMAYACAK
İdari Yargılama Usulü Kanunu'ndaki diğer bir düzenlemeyle, temyizle ilgili belirlenen davalar dışında kalan davalarda bölge idare mahkemesinin istinaf kanun yolu incelemesinde ilk derece mahkemesi kararını kaldırması üzerine yeniden verdiği kararlar, tebliğinden itibaren 30 gün içinde Danıştay'da temyiz edilebilecek. Ancak idare ve vergi mahkemelerinde tek hakimle görülen davalarda, Çiftçi Mallarının Korunması Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Taşınmaz Mal Zilyedliğine Yapılan Tecavüzlerin Önlenmesi Hakkında Kanun'un uygulanmasından kaynaklanan davalarda, Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu'nun uygulanmasından kaynaklanan davalarda, sadece vekalet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin verilen kararlarda kaldırma kararı üzerine yeniden bir karar verilmiş olsa dahi temyiz yoluna başvurulamayacak. Konusu 270 bin lirayı aşıp 920 bin lirayı aşmayan vergi davaları, tam yargı davaları ve idari işlemler hakkında açılan ve istinaf kanun yolu incelemesinde kaldırma kararı üzerine yeniden karar verilen davaların temyiz edilmesine ilişkin hüküm yürürlükten kaldırılacak.
BİLGİLERİN SİLİNMESİNİ TALEP EDEBİLECEK
Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) nitelikli dolandırıcılığa yönelik 158. maddesine fıkra ekleniyor. Buna göre, dolandırıcılık ile nitelikli dolandırıcılık suçlarına iştirakin, kendisine veya başkasına haksız bir menfaat sağlamak amacıyla, kendisine veya başkasına ait bankaya veya kredi kartı gibi ödeme araçlarını ya da banka, aracı kurum, ödeme hizmeti sağlayıcıları veya kripto varlık hizmet sağlayıcıları nezdinde bulunan hesabın kullanılmasını sağlayan zorunlu bilgileri veya araçları başkasına vermek fiili ile sınırlı olması halinde verilecek ceza yarı oranında indirilecek. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "genetik inceleme sonuçlarının gizliliği"ni içeren hükmünde değişikliğe gidiliyor. Buna göre, inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış şekilde mahsus bir sisteme kaydedilecek ve bir örneği dosyasında delil olarak saklanmak üzere soruşturma veya kovuşturma makamına gönderilecek. Sisteme kaydedilen ve dosyada delil olarak saklanan bilgiler, kovuşturmaya yer olmadığı kararına itiraz süresinin dolması, itirazın reddi, beraat veya ceza verilmesine yer olmadığı kararının verilip kesinleşmesi hallerinde derhal, diğer hallerde mahkeme kararının kesinleşmesinden itibaren 20 yıl geçmesiyle cumhuriyet savcısının huzurunda yok edilecek ve bu husus dosyasında muhafaza edilmek üzere tutanağa geçirilecek. Bilgisi sisteme kaydedilen kişi bu süre içinde kişisel verinin saklanmasını gerektiren amacın ortadan kalkması veya haklı bir nedenin bulunması halinde hakim veya mahkemeden bu bilgilerin silinmesini talep edebilecek. Bu hüküm uyarınca sisteme kaydedilen bilgiler, yürütülmekte olan bir soruşturma veya kovuşturma kapsamında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla mahkeme, hakim veya cumhuriyet savcısı kararıyla kullanılabilecek.
YÖNETMELİKLE BELİRLENECEK
Mahkeme veya hakim kararlarına karşı itiraz yoluna, cumhuriyet savcısının kararına karşı ise sulh ceza hakimliğine başvurulabilecek. İnceleme sonuçlarının mahsus sistemde kaydedilmesi, saklanması ve imhası ile bu kayıtlardan yararlanmaya ilişkin esas ve usuller, Adalet ve İçişleri bakanlıklarınca müştereken çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.
HAPİS CEZASI ERTELENEMEYECEK
Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması" düzenlemesinde yapılan değişikliğe göre, sanığa yüklenen suçtan dolayı yapılan yargılama sonunda hükmolunan ceza, 2 yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezası ise mahkemece hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilecek. Uzlaşmaya ilişkin hükümler saklı olacak. Hükmün açıklanmasının geri bırakılması, müsadereye ilişkin hükümler hariç, kurulan hükmün sanık hakkında bir hukuki sonuç doğurmamasını ifade edecek. Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece, sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması, suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekecek. Açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilen hükümde mahkum olunan hapis cezası ertelenemeyecek ve kısa süreli olması halinde seçenek yaptırımlara çevrilemeyecek.